Anadolu'nun bin yıllık hafızası siliniyor: İklim kriziyle kırlangıç fırtınası, zemheri bitti mi?

Anadolu'nun bin yıllık hafızası siliniyor: İklim kriziyle kırlangıç fırtınası, zemheri bitti mi?

Anadolu insanı için meteoroloji, sadece televizyon ekranlarında ya da akıllı telefonlarda görülen grafiklerden ibaret değildi. Rüzgarın esiş yönü, bulutların aldığı renk, karıncaların yuva yapma şekli ya da göçmen kuşların geliş zamanı, bir sonraki mevsimin nasıl geçeceğine dair en güvenilir ipuçlarını barındırırdı. Ancak günümüzde bu döngüler ciddi bir kırılma yaşıyor.

Zemheri soğukları, pastırma sıcakları, kırkikindi yağmurları, kırlangıç fırtınaları… Anadolu'da yüzyıllardır kullanılan halk meteorolojisi kavramları, doğanın ritmine göre şekillenen yaşamın en önemli rehberlerinden biri oldu. Çiftçiler ekim zamanını, hayvancılıkla uğraşanlar göç dönemlerini, köylerde yaşayan insanlar ise günlük hayatlarını bu gözlemlerle planladı.

Ancak iklim değişikliğiyle birlikte nesilden nesile aktarılan bu geleneksel hava tahminleri giderek geçerliliğini kaybetmeye başladı. Uzmanlara göre sıcaklık artışları, değişen yağış düzeni ve ani hava olayları, halk meteorolojisinin dayandığı doğal döngüleri bozuyor.

TRT Haber'de yer alan habere göre, İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Meteoroloji Mühendisi Dr. Güven Özdemir, geçmişte büyük ölçüde tutarlılık gösteren halk takviminin bugün aynı doğrulukla işlememesinin temel nedeninin küresel iklim değişikliği olduğunu söyledi.

İklim değişikliğiyle birlikte halk arasında yıllardır kullanılan meteorolojik kavramlar eski tutarlılığını kaybetmeye başladı. (Fotoğraf: A Haber Foto Arşiv)İklim değişikliğiyle birlikte halk arasında yıllardır kullanılan meteorolojik kavramlar eski tutarlılığını kaybetmeye başladı. (Fotoğraf: A Haber Foto Arşiv)

YÜZYILLARIN BİRİKİMİ DOĞANIN RİTMİNE DAYANIYORDU

Anadolu'da halk meteorolojisi yalnızca hava tahmini anlamına gelmiyordu. Aynı zamanda yaşam kültürünün önemli bir parçasını oluşturuyordu. Mevsim geçişleri, tarımsal faaliyetler ve günlük yaşam, doğadaki işaretlere göre şekilleniyordu.

Rüzgarın yönü, bulutların görünümü, kuşların hareketleri, hayvan davranışları hatta bazı bitkilerin açma zamanı bile yaklaşan hava olaylarıyla ilişkilendiriliyordu.

Kış aylarında kullanılan "zemheri soğukları", sonbahardaki kısa süreli sıcak hava için söylenen "pastırma yazı", ilkbahar yağışlarını anlatan "kırkikindi yağmurları" ve "mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır" gibi ifadeler uzun yıllar boyunca gözleme dayalı halk meteorolojisinin temel parçaları oldu.

Dr. Güven Özdemir, bu kültürel mirasın aslında uzun yıllar boyunca yapılan klimatolojik gözlemlerin halk diline dönüşmüş hali olduğunu belirtiyor.

"Sonbahardan kışa geçerken kullanılan 'pastırma sıcakları', şubat ayında yaşanan sert soğuklar ya da zemheri dönemi gibi kavramlar tamamen halkın uzun yıllar boyunca yaptığı gözlemler sonucunda ortaya çıktı. Biz buna halk meteorolojisi diyoruz" diyen Özdemir, geçmişte bu döngülerin çok daha düzenli ilerlediğini ifade etti.

Anadolu’da nesilden nesile aktarılan hava tahminleri, iklim krizinin etkisiyle giderek daha az güvenilir hale geliyor. (Fotoğraf: A Haber Foto Arşiv)Anadolu’da nesilden nesile aktarılan hava tahminleri, iklim krizinin etkisiyle giderek daha az güvenilir hale geliyor. (Fotoğraf: A Haber Foto Arşiv)

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ DENGELERİ BOZDU

Uzmanlara göre son yıllarda yaşanan iklim değişikliği, halk meteorolojisinin dayandığı doğal düzeni ciddi biçimde değiştirdi.

Özellikle fosil yakıt kullanımına bağlı olarak atmosferde meydana gelen değişimlerin hava olaylarını daha öngörülemez hale getirdiğini belirten Dr. Özdemir, atmosferin zaten karmaşık bir yapıya sahip olduğunu vurguladı.

Özdemir, "Atmosfer kaotik bir sistemdir. Fosil yakıtların uzun yıllar boyunca yoğun şekilde kullanılması atmosferde ciddi değişiklikler oluşturdu. Bu nedenle geçmişteki klimatolojik gözlemler bugün artık aynı sonucu vermeyebiliyor. Halk meteorolojisiyle modern meteoroloji arasındaki fark giderek büyüyor" ifadelerini kullandı.

Uzmanlara göre geçmişte belirli tarihlerde yaşanan hava olayları artık aynı dönemlerde görülmüyor. Kış mevsimleri daha kısa sürerken ani sıcaklık değişimleri daha sık yaşanıyor.

“Zemheri soğukları” ve “pastırma yazı” gibi kavramlar, değişen iklim koşulları nedeniyle artık her yıl aynı şekilde yaşanmıyor. (Fotoğraf: A Haber Foto Arşiv)“Zemheri soğukları” ve “pastırma yazı” gibi kavramlar, değişen iklim koşulları nedeniyle artık her yıl aynı şekilde yaşanmıyor. (Fotoğraf: A Haber Foto Arşiv)

KIRKİKİNDİ YAĞMURLARI YERİNİ ANİ SAĞANAKLARA BIRAKTI

Özellikle ilkbahar ve yaz aylarında görülen yağış rejimindeki değişim dikkat çekiyor. Eskiden belirli dönemlerde düzenli şekilde gerçekleşen kırkikindi yağmurları artık yerini kısa sürede etkili olan ani sağanaklara bıraktı.

Meteoroloji uzmanları, birkaç saat içinde metrekareye düşen yoğun yağış miktarının sel ve su baskınlarına yol açabildiğini belirtiyor.

Dr. Özdemir'e göre sadece yağışlar değil, sıcaklık dengeleri de hızlı şekilde değişiyor. Bazı bölgelerde ortalama sıcaklık artışının 1 dereceyi aşarken bazı bölgelerde bu artışın 3 dereceye kadar ulaştığı ifade ediliyor.

Uzmanlar, bu değişimlerin yalnızca günlük hava olaylarını değil tarımı, su kaynaklarını ve doğal yaşamı da doğrudan etkilediğine dikkat çekiyor.

"METEOROLOJİK SÜRPRİZLER" DAHA SIK GÖRÜLÜYOR

İklim değişikliğinin en dikkat çeken sonuçlarından biri de ani ve tahmin edilmesi zor hava olaylarının artması oldu.

Son yıllarda kısa süre içinde ortaya çıkan dolu yağışları, hortumlar, aşırı sağanaklar ve ani seller daha sık yaşanmaya başladı. Uzmanlara göre bu durum yalnızca halk meteorolojisini değil modern hava tahmin modellerini de zorlamaya başladı.

Dr. Güven Özdemir, bazı durumlarda gelişmiş meteorolojik sistemlerin bile beklenmedik hava olaylarını öngörmekte zorlandığını belirtti.

"Yağış beklediğimiz bölge yağış almayabiliyor. Tam tersine hiç beklenmeyen bir anda çok kuvvetli yağış görülebiliyor. Sel, hortum ve afet düzeyinde risk oluşturan olaylar yaşanabiliyor. Meteoroloji dili de artık değişmeye başladı" dedi.

İklim krizinin etkileri, yalnızca sıcaklıkları değil yüzyıllardır kullanılan meteoroloji dilini de değiştiriyor. (Fotoğraf: A Haber Foto Arşiv)İklim krizinin etkileri, yalnızca sıcaklıkları değil yüzyıllardır kullanılan meteoroloji dilini de değiştiriyor. (Fotoğraf: A Haber Foto Arşiv)

BÜYÜK ŞEHİRLER İKLİMİ DAHA FAZLA ETKİLİYOR

Uzmanlara göre yalnızca küresel ısınma değil, şehirleşme de hava olaylarının değişmesinde önemli rol oynuyor.

Özellikle büyük kentlerde oluşan "ısı adası" etkisi nedeniyle şehir merkezleri çevre bölgelere göre daha sıcak hale geliyor. Betonlaşma, yeşil alanların azalması ve yoğun enerji tüketimi sıcaklık farklarını artırıyor.

Bunun yanında ormansızlaşma, sanayi faaliyetleri ve hava kirliliği gibi etkenlerin de atmosfer üzerindeki baskıyı artırdığı ifade ediliyor.

Dr. Özdemir, dünyanın herhangi bir noktasındaki büyük bir doğa olayının bile küresel sistemi etkileyebildiğini belirterek "Kelebek etkisi dediğimiz durum artık çok daha belirgin hissediliyor" değerlendirmesinde bulundu.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin