Romantizm, sanat ve ihtişam; işte Tac Mahal!
Tarihçi yazar Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci'nin araştırmalarına göre; Hindistan'a İslâmiyeti getiren Türkler burada muazzam bir devlet kurdular. Emir Timur'un torunu Bâbür tarafından kurulan Babür İmparatorluğu… Bâbür hükümdarlarının herkesçe bilinmeyen ve güçlü asker karakterlerinden de beklenmeyen bir hususiyeti vardı. O da hanımlarına duydukları emsalsiz bağlılıktı...
İşte Tac Mahal de böyle romantik bir aşkın mahsulüdür. Hindistan hükümdarı Hürrem Şah Cihan'ın çok sevdiği zevcesi Ercümend Banu-Begüm Mümtaz Mahal için Agra şehrinde yaptırdığı Tac Mahal, dünyada aşk için dikilmiş en büyük ve en güzel âbidedir.
KERMESTE TANIŞTILAR
Mümtaz Mahal'in babası Âsaf Han, Karakoyunlu Türkmenlerinden İranlı bir vezirdi. Ancak Şiîliği terk edip Sünnî olmuştu. Vaktiyle soylular yaptıkları el işlerini Mina Pazar denilen bir kermese götürüp satar ve parasıyla hayır işlerlerdi. O zamanlar şehzâde olan Şah Cihan, anne tarafından akrabası 20 yaşındaki Mümtaz Mahal ile burada tanıştı. Güzellik ve zekâsına hayran oldu. Tarihin en büyük aşklarından birisi burada doğdu. Evlilikleri 20 sene sürdü. Bu zaman zarfında Şah başka kadına bakmadı. 14 çocukları oldu. 7'si yaşadı. Mümtaz Mahal sonuncuyu doğururken vefat etti. Bu elim hâdise Şah Cihan'ı derinden yaraladı. Gözü dünyayı görmez oldu. Sevgili eşi için Yamuna Nehri kıyısında bir türbe inşa ettirmek üzere İstanbul'dan mimar istedi. Mimar Sinan'ın talebesi ve Sultanahmet Câmii mimarı İsa Efendi gönderildi. 1632'de temeli atılıp günde 20 bin işçi çalışarak 22 senede tamamlandı.
Şah Cihan, ömrünün kalanını bir odada kimseyle görüşmeksizin Tac Mahal'i seyrederek geçirdi. Vefat edince zevcesinin yanına gömüldü. Şimdi iki âşık sesin yedi kere yansıdığı bir odada ebedî uykularını uyuyor. Âlemin yedi köşesinden gelen sayısız ziyaretçide bu mümtaz aşkın iki kahramanını anıyor. Bütün dünya, 4 asır evvel ilim, duygu, emek ve bilgelikle inşa edilen bu muazzam eserin karşısında hayranlıkla eğiliyor.
EBEDİ UYKUDA BERABERLER
Türbenin iç duvarları yakut, safir, pırlanta, zümrüt, akik, firuze, sedef ve inci ile süslendi. İç ve dış çevresine Yâsin Sûresi yazıldı. Köşelere dışa doğru eğik dört minare eklendi. Solda zarif bir câmi, sağda bunun simetriği misafirhane ve havuzlarla bezeli bir bahçesi vardır. Şah Cihan ve eşinin kabirleri türbenin en alt katında yan yanadır.