Hiç hissetmiyorlar! Bir psikopatı nasıl anlarsınız?
Psikopati denildiğinde çoğu kişinin aklına suçlular, seri katiller veya sinema karakterleri geliyor. Ancak uzmanlara göre gerçek hayatta psikopatik özellikler çok daha farklı şekillerde ortaya çıkabiliyor. Üstelik bu özellikleri taşıyan kişiler her zaman toplumdan dışlanmış bireyler olmayabiliyor.
Toplum olarak "psikopat" kelimesini duyduğumuzda zihnimizde genellikle sinema sektörünün beslediği karanlık figürler, seri katiller ya da hücre cezasına çarptırılmış suçlular canlanır. Ancak modern psikoloji ve nörobilim, madalyonun diğer yüzünü oldukça farklı tasvir ediyor. Psikopati, sanılanın aksine uç uca eklenmiş keskin doğrulardan değil, geniş bir spektrumdan (yelpazeden) oluşuyor. Yani hayatınızdaki o son derece kibar, başarılı ya da karizmatik kişi, bu yelpazenin bir yerlerinde duruyor olabilir.
Peki klinisyenlerin bile tespit etmekte zorlandığı, "cazibe maskesi" takmakta usta olan bu karakterleri günlük yaşantımızda nasıl fark edebiliriz? Uzmanların görüşleri ve güncel araştırmalar, bu gizemli kişilik profilinin şifrelerini çözüyor.
Psikopati, toplumda yaygın olarak düşünüldüğünün aksine tek tip bir kişilik yapısını ifade etmiyor. (Fotoğraf: A Haber Foto Arşiv)
AMİGDALA FARKI: ANLAMAK AMA HİSSETMEMEK
Georgetown Üniversitesi'nde psikoloji ve nörobilim profesörü olan Abigail Marsh'ın yayımladığı güncel çalışmalar, ezber bozan bir gerçeği ortaya koyuyor: Psikopatik özelliklere sahip kişilerin tamamı kötü niyetli ya da toplum düşmanı değil. Hatta bazıları kendi ahlaki kodlarını geliştirip davranışlarını başarıyla denetleyebiliyor.
Nörolojik boyut incelendiğinde ise işin rengi değişiyor. Bu kişilerin beyin yapılarında, özellikle de korku ve tehlike gibi duyguların merkez üssü olan amigdala bölgesinin ortalamadan daha küçük olduğu görülüyor. Bu yapısal fark, onların korkusuzca, dürtüsel hareket etmelerini ve en önemlisi de başkalarının acılarına karşı tamamen duyarsız kalmalarını açıklıyor.
TIBBİ BİR TEŞHİS DEĞİL, AĞIR BİR KİŞİLİK PROFİLİ
Dünya Sağlık Örgütü'nün resmi sağlık tanı rehberi (ICD-11) gibi kaynaklarda doğrudan "psikopati" adıyla bir hastalık tanımı yer almaz. Psikopati, daha çok Antisosyal Kişilik Bozukluğu (ASPD) veya dissosyal kişilik bozukluğunun daha ağır, manipülatif ve keskin bir formu olarak kabul edilir.
İngiltere'de yapılan ve genel popülasyona ışık tutan araştırmalar, yetişkinlerin yaklaşık yüzde 0,6'sının bu spektrumda yer aldığını gösteriyor. Çevrenizde her yüz kişiden birine yaklaşan bu oran, aslında bir psikopatla kahve içmiş ya da aynı ofisi paylaşmış olma ihtimalinizin hiç de düşük olmadığını gösteriyor.
Araştırmalar, psikopatik özelliklerin farklı düzeylerde görülebildiğini ortaya koyuyor. (Fotoğraf: A Haber Foto Arşiv)
İLİŞKİLERDE ALARM ZİLLERİ: BEŞ TEMEL DAVRANIŞ MODELİ
Uzman psikologlar ve nörologlar, bir kişinin bu spektrumda olup olmadığını anlamamızı sağlayacak beş belirgin davranış kalıbına dikkat çekiyor:
- Bilişsel Empati Var, Duygusal Empati Yok: Sizin üzüldüğünüzü, kırıldığınızı matematiksel olarak anlarlar. Hangi cümlenin sizi inciteceğini bilirler ancak bunu hissetmezler. BACP akreditasyonuna sahip danışman Dee Johnson, bu durumu şöyle açıklıyor: "Bu kişilik tipi, duygusal insanları küçümseyebilir. Sizin iyiliğiniz ve ruh sağlığınız zarar görüyorsa, sınır çizme vakti gelmiştir."
- Kusursuz ve Bukalemun Gibi Bir Cazibe: İlk tanışmada büyüleyicidirler. Sizin mizah anlayışınızı, değerlerinizi ve ilgi alanlarınızı hızla kopyalayıp "ruh ikiziniz" gibi davranırlar. Ancak bu bağlılık genellikle derin bir sevgiden değil, kontrolü ele geçirme arzusundan kaynaklanır.
- Çıkara Dayalı Sürekli Manipülasyon: İlişkiyi adeta bir satranç tahtası gibi yönetirler. Nöroloji Uzmanı Dr. Faye Begeti, spektrumun ağır tarafındaki kişilerin partnerlerine ciddi psikolojik zararlar verebileceğini, bunun da depresyon veya TSSB (Travma Sonrası Stres Bozukluğu) ile sonuçlanabileceğini belirtiyor.
- Büyüklenmeci (Grandiyöz) Benlik Duygusu: Dünyanın kendi etraflarında döndüğüne inanırlar. Buna rağmen umut verici gelişmeler de yok değil. Prof. Abigail Marsh'ın çalışmalarında, uzun süreli terapiyle davranış kalıplarını değiştiren vakalar mevcut. Hatta bir katılımcının, "Başarana kadar rol yaptım, iyi birinin davranışlarını taklit ettim ve bir buçuk yıl sonra bu bana doğal gelmeye başladı" sözleri, doğru motivasyonla bu kalıpların kırılabileceğini gösteriyor.
- Kuralsızlık ve Yüksek Risk Eğilimi: Maddi, hukuki ya da sosyal kurallar onlar için bağlayıcı değildir. İş hayatında çok agresif riskler alabilirler. Uzmanlar, bu kişilerin karizmasına veya iş dünyasındaki gücüne kapılıp hayati kararlarda saf davranılmaması gerektiği konusunda uyarıyor.
Empati eksikliği, psikopatik özelliklerin en dikkat çekici göstergeleri arasında yer alıyor. (Fotoğraf: A Haber Foto Arşiv)
BU İLİŞKİLER SÜRDÜRÜLEBİLİR Mİ?
Eğer hayatınızdaki kişinin bu özelliklere sahip olduğunu düşünüyorsanız, öncelikli kural kendinizi korumaktır. Sizi manipüle edemeyeceğini fark eden bir psikopat, zamanla sınırlarınıza ve dayanıklılığınıza saygı duymayı öğrenebilir. Ancak uzmanların da altını çizdiği gibi; bir ilişkinin bu şartlar altında "teknik olarak" sürdürülebiliyor olması, o ilişkiyi her ne pahasına olursa olsun sürdürmeniz gerektiği anlamına gelmez.