Küresel gücün anahtarı uranyum hakkında bilinmeyen gerçekler

Dünyadaki uranyum rezervlerinin dağılımı, kullanım alanları ve özellikle yüzde 90 seviyesinde zenginleştirilmesi durumunda ortaya çıkacak nükleer tehdit, uluslararası arenada tansiyonu yükseltiyor. Uzmanlar uranyumun önemini ve ülkelerin uranyum stratejisini A Haber'de analiz etti.
Radyoaktif bir element olan uranyum, nükleer enerjiden devasa kitle imha silahlarına kadar geniş bir yelpazede kullanılarak küresel güç dengelerinin tam merkezinde yer alıyor. Enerji Uzmanı Prof. Dr. Şenay Yalçın ve Enerji Analisti Dr. Cihad Terzioğlu, dünyanın kaderini belirleyen bu stratejik madenin bilinmeyenlerini ve İsrail-İran hattındaki nükleer krizin perde arkasını A Haber'e anlattı.
URANYUM NEDİR VE ENERJİSİ NEREDEN GELİYOR?
Enerji Uzmanı Prof. Dr. Şenay Yalçın, uranyumun doğası hakkında, "Uranyum, radyoaktif elementler grubunda yer alan bir element. Kendiliğinden dışarıya enerji tanecikleri, enerji dalgaları yayan bir element" ifadelerini kullandı. Bu stratejik maddenin atomik yapısına ve jeopolitik önemine dikkat çeken Enerji Analisti Dr. Cihad Terzioğlu ise, "Doğada bulunan, çok yoğun ve aslında jeopolitik riskler barındıran bir metal. Yoğun olmasını ve enerji barındırmasının sebebi ise yanıcı olabilmesinden gelir. Atomu parçalanabilir bir atomdur. Bu parçalanabilirlik özelliği uranyumu zenginleştirildiğinde çok büyük enerji barındırmasını sağlar" sözleriyle tehlikenin ve gücün boyutunu aktardı. Prof. Dr. Yalçın ayrıca nükleer reaksiyonlarda ve silahlarda bize asıl yararlı olan ve çok az bulunan izotopun Uranyum 235 olduğunu belirtti.
Fotoğraf: ahaber.com.tr
TIP, ENERJİ VE DEHŞET VERİCİ SİLAHLAR
Uranyumun kullanım alanlarının sanıldığından çok daha hayatın içinde olduğunu belirten Dr. Cihad Terzioğlu, "Uranyumu hemen duyduğumuzda korkmamalıyız ama hangi amaçla, hangi niyetle konulduğuna göre hayatımızın her anlamında karşılaştığımızı bilmeliyiz" şeklinde konuştu. Terzioğlu, maddenin sivil alanda nükleer tesislerde suyun ısıtılarak buhardan elektrik üretilmesinde, gıdanın hijyeninde, kanser tedavisinde ve denizaltıların yakıt ikmalinde kullanıldığını vurguladı. Madalyonun diğer yüzündeki askeri ve yıkıcı kullanımlara değinen Prof. Dr. Şenay Yalçın ise, "Nükleer enerji üretiminde kullanılacağını söyledik. Zırhlamada kullanılır. Nükleer denizaltılar var, nükleer kruvazörler var, nükleer uzay araçları var, nükleer uçak gemileri var" ifadelerini kullanarak uranyumun savaş endüstrisindeki kritik rolünü özetledi.
Fotoğraf: ahaber.com.tr
DÜNYA REZERVLERİ KİMLERİN ELİNDE?
Küresel güç dengelerini etkileyen en önemli faktörlerden biri de uranyum rezervlerinin dünyadaki dağılımı. Prof. Dr. Şenay Yalçın, "Uranyum rezervleri dünyanın her yerine adil dağılmış değil. Belli bölgelere toplanmış durumda. Söz gelimi Avustralya'da yüzde 28 rezerv bulunuyor" sözleriyle aktardı. Ancak ticari potansiyel ve üretim açısından merkezin Orta Asya olduğunu vurgulayan Dr. Cihad Terzioğlu, "Uranyumun dünyadaki merkezi diyebileceğimiz yer Orta Asya'da bir ülke: Kazakistan. Kazakistan uranyumun tabiri caizse başkentidir. Hem çıkarılma amacıyla, ticari kullanılabilme amacıyla hem de maliyet anlamıyla Kazakistan başı çeker" ifadelerini kullandı. Uzmanlar, dünyada tespit edilmiş 6 ile 8 milyon ton arasındaki rezervin Nijer, Kanada, Rusya, Brezilya ve İran gibi ülkelerde de bulunduğunu belirtti.



