Günün yaşam haberleri (09.06.2018)
Günün dikkat çeken yaşam haberlerini ahaber.com.tr olarak sizler için derledik...
HAYALİ ODAYI OTELİN MÜDÜRÜNE SATTILAR
Daha önce kendilerini hâkim savcı gibi tanıtıp yüzlerce kişinin parasını çalan dolandırıcılar şimdi de sahte Instagram hesaplarıyla tanıttıkları otel odalarını satma vaadiyle vatandaşları dolandırıyor.
Bodrum Bardakçı Koyu'ndaki Bay Resort Elite Hotel'i tanıtarak Instagram'da sahte hesap açan ve inandırıcı olsun diye takipçi satın alan dolandırıcılar, otelin odalarını satışa çıkarıp rezervasyon yaparak haksız kazanç elde etti. İhbar üzerine dolandırıcılığı fark eden otelin satış müdürü Murat Kuday, dolandırıcılarla temasa geçti ve süreci anlamak için oda ayırttı. İşletme sahibi Nurettin Özdemir dolandırıcılarla ilgili Bodrum Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Özdemir "Bizim otelimizi bize ballandıra ballandıra anlatıp tatil için satış yaptılar. Yılların turizmcisiyim, böyle bir sahtekârlıkla karşılaşmadım. Sezon başlarken bu üçkâğıtçılığın tespit edilmesi hem bizim hem de Türk turizmi için önemli. Hem turizmciler hem de tatilciler bu sahtekârlara karşı uyanık olmalılar" dedi. İşte söyledikleri:
'Arkadaşlarımız otelin tanıtımı ve satışı için açtıkları Instagram hesabının sonuna 1 rakamı eklenerek satış yapıldığı ihbarını alıyor. Bana söylediklerinde 'Nasıl olur' diyerek inanmak istemedim. Ancak hesabı gösterdiler. Sonra da satış müdürümüz arayıp, rezervasyon yapmak istediğini söyledi. Pişkin bir şekilde kendi otelimizin müdürünün rezervasyonunu yaptılar. Telefon konuşmalarını kaydettik. Adımıza açılan sahte Instagram hesabının görüntülerini de aldık.'
'Sezona çok iyi başladığımız ve rekorları kıracağımız bir dönemde bu ve bunun gibi sahte hesaplara dikkat edilmesi gerek. Biz bunu fark edip önlem aldık. Hem işletmeciler hem de müşteriler özellikle sosyal medya hesapları üzerinden rezervasyon yaparlarken çok dikkatli olmalı.'
ÇOCUĞU KAÇIRILDI KURTARMAK İSTERKEN METRELERCE SÜRÜKLENDİ
Sancaktepe'de evinden çıkan Serpil Uzer'in yanında bulunan 5 yaşındaki oğlu güpegündüz otomobille kaçırıldı. Oğlunu kurtarmak isteyen Uzer metrelerce sürüklendi. Eski eşi Remzi K.'nın oğlunu kaçırdığını belirterek, polise başvuran Serpil Uzer, gözyaşları içinde yaşadıklarını anlattı.
Sancaktepe'de 5 yaşındaki oğlu ile birlikte arkadaşına gitmek üzere dün evden çıkan Serpil Uzer, dün hayatının en acı günlerinden birini yaşadı. Yanındaki oğlu güpegündüz bir otomobille kaçırıldı. Otomobilin peşinden koşan tutunduğu kapıyla metrelerce sürüklenerek kol ve bacaklarından yaralanan genç kadın, "Oğlumun çığlıkları hala kulağımda. Oğlumu eski eşim kaçırdı" diyerek polise başvurdu. Olay anı güvenlik kamerası görüntülerine yansıdı.
Eski eşi Remzi K.'nın oğlunu kaçırdığını belirterek, polise başvuran Serpil Uzer, gözyaşları içinde yaşadıklarını şöyle anlattı: "Saat 12.00 gibi oğlumla birlikte arkadaşıma gitmek için evden çıktık. Tam cadde ortasındayken bir anda oğlumun yanımda olmadığını gördüm. Baktığımda oğlumun biri tarafından omzuna alınıp kaçırıldığını gördüm. Ayrıldığım eşimi oğlum kaçırdı. Oğlumun çığlıkları hala kulağımda. Peşinden koştum. Siyah bir arabaydı. Kapıyı açmaya çalıştım ama açamadım. 5 metre kadar falan beni sürükledi. Alamadım oğlumu ellerinden" diye konuştu.
14 YAŞINDAYKEN EVLENMİŞ
14 yaşındayken evlendiği eşinden 5 yıl önce ayrıldıklarını vurgulayan Uzer, "Doğukan onu babası olarak bile bilmiyor. Hiçbir şekilde görüşmediler. Görmedi tanımadı zaten. Diğer oğlum 16 yaşında, 11 yaşındaydı ayrıldığımızda hiç görüşmediler"
"12 SAAT OLDU HİÇBİR HABER YOK"
Oğlunun açık kalp ameliyatı olduğunu belirten Uzer, "Gündüz 12'de kaçırıldı Doğukan ve şu ana kadar hiçbir haber yok. Oğlum açık kalp ameliyatı oldu. Sürekli kontrolleri var. İlaçlarını sürekli kullanıyor. Bugün 12.00'de ilaçlarını verdim. Ama gece 12.00'de vermem gereken ilaçlarını veremedim"
"SÜREKLİ TEHDİT EDİLİYORUZ"
Ayrıldıktan sonra eski eşi tarafından sürekli tehdit edildiğini söyleyen Uzer, "Bu 5 yıllık süre içerisinde sürekli tehdit edildim. Bulacağım, vuracağım, öldüreceğim, küçük oğlumu kaçıracağım, bunu hep söylüyordu. Büyük oğlumu da tehdit ediyor.
"NE OLUR DOĞUKAN'I GERİ GETİR O DAHA ANNE KUZUSU"
Eski eşine seslenen Uzer, oğlunun daha küçük olduğunu söyleyerek, "Bu gece Cuma gecesi ve cuma günü, ne olur Doğukan'ı getirsin ve bana sağ salim teslim etsin. O daha küçük anne kuzusu. Onu getirmesini istiyorum sağ salim" diye konuştu.
İTHAL ÇÖP İSTEMİYORUZ
Türk-İş'in iftarında bir araya gelen sokak atık toplayıcıları çöp ithalatına karşı çıkıyor. Sokak Atık Toplayıcıları Derneği Başkanı Recep Karaman, Çinlilerin belli bir oranda kirliliği olan çöp ithalatını yasaklamasıyla ibrenin Türkiye'ye döndüğünü dile getirdi.
Sayıları yaklaşık 500 bin olan sokak atık toplayıcıları "ithal çöpten" rahatsız. Sokak Atık Toplayıcıları Derneği Başkanı Recep Karaman, "Metal, plastik, kağıt gibi çöpler artık yurt dışından ithal ediliyor. Bu da bizim geri dönüştürme için topladığımız çöplerin kilo fiyatını hızla düşürüyor" dedi.
Türk-İş, sokak atık toplayıcılarının çalışma şartlarının iyileştirilmesi için bir proje başlattı. Projeyi anlatmak için atık toplayıcılarına iftar veren Türk-İş Başkanı Ergun Atalay, "12 saatten fazla çalışıyorsunuz. Hepatit B gibi hastalıklardan muzdarip oluyorsunuz. Sosyal güvenceniz yok. Tüm bu sorunların aşılması için ilk olarak Keçiören Belediyesi ile bir ortaklık yapıyoruz. Sonra diğer belediyelere de bu projeyi yayacağız" dedi. Sokak Atık Toplayıcıları Derneği Başkanı Recep Karaman ise, yaşadıkları sıkıntıları anlattı. İthal çöp konusunun giderek önemli bir noktaya geldiğini belirten Karaman, bu konuda Maliye Bakanı Naci Ağbal'la görüşmek istediklerini belirtti. Atalay bu konuda, Karaman'la Maliye Bakanı Ağbal'ı buluşturma sözü verdi. Karaman, niye çöp ithalatı yapıldığını da şöyle anlattı:
"Birçok sanayi ülkesi fazla atıklarını Çin'e gönderiyor, Çin de bunları yeniden üretime kazandırıyordu. Ancak 2018 yılı başında Çin, belirli bir oranda kirliliğe sahip olan atıkların ithalatını yasakladı. AB, ABD gibi birçok ülke de ellerindeki fazla atığı, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu ülkelere ithal etmeye başladı. Bu da atıkların kilogram fiyatının sürekli düşmesine neden oluyor. Plastik, naylon, kağıt, metal gibi geri dönüştürülebilir atıklardan bahsediyoruz. Talebimiz bu ürünlerin ithalatına bir kota konulması."