Büyük savaşın ayak sesleri: İran bir prova mı?

Küresel dengeler sarsılıyor, İran merkezli gerilim daha büyük bir savaşın provası mı? Uzmanlara göre savunma harcamalarındaki artış ve bölgesel çatışmalar, yeni bir küresel kırılmanın habercisi. Uluslararası örgütler yetersiz kalırken, Türkiye gibi yükselen güçlerin daha adil bir dünya düzeninde kilit rol üstlenmesi bekleniyor.
Dünya, savunma sanayii ve askeri dengeler açısından tarihin en kritik virajlarından birinden geçiyor. Küresel güçler arasındaki hegemonya mücadelesi ve savunma bütçelerindeki devasa artışlar, akıllara tek bir soruyu getiriyor: İran üzerinden yürüyen gerilim, aslında çok daha büyük bir dünya savaşının provası mı? Uzman isimler A Haber ekranlarında, "Pax Americana" düzeninin sarsıldığını ve uluslararası örgütlerin işlevsizleştiği bu yeni süreçte, Türkiye gibi yükselen güçlerin adil bir dünya düzeni için anahtar rol oynayacağını vurguluyor.
PAX AMERICANA'YA ÇİN VE KÜRESEL GÜNEY İTİRAZI
Küresel sistemin savunma alanında köklü bir paradigma değişiminden geçtiğini belirten uzmanlar, "Soğuk Savaş dinamiklerinin yerini yeni bir sistemsel dönüşüme bıraktığını görüyoruz" tespitinde bulundu. Amerika'nın tek kutuplu güç olma iddiasının artık dünyada karşılık bulmadığını ifade eden stratejistler, "Pax Americana olarak adlandırılan Amerikan barışına en büyük itiraz Çin'den geliyor. Çin, Amerika'nın bu stratejisini yıkarak kendisini küresel güneyin hamisi ve yeni bir kutup olarak konumlandırmak istiyor" ifadelerini kullandı.
(foto:ahaber.com.tr)
BÖLGESEL ÇATIŞMALAR KÜRESEL SAVAŞIN HABERCİSİ Mİ?
Savunma sanayiindeki harcamaların sadece niceliksel değil, niteliksel olarak da derinleştiğine dikkat çekiliyor. Ülkelerin rakiplerine karşı stratejik avantaj elde etmek için portföylerini genişlettiğini belirten uzmanlar, "Savunma alanındaki bu niteliksel derinleşme; bugün İran, Orta Doğu ve Rusya-Ukrayna hattında gördüğümüz bölgesel savaşlar için aslında bir katalizör görevi görüyor" sözleriyle tehlikenin boyutuna işaret etti. Tarihteki benzer süreçlere atıfta bulunan analistler, "Bölgesel savaşlar, küresel bir çatışmanın provası niteliğindedir. Tıpkı İkinci Dünya Savaşı öncesindeki İspanya İç Savaşı gibi, bugün de İran ve çevresindeki gerilimler güç dengelerinin yeniden düzenlenmesi için bir prova teşkil ediyor" değerlendirmesinde bulundu.
(foto:ahaber.com.tr)
ULUSLARARASI ÖRGÜTLER BATI GÖLGESİNDE KALDI
Küresel örgütlerin krizler karşısında yetersiz kalması, yeni dünya düzeninde reform tartışmalarını da beraberinde getirdi. Mevcut kurumların çoğunun Batı dünyasının gölgesinde kurulduğunu ifade eden uzmanlar, "Amerika'nın bu kurumlara karşı takındığı tavır, çözüm üretilmesini engelliyor. Artık dünya değişti ve bu kurumların güçlendirilmesi, yapısal bir değişime gitmesi şart" dedi.
(foto:ahaber.com.tr)
DAHA ADİL BİR DÜNYA İÇİN TÜRKİYE'NİN ROLÜ
Uluslararası sistemdeki tıkanıklığın aşılması için orta ölçekli güçlerin etkinliğinin artması gerektiğini vurgulayan uzmanlar, "Türkiye, Hindistan, Çin ve Vietnam gibi ülkelerin uluslararası kuruluşlardaki pozisyonları güçlenmeli. Bu ülkelerin ağırlığının artması, çok daha adil bir dünya düzeninin kapılarını aralayacaktır" ifadelerini kullanarak Türkiye'nin küresel diplomasideki stratejik önemine dikkat çekti.


