Kuytul soruşturmasının perde arkası! Fişlemeler, eylem planları, para trafiği: Hard disklerde ne var?

Kuytul soruşturmasının perde arkası! Fişlemeler, eylem planları, para trafiği: Hard disklerde ne var?

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Alparslan Kuytul suç örgütü soruşturmasında, örgüt üyelerinin operasyon sonrası delilleri karartma ve hard diskleri kaçırma çabaları güvenlik kamerasına yansıdı. Ele geçirilen dijital verilerin örgütün gerçek amacını ve şemasını ortaya çıkaracağını belirten Askeri Stratejist Doç. Dr. Kemal Olçar, A Haber'de Kuytul yapılanmasının FETÖ, farklı terör ve suç örgütleriyle gizli temaslar kurduğunu belirtti. Olçar, bu yapıların istihbarat servisleri tarafından “kullanışlı aparat” olarak kullanıldığını ve merkezlerinin Avrupa’ya kaydığını söyleyen Olçar, İngiltere ve Almanya tarafından fonlandıkları iddiasını gündeme getirdi.

Güvenlik güçlerinin başarılı operasyonlarıyla köşeye sıkışan karanlık yapılar, suç delillerini yok etmek için gece yarısı operasyonlarına girişti. FETÖ ve Alparslan Kuytul grubuna yönelik yürütülen soruşturmalarda, elden ele kaçırılmaya çalışılan hard disklerin içindeki ihanet şeması ve uluslararası istihbarat ağlarıyla olan bağlantılar A Haber'de deşifre edildi.

DELİL KARARTMA ÇABASININ PERDE ARKASI VE HARD DİSKLERDEKİ SIRLAR

Operasyon sonrası delilleri kaçırma girişiminin nedenlerini değerlendiren Askeri Stratejist Doç. Dr. Kemal Olçar, "İçinde gizli bilgiler var. Fişlemeler var, eylem planları var. Orada belki para akışlarıyla ilgili birtakım faturalar var. Faturada naylon faturadır muhtemelen. Yani değişik birtakım evraklar var. Oradaki hard disklerin içerisindeki bilgilere ulaşsa Emniyet Genel Müdürlüğümüz, Savcılığımız çok büyük ihtimalle örgütün gerçek amacı, gerçek kimliği ve gerçek yapısı ortaya çıkacak. Şema ortaya çıkacak" ifadelerini kullandı.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

FETÖ'NÜN AVRUPA YAPILANMASI VE DİĞER ÖRGÜTLERE SIZMA STRATEJİSİ

Terör örgütlerinin merkez üslerini yurt dışına taşıdığına dikkat çeken Doç. Dr. Kemal Olçar, "Bakın Pensilvanya Londra'ya taşınmış durumda, bunu unutmayın. Çünkü Avrupa bu adamları aldı. Almanya aldı bir grup. Şu anda Almanya'da bir grup besleniyor. Ve bunların hepsinin birbirleriyle mutlaka irtibatı var. FETÖ terör örgütünün liderlik kadrosu Avrupa'ya taşındı ama müridleri, o militanları çeşitli yerlerde. Bir kısmı Türkiye'nin içerisinde, mesela KHK ile idari açıdan ilişiği kesilen kamu kurumlarından ya da özel kurumlardan bu insanlar sokakta geziyor. İkincisi, adli işlem görenlerin bir kısmı hapishanede. Yurt dışına kaçan ve aranan gruplar var, hüküm giymişler. Ve yurt dışındakilerin hepsi bir ülkenin şu anda himayesindeler" sözlerini kaydetti.

Bu yapıların farklı suç ve terör örgütlerine dağıldığını belirten Olçar, "Bir kısmı da özellikle KHK ile atılan ve idari işlem görmüş olan kamu görevlileri ve diğer gruplar, diğer bu tür suç örgütlerinin yani mütedeyyin görünümlü tarikatların suç işlemiş olan kısmına dahil olmuşlar. O yüzden bakın buradakilerin hepsi FETÖ mensubu. Bu tür yapılara dağılmış durumdalar. Suç örgütlerine dahil oluyorlar, bir de terör örgütlerine dahil oluyorlar. Mesela FETÖ mensuplarının bir kısmı PKK'nın içerisinde, PYD'nin içerisinde ya da YPG'nin içerisinde ya da PÇDK dediğimiz Irak kolu içerisinde. Bunların içerisinde askerler de var, anlı şanlı adamlar da var. Anlı şanlı derken zamanında rütbe takmış insanlar da var. Ve suç örgütlerine, terör örgütlerine bunlar dağılmış durumda" şeklinde konuştu.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

TEK ELDEN YÖNETİLEN İSTİHBARAT APARATLARI

Söz konusu yapıların küresel bir merkezden idare edildiğini savunan Doç. Dr. Kemal Olçar, "Bunların hepsinin bence, benim kanaatime göre bir istihbarat topluluğu tarafından kontrol edildiğini düşünüyorum. Yani DAEŞ de öyle, El-Kaide de öyle, işte FETÖ de öyle, ne bileyim bu tür işte Furkancılar dediğimiz, o Süleymancıların içinden çıkan örgüt de öyle. Bir taraftan Alparslan Kuytulcular da öyle. Bunların hepsinin ben tek bir elden yönetildiğine kanaatim tamdır. O yüzden merkez artık Avrupa. Çok büyük ihtimalle. Avrupa'dan bu insanlar yönetiliyor" dedi.

Almanya'daki devasa yapılanmaya dikkat çeken Olçar, "Hatta Almanya'da biliyorsunuz 70 milyon EURO'luk bir yapının içerisinde adamlar sanki resmi bir büyükelçiymiş gibi, bir devletin bile büyükelçiliği o kadar büyük olmaz, 5 bin kişilik odalı hatta bir yapı var. Amerikan Büyükelçiliklerine bakın, Türk Büyükelçiliklerine bakın Avrupa'da, kaç milyon dolarlıktır, kaç kişiliktir? Avrupa'nın en büyük büyükelçiliği şu anda Kosova'da Amerika Birleşik Devletleri'ne ait, o da 5.000 kişilik toplam. Ve bu yapı demek ki gelecekte çok büyük bir operasyon için kullanılacak. Yoksa kimse 70 milyon dolarlık bir yapıyı Almanya olarak bunlara teslim etmez. O yüzden diyorum FETÖ, tekrar söyleyelim, DAEŞ, El-Kaide, Kuytulcular ve Furkancılar dediğimiz örgütler, kimi terör örgütü kimi işte suç örgütü, bunların hepsi istihbarat örgütleri tarafından kullanışlı aparat şeklinde şu anda takdim ediliyor" ifadelerini kullandı.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

GİZLİ BAĞLANTILAR, ULAKLAR VE BYLOCK TRAFİĞİ

Devletin müdahalesiyle büyük bir eylemin engellendiğini belirten Doç. Dr. Kemal Olçar, "FETÖ yapmaya çalıştı defalarca. 17-25 Aralık'tan tutun da 15 Temmuz 2016 akabindeki fiziki ya da hukuki müdahaleler yaptılar. Şimdi bu insanlar da o eyleme geçecekken devlet bunlara el koydu. Bunlarla çünkü FETÖ'nin içerisinde ya da yanında bunların hepsi birbirleriyle gizli bağlantılar kuruyorlar. Yani FETÖ'nün bir mensubu, Kuytulcuların bir mensubuyla çok yakın. Liderlik seviyesinde temasları var ama bunlar ulak kullanıyor, bir de Bylock tarzı çeşitli yapılar kullanıyorlar ve mesajlaşma trafikleri var. İşte hard disklerdeki o çok büyük ihtimalle bilgilerin içerisinde bunlar da var, görüşmeler de var. Hatta mektuplaştıkları ifade ediliyor gizli bir şekilde. Elden ulaklar, adam biniyor uçağa buradan, gidiyor Londra'ya, oradaki ya da Almanya'daki Köln merkezine gidiyor oradan elden mektubu teslim ediyor. Bunların bir kopyaları var hepsinin işte bu hard disklerde" açıklamasında bulundu.

FİNANS KAYNAKLARI: "BAĞIŞ" DEĞİL, YABANCI ÜLKE FONLARI

Örgütün finansal gücünün kaynağına ilişkin çarpıcı bilgiler paylaşan Olçar, "Bütün bunların hepsinin içerisinde bir de büyük bir finans paketi var. Çok büyük paralar var. Bu paralar nereden geliyor? 'Bağışlardan geliyor' açıklaması uygun ve doğru değil. Bağışların tutacağı meblağlar, ki bir kısmı harcanmıştır onların, bunların onda biridir. Geri kalan paraları çok büyük ihtimalle içinde bulunulan ülke tarafından veriliyor. Mesela İngiltere tarafından fonlanıyor. İngiltere tarafından benim bildiğim, ismini vermeyeceğim, bir tarikata aylık 100 bin EURO para aktarılıyor. Çok net, biliyoruz. Şimdi bunlara da bunlar eylemsel örgütler üstelik ve hükümet karşıtı, Türkiye karşıtı, ihanet şebekesi içerisinde yer almış örgütler başka ülkeler tarafından fonlanıyor. Nasıl ki YPG İsveç tarafından, Amerika tarafından fonlanıyorsa bunlar da örtülü fonlanmaya tabiler. Onun için bu yapının İngiltere'nin, Almanya'nın ya da Amerika'nın güdümünden çıkması, talimatından çıkması mümkün değil" dedi.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

AJANLARIN SIZMA YÖNTEMİ VE MODERN LAWRENCE ÖRNEĞİ

Yapıların içine sızan istihbarat elemanlarına değinen Doç. Dr. Kemal Olçar, "Bunların içine sızmış olan istihbarat ajanları da var. Yani MI6, BND, Mossad... Yani o örgütlerin en iyi sızabildiği bu yapılar. Neden? Çünkü mütedeyyinlik adı altında ya da hocamın ifade ettiği muhafazakarlık şemsiyesi altında öyle sızıyorlar ki içeriye, baktığınız zaman hakikaten bir caminin imamı gibi durabilirler görünüş olarak. Hatta yaşam tarzı olarak. Lawrence'ı hatırlayın. Lawrence gece saat 3'te kalkıp durduk yere namaz kılma ihtiyacı hissetmeye başladı bir süre sonra diyor. O kadar içselleştirmiş ki ajanlığı, dolayısıyla bütün İslami şartları, koşulları bir Müslümandan çok daha kat kat fazla yerine getirme ihtiyacı hissediyor. Demek ki bu ajanlara da zemin hazırlanmış bunun içerisinde. Belki de paralel yapı bunun içinde de var. Mesela işte Kuytul, Alparslan Kuytul örgütünün içerisinde paralel bir yapı var, ajanlardan mürekkep. Onlardan talimat alıyorlar" ifadelerini kullandı.

ALPARSLAN KUYTUL'UN SKANDAL AÇIKLAMALARI

Alparslan Kuytul'un skandal açıklamaları da programda konuşulurken, bunlar arasında en çok dikkat çeken bölümler ise Kuytul'un FETÖ ve Başkan Erdoğan hakkındaki sözleri oldu. Kuytul'un 15 Temmuz gecesi, "Bu darbe Müslümanların hayrına olsun" dediği, darbe girişimini FETÖ'nün gerçekleştirmediğini savunduğu ve girişimin arkasında devletin olduğunu öne sürdüğü ifade edildi. Kuytul'un, "Zaman gazetesine abone olmak ölçü olamaz, ByLock bile ölçü değil" şeklindeki sözleri ile FETÖ soruşturmalarını "din düşmanı bir komitenin projesi" olarak nitelendirdiği de hatırlatıldı. Ayrıca Kuytul'un Başkan Erdoğan'a yönelik "Kalemi kırıldı" şeklindeki sözleri de programda gündeme getirildi.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

Bu söylemlerin cesaret kaynağını sorgulayan Olçar, "Bir de bunu açıkça yapıyor. Yani gizlemiyor. Bakın basın açıklamaları bunlar değil mi çoğu? Yani kamuya açık alanlarda, platformlarda bunu açık açık söylüyor. Darbe olmuş, hadi öncesi onu da anlamam da olmamış darbe henüz daha. Ama olmuş, bitmiş, açığa çıkmış. 5.000-6.000 sayfalık klasörlerce dosya hazırlanmış. Böyle bir sahnede bile çıkıyorsun ve sen diyorsun ki: 'FETÖ bir terör örgütü değildir. FETÖ mensupları mütedeyyin insanlardır, saf Müslümanlardır. Darbeyle de ilişkisi yoktur. Ve bunu devlet yapmıştır.' Ya bunu açıkça söylemek hangi güçten cesaret aldığı anlamına gelir? Benim kanaatime göre; böyle bir güç arkada çok büyük bir taahhüt vermiştir buna. İngiltere'si, Almanya'sı... Ve bu ülkeler bunlara bir vaatte bulunmuşlar, FETÖ'ye bulundukları gibi" sözleriyle tepki gösterdi.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü)

TARİHTEKİ İHANET VAATLERİ VE GÜNÜMÜZDEKİ KUŞATMA

Durumu tarihsel bir örnekle açıklayan Doç. Dr. Kemal Olçar, "100 yıl öncesine gidin. Hatırlayın, işte Mısır İngiliz Valisi çıkıp Hicaz Emiri'ne, Şerif Hüseyin'e vaatlerde bulunuyordu o zamanlar. 'Seni kral yapacağız, Arap topluluğunun imparatoru yapacağız' demişlerdi. Ve Hicaz Emiri ayaklandı bu taahhüdün üstüne. Sonra baktılar ki aynı İngiliz Vali, üç kişiye daha aynı taahhütte bulunmuş. Ya öyle bir yapının artık kuşatması altına girmişler. Fonlanıyorlar oradan, taahhütler veriliyor, destekleniyor. İçinde ajanları var. Hatta bunları ölümle falan da tehdit ediyor olabilirler" değerlendirmesinde bulundu.

Son olarak devletin bu yapılara karşı kararlılığını vurgulayan Olçar, "Çünkü artık 15 Temmuz sonrası insanların FETÖ terör örgütü tarafından yapılan büyük, hain kalkışma, şehitlerimiz, yaralılarımız var, bunlara rağmen siz hala daha ısrarla bu amacınızı söylüyorsanız, ben onu tek başına büyük bir adammış şeklinde okumam. Arkada mutlaka bir güç olduğu algısı bende oluşur. Aralarında temas olduğu ortaya çıkacak. İnanç sistemleri adı altında kurgulanmış ve onu kapak gibi kullanan bu tür yapılara da devletin enjekte olması lazım ve sızması lazım" diyerek konuşmasını noktaladı.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin