İran meydanlarında direniş alevi! Trump’a sert mesaj: Ateşkes yok sonuna kadar mücadele!

İran’da gerilim her geçen gün tırmanırken, Tahran başta olmak üzere ülke genelinde meydanlar dolup taşıyor. Tam 34 her akşam İnkılap Meydanı'nı hıncahınç dolduran kalabalıklar, "Ateşkes yok sonuna kadar mücadele" söylemleriyle sahayı boş bırakmadı. A Haber Tahran Muhabiri Ekber Karabağ ateş hattındaki son durumu ve atmosferi canlı yayında aktarıldı.
ABD-İsrail-İran harbi ABD Başkanı Donald Trump'ın "savaşa devam" sözleriyle yeni bir boyuta evrilirken, Tahran'da bulunan İnkılap Meydanı bir kez daha hareketli saatlere sahne oldu. Trafiğe kapatılan meydanda akşam saatlerinden itibaren kalabalıklar toplanmaya başladı. Günlerdir süren bu yoğunluk, gecenin ilerleyen saatlerine kadar devam ediyor. Saatler gece yarısını, hatta zaman zaman ileri saatleri gösterse bile meydandaki hareketlilik dinmiyor.
TAHRAN'DA MEYDANLAR DOLUP TAŞIYOR
A Haber Muhabiri Ekber Karabağ, miting alanına ilişkin bilgi vererek, "Kalabalıkların ellerinde İran bayrakları, hoparlörlerden yükselen hamasi marşlar ve sloganlar dikkat çekerken; meydanda zaman zaman ibadetler gerçekleştiriliyor, vatandaşlara çeşitli ikramlar dağıtılıyor." dedi. A Haber ekibi bölgede yaşananları anbean aktarırken Ekber Karabağ, "direniş nöbetine" ve atmosfere ilişkin dikkat çekerken şu açıklamalarda bulundu:
(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)
IRAK'TAN GELEN DESTEK DİKKAT ÇEKTİ
"Meydandaki en dikkat çekici unsurlardan biri de İran dışından gelen destekler oldu. Irak'tan gelen kalabalık bir grubun kurduğu çadırda, İranlılara ikramlarda bulunulduğu görüldü. Günler önce uzun bir konvoyla ülkeye giriş yapan Iraklı grubun, meydandaki varlığı "bölgesel dayanışma" mesajı verdi.
(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)
TRUMP'IN SERT SÖZLERİNE İRAN'DAN NET YANIT
ABD cephesinden gelen açıklamalar ise tansiyonu daha da yükseltti. Donald Trump'ın İran'ın ekonomik ve altyapı hedeflerini vurabileceklerine yönelik tehditleri, Tahran'da sert karşılık buldu. İran yönetimi, bu açıklamaları 'zaman kazanmaya yönelik bir baskı politikası' olarak değerlendirirken, müzakere konusuna da mesafeli bir yaklaşım sergiliyor.







