Çocuğa ‘yapma’, ‘etme’ demeyin
Çocuğun sonsuz yanlış yapma hakkı ve lüksü bulunduğunu belirten Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Başkan Yardımcısı Dr. Gülçin Güven, çocuğa karşı ‘me’, ‘ma’ eklerinin kullanılmaması gerektiğini söyledi.
Yıldız Teknik Üniversitesi ve Çamlıca Çocuk Akademi işbirliğiyle düzenlenen, II. Etkili Öğretmen Etkili Çocuk Okul Öncesi Eğitim Sempozyumu'nda, çocuk gelişiminin kilometre taşlarını anlatan Dr. Gülçin Güven, çocuğa yönelik engelleyici davranışlar ve zararları hakkında önemli bilgiler verdi:
ANNELER CİDDİ HATALAR YAPIYOR
"Çocuğun sonsuz yanlış yapma hakkı ve lüksü var ve bu yanlış yapma hakkını onlara verip daha iyi nasıl olabilir, doğruya nasıl gidebilirim konusunda onlara mihmandarlık yapmakla yükümlüyüz. Büyüme sürecinde onların bazı engelleri rahat ve sağlıklı bir şekilde aşabilmeleri için destek olacağız.
Biz anneler olarak ciddi hatalar yapıyoruz. Çocuklara neyi yapmamaları gerektiğini öğretiyoruz. 'Sana kaç kere söyledim bunu yapma' dersek bu çocuk için bir şey ifade etmez. Özellikle 2.5-3 yaşlarındaki çocuklarda 'me', 'ma' ekleri çocuğun disiplinsiz davranması için kullanılan eklerdir. Bu ekler kadar çocukta olumsuz etki oluşturabilecek bir şey yoktur...
YAPI TAŞLARI YERİNDEN OYNASIN
Peki gelişimin yapı taşları yerinden oynarsa ne olur? Çok iyi bir şey olur. Çocuk yürümeye çalışırken çabalıyor ve düşüyor, çok normal. İlk yürüme dönemindedir ve çok sık düşer. Peki şu boyda dünyanın en güzel varlığı yere düşse ne olabilir, berelenebilir. Aman düşmesin, aman canı acımasın...
Adım adım ve düşe kalka büyüyor çocuklar. Akabinde olgunlaşma geliyor. Peki bu olgunlaşma neler getiriyor. Bekleyebilmeyi, sabredebilmeyi, anlayabilmeyi, kendini tutabilmeyi. Yani sınıra uyabilmeyi, sınırların dışına çıkılmaması gerektiğinin farkına varmayı.
SINIRLARINI BİLMEYEN ÇOCUKLAR
Özgürlüğü sonsuz ve sınırsız bir hak gibi düşünüyor anneler. Özgürlük dediğimiz şey aslında çok ciddi sınırların ve kuralların olduğu, bizi bir çerçevenin içine koyan bir durum aslında... Özgür değil, sınırlarını bilmeyen, nerede nasıl davranacağını bilmeyen bir çocuk modeli çıkıyor karşımıza. Burada çocukların herhangi bir sorumluluğu var mı? En başta söylediğim gibi hayır. Tüm sorumluluk bizde. Eğer bizler bunun farkındaysak bir an önce bu işe el atmalı. Anne baba eğitimleri çok önemli.
Çocuklar bizim ne söylediğimize değil nasıl söylediğimize bakıyorlar. Yolda anneyle yürürken çocuk koşarak gidiyor, takılıyor düşüyor. Düştükten sonra dönüp bakıyor arkaya; annenin havasına göre ya ağlıyor ya ağlamıyor. Düşe kalka büyürken de anne babanın çok müdahale etmemesi lazım. Yani bu dengeyi tutturmak çok kolay değil ama imkansız da değil.