Uydularımızı kurtaran gizli kalkan: Güneş sisteminin kayıp dünyası

Uydularımızı kurtaran gizli kalkan: Güneş sisteminin kayıp dünyası

Güneş Sistemi'nin geçmişine ilişkin yeni bir araştırma, bugün bildiğimiz sekiz gezegenden önce sistemde bir dev gezegenin daha bulunmuş olabileceğini ortaya koydu. Bilim insanlarına göre milyarlarca yıl önce Jüpiter ile yaşanan güçlü bir yerçekimsel etkileşim, bu gezegeni sistemin dışına savurdu. Ancak kaybolmadan önce bıraktığı etki, bazı uyduların günümüze ulaşmasını sağlamış olabilir.

Johns Hopkins Üniversitesi'nden Matthew Clement liderliğindeki araştırma ekibinin çalışması, Icarus dergisinde yayımlandı. Araştırma, özellikle Jüpiter ve Uranüs'ün uydularının yörüngelerini inceleyerek Güneş Sistemi'nin erken dönemine ışık tutuyor.

DEV GEZEGENLERİN YER DEĞİŞTİRDİĞİ DÖNEM

Bilim insanlarına göre Güneş Sistemi'nin ilk dönemlerinde dev gezegenler bugünkü konumlarında değildi. Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün birbirlerine çok daha yakın yörüngelerde bulunuyordu.

Zaman içerisinde gezegenler arasındaki güçlü yerçekimi etkileşimleri, bu dev dünyaların bugünkü konumlarına doğru göç etmesine neden oldu. Ancak bu süreç yalnızca gezegenleri değil, çevrelerindeki uydu sistemlerini de etkiledi.

Araştırmacılar, söz konusu dönemin oldukça kaotik geçtiğini ve birçok uydunun bu süreçte yok olma riskiyle karşı karşıya kaldığını belirtiyor.

SİMÜLASYONLAR DÜŞÜK HAYATTA KALMA İHTİMALİNİ GÖSTERDİ

Ekip tarafından gerçekleştirilen bilgisayar simülasyonları, mevcut modele göre Jüpiter ve Uranüs'ün uydularının bugüne ulaşmasının oldukça düşük bir olasılık olduğunu ortaya koydu.

Simülasyon sonuçlarına göre:

  • Jüpiter'in uyduları senaryoların yaklaşık yüzde 15'inde hayatta kaldı.
  • Uranüs'ün uyduları yalnızca yüzde 9 oranında korundu.
  • Her iki gezegenin uydu sisteminin aynı anda zarar görmeden kurtulma ihtimali ise yaklaşık yüzde 1 olarak hesaplandı.

Bu sonuçlar, mevcut tablonun açıklanabilmesi için eksik bir unsur bulunduğuna işaret etti.

ÇÖZÜMÜN ANAHTARI BEŞİNCİ DEV GEZEGEN OLDU

Araştırmacılar, dış Güneş Sistemi'nin erken evrimini içeren 122 farklı senaryoyu binlerce kez test etti.

Bu çalışmalar sonunda hem Jüpiter'in hem de Uranüs'ün uydularının sağ kalabildiği yalnızca iki başarılı model bulundu. Dikkat çekici şekilde her iki modelde de sistemin başlangıcında fazladan bir buz devi yer alıyordu.

Bilim insanlarına göre bu kayıp gezegen, Uranüs ve Neptün benzeri özelliklere sahip büyük bir dünya olabilir.

Bilim insanları, Güneş Sistemi'nin ilk dönemlerinde beşinci bir dev gezegenin var olmuş olabileceğine dair yeni kanıtlar elde etti. (Fotoğraf: A Haber Foto Arşiv)Bilim insanları, Güneş Sistemi'nin ilk dönemlerinde beşinci bir dev gezegenin var olmuş olabileceğine dair yeni kanıtlar elde etti. (Fotoğraf: A Haber Foto Arşiv)

JÜPİTER TARAFINDAN SİSTEMİN DIŞINA SAVRULDU

Önerilen senaryoya göre olaylar Güneş Sistemi'nin ilk milyar yılı içerisinde gerçekleşti.

Jüpiter'in yörüngesel göçü sırasında kayıp buz deviyle tehlikeli bir yakınlaşma yaşandı. Jüpiter'in devasa kütlesinin oluşturduğu yerçekimi etkisi, beşinci gezegeni sistemden tamamen kopardı.

Böylece söz konusu dünya, Güneş'in çekim alanından çıkarak yıldızlararası uzaya sürüklendi. Araştırmacılar, günümüzde Samanyolu'nda dolaşan sahipsiz gezegenlerden birinin bu kayıp dünya olabileceğini değerlendiriyor.

KAYIP GEZEGEN GİDERKEN SİSTEMİ DENGELEDİ

Araştırmaya göre beşinci gezegenin sistemden ayrılması yalnızca bir kayıp anlamına gelmedi.

Bu olay, diğer dev gezegenlerin hareketlerini de önemli ölçüde değiştirdi. Özellikle Uranüs'ün yıkıcı yakınlaşmalar yaşamasını önleyen süreç, uydu sistemlerinin korunmasına katkı sağladı.

Jüpiter'in uyduları da bu dönemde çeşitli yörüngesel sarsıntılar geçirdi. Ancak bu etkiler, uyduların çarpışmasına veya tamamen sistem dışına savrulmasına yol açacak kadar büyük olmadı.

Milyarlarca yıl içerisinde sistem yeniden dengeye oturdu ve bugün gözlemlediğimiz gezegen düzeni ortaya çıktı.

GÜNEŞ SİSTEMİ'NİN SESSİZ KAHRAMANI

Araştırmacılar, Güneş Sistemi'nin bugünkü hassas dengesinin sanıldığından çok daha karmaşık bir geçmişe sahip olduğunu düşünüyor.

Yeni çalışma, artık var olmayan bir gezegenin bile günümüzdeki gezegenler ve uydular üzerinde belirleyici bir rol oynamış olabileceğini gösteriyor. Eğer bu kayıp buz devi hiç var olmamış olsaydı, Jüpiter ve Uranüs çevresindeki uydu sistemleri bugün tamamen farklı görünebilir ya da hiç var olmayabilirdi.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin