Yüksek tansiyona dikkat!
Daha çok kalp hastalığı olarak bilinen hipertansiyon, böbrekleri, gözleri ve beyni de vuruyor. Fazla kilo ve aşırı tuz tüketiminin yanı sıra stresin de aşırısı tansiyonu yükseltip, tehlike yaratıyor...
Sağlıksız beslenme alışkanlıkları tansiyonu yükseltiyor. Şişli Florence Nightingale Hastanesi'nden, İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Başak Oğuz, tansiyonun ne olduğunu, yüksekliği halinde ortaya çıkan tehlikeleri ve yapılacakları şöyle sıralıyor:
Tansiyon olarak bilinen hipertansiyon (esansiyel) hastalığı, atar damarlarımızdaki kan basıncının normal seviyelerin üzerine çıkması olarak tanımlıyoruz. En çok kabul gören seviye 140/90 mm Hg ve üzeri değerlerdir.
Aşırı tuz tüketimi, stres, genetik faktörler, obezite, böbrek fonksiyonlarının zayıflaması, bazı hormon veya maddeler kan basıncını artırabilir. Bu aslında damar duvarının daralma yoluyla, saydıklarımıza gösterdiği bir tepkidir. Bütün bunlarda kalp fonksiyonları ve vücut su miktarı da etkilidir.
KALICI HASAR BIRAKIR
Hipertansiyon kalp rahatsızlığı olarak bilinir ama aslında damarlarımız ve onların iç yüzeyini kaplayan tabakanın hastalığıdır. Dolayısı ile damarlanmaya sahip bütün yapılar, yani tüm vücut hipertansiyondan etkilenir.
Damarlanma açısından en zengin organ ve dokular en çok etkilenenlerdir. Örneğin, böbrekler, gözler, kalp, beyin... Uzun süre yüksek kalan tansiyon bu organlarda kalıcı hasarlar bırakır.
Bazı kişiler yüksek tansiyonun etkisini hemen hisseder. Bazıları ise uzun süre yüksek tansiyona maruz kaldığından vücut duyarsızlaşır ve bu tansiyonu normal algılar.
Belirtiler genellikle enseden başlayan ve başa yayılan ağrı, gözlerde kızarma ve baskı hissidir.
Bu belirtileri yaşayan ve daha önce tansiyon hastalığı olmayan kişi hemen hekime başvurmalıdır. 'Acil hipertansiyon' dediğimiz ani ve hızlı, yani hastanın hissedeceği bir tansiyon yüksekliği durumunda acil servise gidilmelidir. Öyle ki hayati risk söz konusudur.
Hipertansiyona bağlı burun kanamasında esas olan kanamayı durdurmaktan önce kan basıncını kontrol almaya çalışmaktır. Eğer tansiyon düşmez ise kanama dursa bile kısa sürede yeniden tekrarlar.
Birinci derece yakınlarında hipertansiyon olanlar risk altındadır. Ancak genetik olmasa da yukarıda saydığımız diğer nedenler dolayısıyla hipertansiyon hastası olunabilir.