Gençlerde iklim kaygısı: Eko-anksiyete nedir, nasıl baş edilir?
İklim krizinin etkileri artık yalnızca doğada değil, insanların ruh halinde de hissediliyor. Özellikle gençlerde giderek yaygınlaşan "eko-anksiyete", geleceğe dair korku ve belirsizlik duygusunu büyütüyor. Uzmanlara göre bu durum, uzun vadede ciddi psikolojik sonuçlar doğurabilir.
İklim değişikliği artık yalnızca çevreyi değil, insanların psikolojisini de etkileyen küresel bir sorun olarak öne çıkıyor. Artan sıcaklıklar, sıklaşan doğal afetler ve doğadaki hızlı değişim, özellikle genç kuşaklarda geleceğe dair yoğun kaygı oluşturuyor. Uzmanlar, son yıllarda daha sık gündeme gelen "eko-anksiyete" kavramının, bireylerin günlük yaşamını doğrudan etkileyebilecek boyuta ulaştığına dikkat çekiyor.
KAYGININ ADI VAR: EKO-ANKSİYETE NEDİR?
"Eko-anksiyete", iklim krizinin gelecekte doğurabileceği sonuçlara ilişkin yoğun endişe, korku ve çaresizlik hissi olarak tanımlanıyor. Kavram ilk kez 1990'lı yıllarda gündeme gelirken, ilerleyen süreçte akademik çalışmalarda da yer buldu.
Uzmanlara göre bu duygu yalnızca kısa süreli bir kaygıdan ibaret değil. Sürekli hale geldiğinde kronik stres, tükenmişlik ve depresyon gibi ruh sağlığı sorunlarını da tetikleyebiliyor.
GENÇLER NEDEN DAHA FAZLA ETKİLENİYOR?
Araştırmalar, eko-anksiyetenin özellikle gençler arasında daha yaygın olduğunu ortaya koyuyor. Bunun en önemli nedenlerinden biri, genç nesillerin iklim krizinin uzun vadeli sonuçlarını doğrudan yaşayacaklarını düşünmesi.
Curtin University bünyesinde çalışmalar yürüten Dr. Ans Vercammen, gençlerin hem geleceğe dair daha büyük bir sorumluluk hissettiğini hem de karar alma mekanizmalarında yeterince etkili olmadığını belirtiyor. Uzman isim, bu durumun gençlerde çaresizlik hissini artırdığını ifade ediyor.
SOSYAL MEDYA KAYGIYI ARTIRIYOR MU?
Uzmanların dikkat çektiği en önemli başlıklardan biri de sosyal medya etkisi. Çünkü afet görüntüleri, kuraklık haberleri ve felaket senaryoları artık günün her saatinde insanların karşısına çıkıyor.
Dr. Vercammen, algoritmaların çoğu zaman yoğun duygusal içerikleri öne çıkardığını belirterek bunun insanların kaygı seviyesini artırabildiğini ifade ediyor. Sürekli olumsuz içerik görmek, özellikle gençlerde "hiçbir şey düzelmeyecek" düşüncesini güçlendirebiliyor.
ARAŞTIRMALAR NE SÖYLÜYOR?
Konuya ilişkin yapılan uluslararası araştırmalar dikkat çekici sonuçlar ortaya koyuyor:
- 10 bin gençle yapılan bir araştırmada, katılımcıların yaklaşık yarısı iklim kaygısının günlük yaşamlarını olumsuz etkilediğini söyledi.
- 32 ülkede yürütülen başka bir çalışmada ise çevresel kaygının çevre dostu davranışları artırdığı görüldü.
- Araştırmaya göre bazı ülkelerde bu kaygı, çevre hareketlerine katılımı da hızlandırdı.