Güneş yüzünü gösterdi ama tehlike büyük: İTÜ'den korkutan Karadeniz raporu
Mayıs ayında etkili olan soğuk hava ve yüksek kesimlerde görülen kar yağışının ardından Türkiye genelinde sıcaklıklar yeniden yükselişe geçiyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün son tahminlerine göre, özellikle batı bölgelerinde bahar havası yeniden etkisini gösterecek. Yurt genelinde hava sıcaklıklarının bugünden itibaren batı kesimlerden başlayarak artması beklenirken, iç ve doğu bölgelerde yağışlı hava bir süre daha etkisini sürdürecek.
Karadeniz havzasında sıcaklıkların önümüzdeki yıllarda sert şekilde artabileceğine yönelik yeni araştırma, Türkiye için hem kuraklık hem de sel riskinin aynı anda büyüdüğünü ortaya koydu. İstanbul Teknik Üniversitesi'nden Prof. Dr. Barış Önol'un da yer aldığı çalışmaya göre, özellikle Karadeniz ve Marmara çevresi aşırı hava olayları açısından kritik bir döneme giriyor.
KARADENİZ HAVZASI 4 DERECEYE KADAR ISINABİLİR
İstanbul Teknik Üniversitesi Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Barış Önol, doktora öğrencisi Mehmet Barış Kelebek ve Bern Üniversitesi'nden Dr. Fulden Batıbeniz'in yürüttüğü araştırmada, Karadeniz havzasının gelecekteki iklim projeksiyonları incelendi.
2005-2014 dönemi ile 2061-2070 yıllarını karşılaştıran araştırma, yüksek emisyon senaryosu altında bölgenin ciddi sıcaklık artışlarıyla karşı karşıya kalabileceğini gösterdi.
Çalışmaya göre:
- Kış sıcaklıklarında 2 ila 4 derece,
- İlkbaharda yaklaşık 2,5 derece,
- Yaz aylarında 3 derece,
- Sonbaharda ise 1,5 ila 2,5 derece artış öngörülüyor.
Özellikle Doğu Anadolu'nun yüksek kesimlerinde mart ayındaki ekstrem sıcaklıkların bazı bölgelerde 7 dereceye kadar yükselebileceği tahmin ediliyor.
Meteoroloji verilerine göre yurt genelinde sıcaklıklar batı bölgelerden başlayarak yükselişe geçiyor. (Fotoğraf: A Haber Foto Arşiv)
SICAK HAVA DALGALARI 55 GÜNE ÇIKABİLİR
Araştırmanın dikkat çeken başlıklarından biri de sıcak hava dalgalarındaki artış oldu.
Bugün yılda 5 ila 10 gün arasında görülen sıcak hava dalgalarının, gelecekte 50 ila 55 güne kadar çıkabileceği hesaplandı. Uzmanlara göre bu durum yalnızca yaz sıcaklıkları anlamına gelmiyor.
Prof. Dr. Barış Önol, mart ayında yaşanan sıcak hava dalgalarının bitkileri erken uyandırdığını, ardından gelen ilkbahar donlarının ise tarımda ciddi kayıplara yol açabileceğini söyledi.
Araştırmada ayrıca aşırı sıcak günlerin oranında da ciddi yükseliş beklendiği belirtildi. Bölgenin büyük kısmında çok sıcak günlerin sıklığının yüzde 18'e, Doğu Anadolu'nun yüksek bölgelerinde ise yüzde 28'e kadar çıkabileceği ifade edildi.
İSTANBUL İÇİN KRİTİK YAĞIŞ UYARISI
Çalışmada aşırı yağış senaryoları da dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu.
Marmara ve Batı Karadeniz'de yaz yağışlarında yüzde 50'nin üzerinde düşüş beklenirken, kış aylarında bazı bölgelerde yağışların yüzde 20'ye kadar artabileceği öngörülüyor. Uzmanlar bu tablonun aynı anda hem kuraklık hem de ani sel riskini büyüttüğünü vurguluyor.
Araştırmaya göre İstanbul ve Marmara çevresi gelecekte "aşırı hava olayları açısından sıcak nokta" haline gelebilir. İstanbul'da bugün yaklaşık 210 milimetre seviyesinde görülen maksimum günlük yağışların ilerleyen yıllarda 437 milimetreye kadar çıkabileceği tahmin ediliyor.
İstanbul’da hafta boyunca yağış beklenmezken sıcaklığın 18 dereceye çıkacağı tahmin ediliyor. (Fotoğraf: A Haber Foto Arşiv)
"2040 SONRASI DAHA SERT GEÇEBİLİR"
Prof. Dr. Barış Önol, araştırmanın Karadeniz bölgesinde son yıllarda art arda yaşanan sel felaketlerinin ardından şekillendiğini belirtti.
Karadeniz'in kapalı yapısı nedeniyle diğer birçok denize göre daha hızlı ısındığını ifade eden Önol, deniz suyu sıcaklıklarının bazı dönemlerde 29-30 dereceye kadar çıktığını söyledi.
Önol, sıcaklık artışının atmosferde taşınan nem miktarını yükselttiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
"Atmosfer fiziğine göre sıcaklıktaki her 1 derecelik artış, havanın taşıdığı nem miktarını yaklaşık yüzde 7 artırıyor. Son çalışmalar bu etkinin aşırı yağışları yüzde 15, 20 hatta 25'e çıkarabildiğini gösteriyor."
Küresel iklim etkilerinin özellikle 2040 sonrasında daha sert hissedileceğini dile getiren Önol, mevcut projeksiyonların dünya genelinde daha zorlu bir iklim dönemine işaret ettiğini söyledi.
KAR ÖRTÜSÜ AZALIYOR, RİSK BÜYÜYOR
Araştırmada kar örtüsündeki değişimlere de yer verildi.
İlkbahar döneminde kar örtüsünde yaklaşık yüzde 20 azalma beklenirken, bazı yüksek bölgelerde maksimum kar kalınlığının 125 santimetreden 80 santimetre seviyelerine gerileyebileceği öngörüldü.
Uzmanlara göre bu değişim yalnızca kış turizmini değil, su kaynakları ve tarımsal üretimi de doğrudan etkileyebilir.

