Kurtuluşun anahtarı Ramazan! 27 Şubat Cuma hutbesinde bağımlılıkla mücadele çağrısı
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 27 Şubat 2026 tarihli Cuma hutbesinde Ramazan ayının bağımlılıklardan arınmak için büyük bir fırsat olduğu vurgulandı. Hutbede alkol, uyuşturucu, dijital kumar ve dijital bağımlılığın aile ve toplum üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekildi.
Türkiye genelinde camilerde okunacak olan 27 Şubat 2026 tarihli Cuma hutbesinde, Ramazan ayının manevi arınma ve kötü alışkanlıklardan kurtulma açısından sunduğu imkânlar ele alındı. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan hutbede, bağımlılığın sadece bireysel değil toplumsal bir tehdit olduğu vurgulandı. Özellikle alkol, uyuşturucu, dijital kumar ve dijital bağımlılığın aile yapısını zedelediği ifade edildi.
RAMAZAN: YENİ BİR BAŞLANGIÇ İÇİN FIRSAT
Hutbede, Ramazan ayının insan için bir muhasebe zamanı olduğuna dikkat çekildi. Yüce Allah'ın kullarına tövbe ve arınma fırsatı sunduğu hatırlatıldı. Ramazan'ın, kötü söz ve davranışları terk etmek, hayatı yeniden düzenlemek için önemli bir imkan olduğu ifade edildi.
Bağımlılığın basit bir alışkanlık olmadığı belirtilen hutbede, "İnsanı sahte mutluluk ve geçici hazların esiri haline getiren bir hastalık" tanımı yapıldı. Bağımlılığın, kişiyi günaha sürükleyebileceği, şiddete yöneltebileceği ve aile düzenini bozabileceği vurgulandı.
ALKOL VE UYUŞTURUCU UYARISI
Hutbede, bağımlılıkların başında alkol ve uyuşturucu maddelerin geldiği açık şekilde dile getirildi. Bu maddelerin aklı ve iradeyi zayıflattığı, insanın bedenini ve ruhunu çürüttüğü ifade edildi. Peygamber Efendimiz'in (s.a.s) şu hadisine yer verildi:
"Sakın içki içme. Çünkü içki her kötülüğün anahtarıdır."
DİJİTAL KUMAR VE BORÇ SARMALI
Hutbede günümüzün en yaygın tehlikelerinden biri olarak dijital kumar gösterildi. Küçük miktarlarla başlayan bu alışkanlığın zamanla büyük kayıplara yol açtığı ifade edildi. Dijital kumarın kişiyi borç batağına sürükleyebileceği, evini ve arabasını satmak zorunda bırakabileceği belirtildi. Bu durumun aile bağlarını zayıflattığı ve toplumsal huzuru tehdit ettiği vurgulandı.