Yeşilçam’ın "Yumurcak"ı aslında bir kadındı! Hayatı filme dönüşmüş
Yıllarca İlker İnanoğlu'nun o sevimli, ele avuca sığmayan halleriyle gönüllerde taht kuran "Yumurcak" karakterinin meşhur hikayesinin ilham kaynağı yıllar sonra gün yüzüne çıktı. O fırlama, cin gibi zeki ama bir o kadar da yoksul çocuğun hayat hikayesi, aslında 43 yıl önce aramızdan ayrılan usta oyuncu Mürüvvet Sim'in ta kendisiymiş.
Türk sinemasının unutulmaz karakterlerinden biri olan, sarı saçları ve afacan tavırlarıyla hafızalara kazınan Yumurcak'ın hikayesi hakkında yıllar sonra çarpıcı bir gerçek ortaya çıktı. Türker İnanoğlu ve Filiz Akın'ın oğulları İlker İnanoğlu'nun hayat verdiği bu sevimli karakterin, aslında Yeşilçam'ın emektar oyuncusu Mürüvvet Sim'in hüzün ve yaramazlık dolu gerçek çocukluk anılarından süzülüp geldiği öğrenildi.
Filmlerde izlediğimiz o zeki, yerinde duramayan ve hayatla dalga geçen fakir çocuk tiplemesi, aslında Mürüvvet Sim'in 1929 yılında Tekirdağ'da bir tarlada başlayan zorlu yaşamının bir yansıması.
ZORLU ÇOCUKLUK VE "KORKUNÇ MÜRÜVVET"
1929 yılında Tekirdağ'da bir tarlada, oldukça yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir.
Ailesi İstanbul'a taşınmış, annesi hizmetçilik, babası bahçıvanlık yaparak geçinmeye çalışmıştır. Çocukluğunda o kadar yaramazdır ki mahalleli ona "Korkunç Mürüvvet" adını takmış, ondan kurtulmak için eline para verip sinemaya göndermişlerdir. Bu durum, onun oyunculuğa olan ilgisinin başlamasına vesile olmuştur.
EĞİTİM HAYATI
Okul Yılları: Yoksulluk nedeniyle okul masraflarını mahalleli karşılamıştır. Yaramazlıkları yüzünden iki kez okuldan atılsa da öğretmenlerinin desteğiyle ilkokulu bitirmiştir.
Ortaokula kayıt yaptırmak için okuma yazması olmayan ailesinin yerine, yolda gördüğü bir katibe (Vahdi Ersin) yalvararak onu velisi yapmış ve kaydını kendisi halletmiştir.
Amerikan Kız Sanat Okulu'na girmek istemiş, parasızlıktan dolayı okulun sobasını yakma ve temizlik yapma karşılığında okumayı teklif etmiştir. Ancak çalışkanlığı sayesinde okul tarihinde ilk kez burslu öğrenci olarak kabul edilmiştir.
SANAT HAYATI VE SİNEMA
Tiyatro: Sahneye ilk adımı, başrol oyuncusu kaza geçirince onun yerine geçtiği bir okul piyesiyle atmıştır. Profesyonel kariyeri 16 yaşında Raşit Rıza Topluluğu ile başlamıştır.
1950 yılında sinemaya adım atmış; "Ayşecik Bahar Çiçeği", "Neşeli Günler", "Gülen Gözler" gibi klasikleşmiş filmlerde rol almıştır. Genellikle iyi kalpli, hırçın ama sevimli, uyanık anne veya hizmetçi rollerinde hafızalara kazınmıştır.
İ