Fizikte 20 yıllık rüya gerçek oldu: İlk kez atom çekirdeğiyle çalışan saat yapıldı

Fizikte 20 yıllık rüya gerçek oldu: İlk kez atom çekirdeğiyle çalışan saat yapıldı

Zaman ölçümünde onlarca yıldır beklenen bir eşik aşıldı. Fizikçiler, atom çekirdeğinin enerji geçişlerini kullanarak çalışan dünyanın ilk işlevsel nükleer saatlerini geliştirmeyi başardı.

Avrupa ve Çin'deki iki bağımsız araştırma ekibi tarafından gerçekleştirilen çalışma, gelecekte zaman ölçüm standartlarını değiştirebilecek bir teknolojinin kapısını araladı. Bilim insanlarına göre bu yeni nesil saatler, mevcut atom saatlerinden bile daha hassas hale gelebilir.

ATOM SAATLERİNDEN NÜKLEER SAATLERE GEÇİŞ

Günümüzde kullanılan atom saatleri, lazerlerle uyarılan elektronların enerji seviyeleri arasındaki geçişleri takip ederek zamanı ölçüyor. Bu sistemler son derece hassas çalışsa da elektronların çevresel etkilerden etkilenebilmesi belirli sınırlamalar yaratıyor.

Nükleer saatlerde ise ölçüm doğrudan atom çekirdeğinde gerçekleşiyor. Çekirdek, atomun merkezinde yer aldığı için dış etkenlere karşı çok daha korunaklı bir yapı sunuyor. Bu da teorik olarak daha kararlı ve daha hassas zaman ölçümleri yapılabileceği anlamına geliyor.

TORYUM-229 KRİTİK ROL OYNADI

Araştırmaların merkezinde toryum-229 adlı izotop bulunuyor. Bu element, diğer atom çekirdeklerine kıyasla olağanüstü düşük enerjili bir çekirdek geçişine sahip olması nedeniyle uzun süredir nükleer saat çalışmalarının en güçlü adayı olarak görülüyordu.

2024 yılında Avusturya ve Almanya'daki araştırmacılar, toryum-229 çekirdeğindeki enerji geçişini ilk kez tetiklemeyi başarmıştı. Sonraki hedef ise bu düzenli titreşimleri gerçek anlamda çalışan bir saate dönüştürmekti.

İki bağımsız ekip şimdi bu hedefe ulaşarak önemli bir kilometre taşını geride bıraktı.

AVRUPA EKİBİ TAM BAĞIMSIZ BİR SİSTEM GELİŞTİRDİ

Viyana Teknik Üniversitesi'nden Luca Toscani De Col liderliğindeki ekip, çekirdek geçiş frekansını kullanarak lazerini sürekli dengeleyen bağımsız bir nükleer saat geliştirdi.

Araştırmacılar sistemi mevcut iterbiyum iyon atom saatleriyle karşılaştırarak uzun süreli kararlılık testlerinden geçirdi. Elde edilen sonuçlar, cihazın güvenilir şekilde çalışabildiğini ortaya koydu.

Bilim insanları ayrıca geliştirdikleri sistemi karanlık madde araştırmalarında da kullandı. Yapılan ölçümlerin, bazı teorik modeller üzerinde yeni sınırlamalar getirebilecek hassasiyete ulaştığı belirtildi.

ÇİNLİ ARAŞTIRMACILAR ÖNEMLİ BİR SORUNU ÇÖZDÜ

Tsinghua Üniversitesi'nden Beichen Huang liderliğindeki ekip ise farklı bir soruna odaklandı.

Araştırmacılar, birbirinden bağımsız olarak üretilen iki ayrı kristal üzerinde çalışan nükleer saatlerin frekanslarını karşılaştırdı. Sonuçlar, iki sistemin neredeyse aynı değerleri ürettiğini gösterdi.

Bu bulgu, nükleer saatlerin gelecekte standartlaştırılabilmesi açısından kritik önem taşıyor. Çünkü kristal yapısının frekansları rastgele değiştirmesi durumunda her cihazın ayrı ayrı kalibre edilmesi gerekecekti.

Elde edilen veriler ise bu riskin büyük ölçüde aşılabileceğine işaret ediyor.

KARANLIK MADDE VE TEMEL FİZİK İÇİN YENİ BİR ARAÇ

Bilim insanları, nükleer saatlerin yalnızca zamanı ölçmekle sınırlı kalmayacağını düşünüyor.

Bu cihazlar gelecekte karanlık madde araştırmalarında, doğanın temel sabitlerinin zaman içinde değişip değişmediğinin incelenmesinde ve hassas kuantum ölçümlerinde kullanılabilecek.

Araştırmacılara göre nükleer geçişlerin yüksek kararlılığı, bugün mümkün olmayan bazı deneylerin gerçekleştirilmesine olanak sağlayabilir.

HENÜZ ATOM SAATLERİNİ GEÇEMEDİLER

Yeni geliştirilen sistemler şimdilik dünyanın en gelişmiş atom saatlerinden daha hassas değil.

Ancak uzmanlar bunun doğal olduğunu vurguluyor. Çünkü atom saatleri yaklaşık 70 yıllık bir geliştirme sürecinin ürünü olarak bugünkü seviyesine ulaştı.

Buna karşın nükleer saatler için elde edilen son sonuçlar, teknolojinin teorik bir fikir olmaktan çıkıp gerçek dünyada çalışan bir sisteme dönüştüğünü gösteriyor.

Bilim dünyası şimdi bu cihazların önümüzdeki yıllarda nasıl geliştirileceğini yakından takip ediyor. Bazı araştırmacılar ise nükleer saatlerin yakın gelecekte atom saatlerini geride bırakabileceğini düşünüyor.

İki çalışmanın ayrıntıları, araştırma ekipleri tarafından arXiv'de yayımlanan ön baskı makalelerinde paylaşıldı.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin