1 Mayıs: Emeğe değerin adı! Geçmişin acısı, bugünün dayanışması
Türkiye’de 1 Mayıs, uzun yıllar boyunca gerilim ve acıyla anılan bir günken, son dönemde yapılan düzenlemelerle “Emek ve Dayanışma Günü” kimliğine kavuştu. Çalışma hayatına yönelik reformlar, sosyal güvenlik sistemindeki dönüşüm ve ücret politikaları, emeğin konumunu yeniden tanımlayan bir sürecin parçası olarak öne çıkıyor.
Türkiye, Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde çalışma hayatında sessiz bir devrime imza attı. Yıllarca şiddet, çatışma ve acıyla anılan 1 Mayıs, AK Parti döneminde "Emek ve Dayanışma Günü" olarak tescillenerek gerçek bir işçi bayramına dönüştürüldü. Taşeron sistemine son verilmesinden EYT kördüğümünün çözümüne, asgari ücretteki tarihi artışlardan sendikal hakların anayasal güvenceye alınmasına kadar atılan dev adımlar, "Türkiye Yüzyılı"nı emeğin ve alın terinin yüzyılı yapma kararlılığını tüm dünyaya ilan etti.
ACININ TARİHİNDEN KARDEŞLİĞİN BAYRAMINA
1 Mayıs, dünya genelinde işçilerin insanca çalışma şartları için başlattığı bir mücadele olsa da Türkiye'de uzun yıllar boyunca yasakların, gerilimlerin ve provokasyonların gölgesinde kaldı. Özellikle 1977 yılında Taksim Meydanı'nda yaşanan ve 34 kişinin hayatını kaybettiği kanlı olaylar, hafızalarda derin yaralar açtı. Siyasetin krizlerle boğuştuğu o karanlık dönemlerde her bahar gelişi vatandaş için bir tedirginlik kaynağı oldu. Ancak 2009 yılı, bu makus talihin değiştiği bir kırılma noktası oldu. Başkan Recep Tayyip Erdoğan, "İşçi ve işverenlerimizle, çiftçi ve üreticilerimizle, sendikalarımızla, tüm çalışanlarımızla birlikte Türkiye'yi çok daha güçlü yarınlara hep birlikte taşıyacağız. Türkiye Yüzyılı'nı, 'Emeğin ve Alın Terinin Yüzyılı' yapmak için elimizden gelen her türlü gayreti göstereceğiz" ifadelerini kullanarak 1 Mayıs'ı resmi tatil ve "Emek ve Dayanışma Günü" ilan etti.
1 Mayıs’ın resmi tatil ilan edildiği 2009 tarihli yasal düzenleme foto: ahaber.com.tr
KRONİKLEŞEN SORUNLAR BİRER BİRER ÇÖZÜLDÜ
AK Parti hükümetleri döneminde çalışma hayatının on yıllardır bekleyen yapısal sorunlarına neşter vuruldu. Milyonlarca çalışanı ilgilendiren taşeron sistemi, 2018 yılında hayata geçirilen tarihi düzenleme ile kamu sektöründe sona erdirildi ve yüz binlerce işçi kadro güvencesine kavuştu. Çalışma hayatının en büyük kördüğümlerinden biri olan EYT meselesi de yine bu dönemde çözüme kavuşturuldu. Başkan Erdoğan, "Emeklilik hakkının kullanılmasında herhangi bir yaş sınırı uygulanmayacaktır" sözleriyle 2,5 milyon vatandaşın emeklilik hayalini gerçeğe dönüştürdü. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ise, "İşçimizin, emekçimizin hakkının korunması her zaman öncelikli meselemiz olmuştur" diyerek hükümetin emekçiye bakış açısını bir kez daha vurguladı.
Çalışma hayatına ilişkin sosyal ve ekonomik düzenlemeler foto:ahaber.com.tr
ASGARI ÜCRETTE TARİHİ ARTIŞ VE VERGİ DESTEĞİ
Çalışanların alım gücünü korumak adına asgari ücrette yıllara sari ciddi artışlar yapılırken, devrim niteliğinde bir adım daha atılarak asgari ücretten gelir ve damga vergisi kaldırıldı. Enflasyon karşısında işçiyi ezdirmeme kararlılığını vurgulayan Başkan Erdoğan, "Hedefimiz insanlarımızın fahiş fiyat artışı ve yüksek enflasyon sebebiyle gerileyen alım gücünü eskisinin de üzerine çıkartmaktır" ifadeleriyle ekonomi politikalarının merkezine insanı ve emeği koyduklarını belirtti. Bunun yanı sıra en düşük emekli maaşları artırıldı, 3600 ek gösterge düzenlemesi yapıldı ve öğretmenlik meslek kanunu yasalaştırılarak kamu personeline yeni haklar tanındı.

