Miraç Kandili, İslam inancında derin anlamlar taşıyan mübarek gecelerden biridir. Hicretten yaklaşık 18 ay önce gerçekleşen İsra ve Miraç hadisesinde Peygamber Efendimiz (s.a.v.), ilahi davetle Mescid-i Aksa'ya götürülmüş, ardından Sidretü'l-Münteha'ya yükselmiştir. Bu gecede ümmete beş vakit namaz farz kılınmış, şirk koşmayanların affedileceği müjdelenmiştir.
MİRAÇ KANDİLİ ANLAMI VE FAZİLETLERİ
Miraç, sadece Peygamber Efendimiz'in yaşadığı bir hadise değil, tüm Müslümanlar için de derin manalar taşıyan bir gecedir. Miraç Kandili, insanın kalben arınmasını, manevi yükseliği ve Allah'a yakınlaşmasını simgeler. İnsanın erdem yolculuğunu, beşerilikten insaniliğe geçişini ve kalbin manevi dünyasına yönelik bir yolculuğu temsil eder. Bu gece yapılan ibadetlerin, edilen duaların ve tövbelerin manevi değerinin yüksek olduğuna inanılır. Müminler için Miraç Kandili, iç muhasebe ve manevi yenilenme fırsatı olarak görülür.
Vav TV haberine göre; Miraç gecesinde sevgili Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'e (s.a.v.) üç müjde verilmiştir: Beş vakit namaz, Bakara Sûresi'nin sonu ve ümmetinden şirke düşmeyenlere büyük günahlarının affedildiği haberi…" (Müslim, Îman, 279)
PEYGAMBER EFENDİMİZİN (S.A.V.) MİRAÇ GECESİNDE YAŞADIKLARI
Recep ayının 27. gecesine denk gelen Miraç Kandili'nde Hz. Muhammed (s.a.v.), Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya götürüldü. Ardından ilahi bir yükselişle semaya çıkarıldı ve Cebrail'in dahi giremediği Sidretü'l-Müntehâ'ya ulaştı. Bu makam, meleklerin ve peygamberlerin ötesinde kabul edilen bir sınır olarak rivayet edilir.
Hz. Enes'in rivayetine göre Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Ben Sidretü'l-Müntehâ'ya götürüldüm. O, yedinci göktedir. Yemişi Hecer (kasabasının) testileri, yaprakları da fil kulaklarına benziyordu. Dibinden iki zâhir, iki hâtın olmak üzere dört nehir çıkıyordu. "Ya Cibril bu da ne?"dedim. Cibril: "Bâtın olanlar Cennettedir; zâhir olanlar ise Fırat ve Nil'dir" diye cevap verdi" (Kurtubî (Darekütnî'nin lafzıyla Müslim'den naklen), XVII, 94).