Bilim insanları uyardı: Yaz saati uygulaması bu hastalıkları tetikliyor
Yılda iki kez yapılan saat değişikliklerinin yalnızca günlük rutinleri değil, ruh sağlığını da etkileyebileceği ortaya çıktı. Yeni bir araştırma, yaz saati uygulamasına geçişlerin özellikle psikiyatrik rahatsızlıkları bulunan kişilerde uyku düzenini bozarak çeşitli sağlık sorunlarına yol açabileceğini gösterdi.
Araştırmacılar, saatlerin ileri veya geri alınmasının vücudun biyolojik saatini etkilediğini ve bazı bireylerin bu değişime uyum sağlamakta ciddi güçlük yaşayabildiğini belirtiyor.
SAAT DEĞİŞİKLİKLERİ VÜCUDUN DOĞAL RİTMİNİ ZORLUYOR
Dünya genelinde onlarca ülkede uygulanan yaz saati sistemi, gün ışığından daha fazla yararlanmayı amaçlıyor. Ancak uzmanlara göre bu uygulama, insan vücudunun doğal çalışma düzeniyle her zaman uyumlu olmayabiliyor.
Vücudun uyku, uyanıklık ve hormon salınımını düzenleyen sirkadiyen ritim, ani saat değişikliklerinden doğrudan etkilenebiliyor. Özellikle ilkbaharda saatlerin ileri alınması, birçok kişinin uyku süresinin kısalmasına neden oluyor.
Bilim insanları, bu durumun geçici bir yorgunluğun ötesinde sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor.
60 ARAŞTIRMA TEK ÇALIŞMADA İNCELENDİ
Yeni araştırmada psikiyatri, nörobilim ve halk sağlığı alanlarında yayımlanmış 60 farklı bilimsel çalışma değerlendirildi.
Elde edilen sonuçlar, saat değişikliklerinin toplum genelinde biyolojik stres oluşturduğunu ortaya koydu. Ancak bazı grupların bu değişimden çok daha fazla etkilendiği belirlendi.
Araştırmacılar özellikle mevcut ruhsal rahatsızlığı bulunan bireylerin risk grubunda yer aldığını vurguluyor.
Yeni araştırmalar, yaz saati uygulamasının özellikle ruh sağlığı sorunları yaşayan kişiler üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini ortaya koydu. (Fotoğraf: A Haber Foto Arşiv)
HANGİ HASTALIKLAR DAHA FAZLA ETKİLENİYOR?
Araştırmaya göre saat değişiklikleri sonrasında bazı psikiyatrik rahatsızlıklara sahip kişilerde belirtiler daha belirgin hale gelebiliyor.
Risk altında olduğu belirtilen gruplar arasında:
- Depresyon hastaları
- Bipolar bozukluk tanısı bulunan kişiler
- Anksiyete bozukluğu yaşayanlar
- Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) bulunan bireyler
- Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) olanlar
- Psikotik bozukluklarla yaşayan kişiler
yer alıyor.
Uzmanlar, bu bireylerde uyku düzenindeki küçük değişimlerin bile ruhsal denge üzerinde önemli etkiler yaratabileceğini belirtiyor.
UYKU SORUNLARI VE DUYGUSAL DALGALANMALAR ARTABİLİYOR
Araştırmacılar, yaz saati uygulamasına geçiş sonrasında uyku problemleri, dikkat dağınıklığı ve hafıza sorunlarında artış gözlemlendiğini aktarıyor.
Bazı kişilerde depresif belirtilerin yoğunlaşabildiği, bipolar bozukluk hastalarında ise manik atak riskinin yükselebildiği ifade ediliyor.
Uzmanlara göre beynin yeni saat düzenine uyum sağlaması, takvim üzerinde yapılan değişiklik kadar hızlı gerçekleşmiyor.
Bu nedenle özellikle ruh sağlığı açısından hassas bireylerde geçiş süreci daha zor ilerleyebiliyor.
UZMANLARDAN KADEMELİ UYUM TAVSİYESİ
Araştırmayı yürüten bilim insanları, sağlık çalışanlarının saat değişiklikleri öncesinde hastaları bilgilendirmesinin önemli olduğunu vurguluyor.
Uyku saatlerinin birkaç gün önceden kademeli olarak değiştirilmesi ve sabah saatlerinde doğal gün ışığından daha fazla yararlanılması öneriliyor.
Uzmanlar, bu yöntemlerin biyolojik saatin yeni düzene daha kolay uyum sağlamasına yardımcı olabileceğini belirtiyor.
KALICI SAAT TARTIŞMALARI YENİDEN GÜNDEMDE
Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri de kalıcı saat uygulamalarına ilişkin değerlendirmeler oldu.
Bilim insanları, doğal sabah ışığıyla daha uyumlu olduğu gerekçesiyle kalıcı standart saatin halk sağlığı açısından daha avantajlı olabileceğini ifade ediyor.
Saat değişikliklerinin tamamen kaldırılmasının, özellikle uyku ve ruh sağlığı üzerinde olumlu sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor.
RUH SAĞLIĞINDA GÖZ ARDI EDİLMEMESİ GEREKEN BİR ETKEN
Araştırmacılara göre saat değişiklikleri uzun yıllardır günlük hayatın sıradan bir parçası olarak görülse de etkileri sanılandan daha büyük olabilir.
Özellikle uyku bozukluğu yaşayanlar ve ruhsal rahatsızlıklarla mücadele eden bireyler için biyolojik saatteki ani değişimlerin ciddi sonuçlar doğurabileceği belirtilirken, bu konuda farkındalığın artırılması gerektiği vurgulanıyor.