Spor yorumcuları Igor Tudor'u eleştirdi
Süper Lig'in 12. haftasında lider Galatasaray, Medipol Başakşehir'e farklı mağlup olmasının ardından spor yazarları teknik direktör Igor Tudor'u sert dille eleştirdi.
Galatasaray'da başkan Dursun Özbek için şimdi karar zamanı. Üstelik verecekleri karar, acımasız, riskli ve çok ses getirici olabilir. Galatasaray takımı ligde ilk 6-7 hafta şampiyonluğun mutlak favorisiydi. Mütevazi takımlarla oynamışlar ve kazanmışlardı. Ama ne zaman ki Galatasaray'a kalite olarak yakın, zor rakiplerle oynamaya başladılar ve art arda mağlubiyetler ve puan kayıpları geldi. Üstelik sadece bu kayıpları yaşanmadı, maçlarda da Galatasaraylı oyuncular, futbol adına hiçbir şey koymayıp fazla bir şey üretemeden mücadele etmeye çalıştılar. Bunun tek müsebbibi, teknik direktör İgor Tudor'dur. Dün gece Süper Lig'de bir şampiyon adayı, Başakşehir'den bariz bir fark yiyorsa bunun başka bir açıklaması olamaz. Üstelik aynı Başakşehir dün gece başta Emre Belözoğlu gibi çok önemli birkaç oyuncusundan yoksundu. İgor Tudor'a sormak lazım, Türkiye'nin en kompakt takımına karşı çift santrforla oynamanın mantığı nedir? Galatasaray'da topu en çabuk ileriye taşıyan Garry Rodrigues'i 4-1'den sonra oyuna sokmanın felsefesi ne olabilir? Ya da Türkiye'nin en çabuk, tekniği en yüksek sağ açıklarından biri olan Edin Visca'nın karşısında, Latovlevici gibi defansif yönü çok zayıf bir savunma oyuncusu oynatmanın mantığı nedir? Hırvat hocanın bu maçtaki tercihleri çok tartışılır. Aslında bunlar görünüşte çok global hatalar. Ve bunu yapan Tudor... Tudor, küçük maçların büyük hocası olabilir ama büyük maçları kazanabilecek zeka ve kaliteye sahip değil.
Asıl sıkıntı bundan sonra
Galatasaray ligde hala lider durumda. Ama 12. hafta itibariyle Başakşehir ile puan puana geldiler. Asıl sıkıntı bundan sonra. İddia ediyorum, başkan Dursun Özbek hayatında bir kere kumar oynasın, göndersin İgor Tudor'u, getirsin Fatih Terim'i çok şey değişir. Aksi halde camianın hayal kırıklığı yaşayabileceğini şimdiden çok net olarak görebiliyorum.
ERMAN TOROĞLU: "İGOR TUDOR BATIYOR!"
Şu çok net, Tudor kaşınıyor! Her hafta değişik bir şeyler icat ederek 'Ben büyük teknik adamım' demek istiyor ama her hafta bataklığa batıyor. Türkiye'nin en doğru top oynayan takımı Başakşehir'e karşı çift santrfor macerasıyla çıkarsan, bu sonuç sürpriz olmaz. Bazıları diyorlar ki, Emre ile Mahmut'u görmeyince böyle oynattı. İyi de kardeşim, özellikle Emre olduğu zaman top en çok onunla buluşuyor. Psikolojik olarak futbolcular da meşin yuvarlağı ona atıyorlar. Yani bir yerde Emre iyi top kullanmasına rağmen, zaman zaman da el freni vazifesi yapıyor. Dün Emre yokken Başakşehir çok daha hızlı oynadı. Sen ileride kalabalıklaşıp, Başakşehir'in pas yapmasını engelleyip, kaleci Volkan'ı degaj yapmaya zorlayayım diyorsun ama; Başakşehir topa basarak, boşa çıkarak, üst üste 4-5 pas yaparak çıkınca, en az 5 G.Saraylı arkada kaldılar. Yani orta alanda Başakşehir istediği gibi oynadı. Başakşehir, işi bitirdikten sonra biraz geriye çekildi. Bu kez G.Saray oynuyor gibi göründü. Aslında oyun tam da Başakşehir'in istediği gibi oldu. Bakmayın G.Saray'ın bir gol attığına, bence o pozisyonda da Gomis kötü vurmadı ama golü yiyen kaleci Volkan'dı. Sezon başında G.Saray, Rodrigues'in getirdiği toplar ve Gomis'in vuruşlarıyla kaç gol attı. Rodrigues'e bakıyorsun yedek kulübesinde. Zaten oyuna girer girmez de yaptığı hareketlerle 'Niye beni kenarda tutuyorsun' dedirtti. Bu G.Saray kadrosunda sahaya sürülecek takımı oturup futbolcular yapsınlar, kadro seçiminde çok daha başarılı olurlar. Bu net görünüyor. Kerim Frei yine her zamanki gibi. Girdi, işini yaptı. Tebrikler Başakşehir'e! Bu aldıkları skor hiçbir zaman sürpriz değil, doğru transfer yapmanın, doğru ve uzun vadeli çalışmanın bir emeğidir bu. Yıllarca büyüklerin yazılı ve görsel basındaki adamlarıyla, şişirme transferleriyle gelen büyükler neredeler, Başakşehir nerede? Ama bu iş hemen olmuyor, biraz emek istiyor. Hem Başakşehir'i, hem teknik direktörlerini tebrik etmek lazım, hem de hakemi.. Tudor'a da bir tek şey yazmak lazım: Yuh olsun sana! Bir takımı, ne halden ne hale getirdin. Şahsi kaprislerinle! Hakem Ali Palabıyık, sahada futbol oynatmaya çalıştı. Zaten sahadaki oyuncular da ona ve birbirlerine karşı art niyetli değillerdi. Bu kadar hakem hatasının olduğu yerde, böyle bir maçı temiz yönetti. Aslında, bu Ali Palabıyık havaya girmese, her maça aynı ciddiyet ile çıksa, farklı olacak. Çünkü vücut dili ve kişilik olarak sahaya yakışıyor. Ama şunu söyleyecek; 'Bu maç benim son maçım olabilir.' O zaman daha yukarılara gideceğini sanıyorum. Bu kadar yalaka hakemin olduğu yerde, futbolculara karşı tavrı ve duruşu çok iyi.
RIDVAN DİLMEN. "BEN OLSAM FATİH HOCAYI GETİRİRİM"
Daha önce de şampiyonluğa oynayan takımlar oldu ama Başakşehir 'Ben hep buralardayım, artık buraların takımıyım' diyor. Başakşehir'de yönetim, teknik adam ve doğru tercihlerle bir sistem başarısı var. Abdullah Avcı kendi takımının üzerine koyuyor. Manchester City'den sol bek alıyorsun sırıtmıyor, istekli. Adebayor'un geldiği ilk günleri hatırlayalım: Kilo fazlası vardı. Kilolu çok vardır ama sporcu olmaz. Adebayor bir sanatçı gibiydi, o disiplinle sahada ayak basmadığı yer yoktu. Yetenek de çalışmak da önemli. Hem yetenekli, hem çalışkan olunca sonuç bu oluyor. Emre ve Mahmut yok, Caiçara yok ama sistem ve yetenek birleşince böyle oluyor. Barcelona- Levante maçı gibiydi. Abdullah Avcı dünya çapında bir teknik adam... Galatasaray 5 de yese 8 de yese şampiyonluğun ciddi adayıdır. Fakat şu var: Tudor'un Şansal abiye verdiği röportajı okudum. "Önemli olan mayıstır" diyor. Eyvallah. Fenerbahçe maçında şutun yok. Trabzonspor'a yeniliyorsun, Başakşehir'e yeniliyorsun. İçeride yenersin zaten o taraftarla. Hadi Trabzon kaza, hadi Fenerbahçe maçında 10 kişi kaldın. Tudor'un gelecekte önemli bir teknik adam olacağını düşünüyorum ama ben Galatasaray'ın yerinde olsam hiç düşünmeden Fatih hocayı getiririm. Ciddi şekilde şansımı artırırım. Bazen liderler iyi giderken de bazı şeyleri görebilmeliler. Fenerbahçe taraftarı gibi düşünsem, "Sivas'ı yensek puan farkı kapanır ama Fatih hoca gelirse yandık" derim. Şu andaki karne küçük maçların büyük hocası gibi... Oyunculara gelirsek: Denayer ve Maicon hayatının en kötü maçlarını oynadı. Geniş alanda defosu ortaya çıktı Maicon'un. Senin sol bekin Latovlevici ise, stoperlerin ağırsa Adebayor geriye gelip top aldığında önlem alamazsın. Adebayor'la iki kişi fazla gibiydi Başakşehir. Son olarak Naim Süleymanoğlu Türkiye Cumhuriyeti'nin gelmiş geçmiş en büyük sporcusudur. Böyle bir sporcu gelmedi. Rahatsızlıklarımız nedeniyle son 3-4 yıldır sık görüşemesek de onunla dostluğumuz vardı. Allah rahmet eylesin.