Çayda kömür! Kaçak çayla zehir içiyoruz
Kaçak çaya, taş kömürünün damıtılmasıyla elde edilen boya madddesi katılıyor. Kaçak çaylar kanser, damar, akciğer hastalıkları ve bebek anomalilerine sebep oluyor.
Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. İlkay Erdoğan Orhan, kaçak çayda suni su bazlı boyalar ile böcek ilaçlarının olduğunu ileri sürdü. Prof. Dr. Orhan, "Kaçak çay içinde, taş kömürünün damıtılmasıyla elde edilen boya maddesi olan anilin var. Bu madde, oksijene maruz kaldığı zaman oksitlendiği için rengi kahverengine dönüşüyor dolayısıyla çayın içinde ayırt etmek çok mümkün değil. Kaçak çaylar; kanser, damar, akciğer hastalıkları ve bebek anomalilerine neden oluyor" dedi.
Rize çayına göre, daha koyu renkli, daha keskin bir aroması olan bir kaçak çaya özellikle Güneydoğu halkının rağbet ettiğini kaydeden Orhan, "Kaçak çayın bilinenlerden birisi, değişik kimyasal boyalar ilave edilmesi. Avrupa ülkelerine baktığımız zaman özellikle çay üretimlerinde kullanılan pestisit yani böcek ilacı oranları yüksek ve bunun aşağı çekilmesi için çalışılıyor. Çünkü pestisitler, çok fazla kullanılması istenmeyen zirai ilaçlardır ve vücudumuzda kanserden, damar, akciğer hastalıklarına ve bebek anomalilerine kadar birçok zararlara yol açabilen kimyasal maddelerdir. Çayın demini artırmak için eklenen kimyasallar da var. Kaçak yollarla yurda girdiği için sağlık açısından denetlenmesi mümkün değil. Vatandaş olarak da düşündüğümüz zaman vergi kaybı anlamında da ülke ekonomisine ciddi zarar veren bir durum. Kaçak çay, çok daha fazla oranda kafein ve uyarıcı kimyasalları içerdiği için sağlık üzerine zararları var. Bizde, günde 40- 45 bardak çay tüketen insanlarımız var. Özellikle Doğu, Güneydoğu'da çok fazla kafein almalarına sebep oluyor. Demir eksikliği, anemi Türk toplumunda çok yaygın görülen durum. Kaçak çay tüketimiyle de bu problem artıyor." dedi.
'SUNİ BOYA KATILIYOR'
Kaçak çaya suni boya katıldığını ileri süren Prof. Dr. Orhon, "Bunlar su bazlı boyalar. Suda çok çabuk çözülüyor. Bildiğimiz taş kömürünün damıtılmasıyla elde edilen boya maddesi anilin, oksijene maruz kaldığı zaman oksitlendiği için rengi kahverengine dönüşüyor. Zaten tadı acı, kokusu da hoş olduğu için çok fazla kaçak çayın içerisine renk kattığı için ayırt etmemiz mümkün değil. Anilin, aslında ilaç etken maddesi, güçlü ateş düşürücü; fakat ilaç olarak kullanılması şu anda yasak. Çünkü zehirlilik oranı çok yüksek kimyasal, kanserojen olarak biliniyor. Bu da bahsettiğimiz gibi çaya katılan bazı boyalardan. Mesela; bunun öldürücü dozu 250 mg civarında. Bu doza erişilmesi, çok yüksek oranda çaya katılırsa mümkün" dedi.