Çağla Tuğaltay cinayetinde 26 yıllık sır: Madde bağımlıları detayı ortaya çıktı
2000 yılında vahşice katledilen 15 yaşındaki Çağla Tuğaltay cinayetinde kritik bir gelişme yaşandı. Adalet Bakanlığı’nın faili meçhul dosyalar için kurduğu özel ekip, yıllardır çözülemeyen dosyayı yeniden gündeme aldı. Ailenin dile getirdiği yeni şüpheler ve mevcut deliller soruşturmayı farklı bir yöne taşıyabilir.
Türkiye'nin yüreğini sızlatan ve 26 yıldır karanlıkta kalan Çağla Tuğaltay cinayeti için Adalet Bakanlığı'ndan gelen hamle, acılı aileye taze bir umut ışığı oldu. 15 yaşında, okul üniformasıyla kendi evinde vahşice katledilen genç kızın failinin bulunması için dosya yeniden mercek altına alınıyor. Anne Gülnur Tuğaltay'ın mücadelesi ve ortaya atılan yeni iddialar, "Katil aramızda mı?" sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
ADALET BAKANLIĞI'NDAN "FAİLİ MEÇHUL" HAMLESİ
Yıllardır bir sonuç alınamayan dosyalarda düğümü çözecek adım Adalet Bakanlığı'ndan geldi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Ceza işleri genel müdürlüğü'nde bir daire başkanlığı kurduk. Bu şekilde faili meçhul bazı dosyaları, her dosya değil, bunları arkadaşlarımız inceleyecekler, bakacaklar; eksiklik varsa ilgili savcı, başsavcı arkadaşa iletecekler." ifadelerini kullandı. Bakanın bu sözleri, 2000 yılından bu yana adalet bekleyen Tuğaltay ailesi için büyük bir dönüm noktası oldu.
"O HEP 15 YAŞINDA KALDI"
Kızının acısını ilk günkü gibi yüreğinde taşıyan anne Gülnur Tuğaltay, "En son Çağla'yı gasilhanede gördüm. Belki evlenecekti, çocuğu olacaktı, şu an 41 yaşında olacaktı; o hep 15 yaşında kaldı." sözleriyle yürekleri dağladı. 26 yıldır adaletin peşini bırakmadığını vurgulayan acılı anne, "26 yıldır bunun mücadelesini veriyorum zaten. 20 yıl da süreyi uzatmayı başardım. İnşallah Bakan Bey'in emriyle dosya yeniden sıfırdan ele alınacak. Bu bizi çok heyecanlandırdı ve umutlandırdı." şeklinde konuştu.
Cinayetin hemen ardından basında yer alan haberlerde cinayet ayrıntılarıyla anlatıldı.
MUTFAKTAKİ PARMAK İZİ VE SIR DNA
Cinayetin işlendiği gün mutfakta bulunan parmak izleri ve Çağla'nın tırnakları arasındaki DNA örnekleri en büyük delil olarak dosyada yer alıyor. Ancak geçen çeyrek asra rağmen bu izlerin sahibi bir türlü tespit edilemedi. Anne Tuğaltay, "Apartmandan evet, parmak izi ve DNA alınmayan insanlar olmuş. Eşleşecek kimseyi bulamadık. Interpol vasıtasıyla da 'Acaba yurt dışına gitmiş olabilir mi?' diye dolaşıma çıkartıldı, oradan da bir sonuç gelmedi." ifadeleriyle süreci anlattı.
BODRUM KATTAKİ KORKUNÇ ŞÜPHE
Dosyaya yeni eklenen ve kan donduran detay ise apartmanın bodrum katıyla ilgili oldu. Katilin giriş-çıkış güzergahına dair şüphelerini paylaşan anne Gülnur Tuğaltay, "Bilmediğim şeyler çıktı ortaya. Bizim bodrum katta uyuşturucu kullananlar varmış. Bodrum kattan apartmanın içine giriş de var, o bodrum katın arka kapısı da var. Yani apartmanın içinden gelip arka kapıdan çıkma ihtimali var katilin ya da katillerin." sözleriyle madde bağımlıları üzerindeki şüpheye dikkat çekti.
Soruşturma uzun yıllar boyunca basın tarafından yakından takip edildi.
MEZARLARIN AÇILMASI TALEBİ: FETHİ KABİR İSTİYORUZ
Gerçeklerin ortaya çıkması için her yolu deneyen Tuğaltay ailesi, şimdi de şüpheli görülen ancak hayatta olmayan kişilerin mezarlarının açılmasını istiyor. Gülnur Tuğaltay, "Şimdi Bakan Bey'in talimatıyla tekrardan dosyanın ele alınmasını bekliyoruz. DNA örnekleri alınmasını, vefat edenler var, fethi kabir istiyoruz Bakan Bey'den." ifadelerini kullanarak adaletin yerini bulması için sonuna kadar gideceklerini vurguladı.