Kızıldeniz’de Türk denklemi I A Haber’de çarpıcı analiz: Afrika Boynuzu’nda oyun bozan strateji
Türkiye’nin son 23 yılda Afrika kıtasında yürüttüğü sessiz ama derinden strateji, küresel güçlerin bölgedeki kirli planlarını altüst etti. Enerji arz güvenliğinden Kızıldeniz’deki seyrüsefer trafiğine kadar kritik bir rol üstlenen Ankara, Etiyopya ve Somali arasındaki gerilimde barışın anahtarı olurken; İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin bölgedeki ayrılıkçı faaliyetlerine karşı "Türk Denklemi"ni devreye soktu. A Haber’e konuşan uzman isim, Türkiye’nin Afrika’daki etkinliğinin sadece bir ticaret hamlesi değil, küresel bir oyun kurucu hamlesi olduğunu vurguladı.
Afrika Boynuzu'nda yükselen gerilim, Nil krizi, Süveyş hattındaki güvenlik mücadelesi ve ayrılıkçı hareketler bölgeyi küresel güçlerin rekabet alanına dönüştürürken, A Haber'e konuşan Ortadoğu Uzmanı Mete Sohtaoğlu, Türkiye sahaya koyduğu "Türk denklemi" ile İsrail ve BAE eksenine karşı yeni bir stratejik hat oluşturduğunu belirtirken Akademisyen ve Siyaset Bilimci Prof. Dr. Burak Küntay ise Türkiye'nin dış politikada geldiği noktaya ve Afrika hamlesine ilişkin konuştu.
23 YILLIK STRATEJİK VİZYONUN MEYVELERİ TOPLANIYOR
Afrika Boynuzu sorunu; Doğu Afrika'da küresel ticaret ve enerji hatları açısından kritik öneme sahip bölgede su krizi, denize erişim mücadelesi, iç savaşlar, ayrılıkçı hareketler ve küresel güç rekabetinin iç içe geçmesiyle oluşan çok katmanlı bir jeopolitik kriz olarak öne çıkarken, Türkiye'nin son 23 yılda geliştirdiği Afrika politikası bu karmaşık denklemin merkezinde stratejik bir rol üstleniyor.
(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)
Türkiye'nin Afrika politikasının tarihsel önemine dikkat çeken Akademisyen ve Siyaset Bilimci Prof. Dr. Burak Küntay, "Sayın Cumhurbaşkanı'nın başlattığı Afrika hamlesi, Türk dış politikasının en önemli adımlarından biridir ve bunun ne demek olduğunu birçok kişi ileride çok daha net anlayacaktır." sözleriyle aktardı.
Bölgedeki ticari ve siyasi varlığın Türkiye'yi etkin hale getirdiğini belirten Küntay, "Afrika Boynuzu'ndaki kilit noktalar büyük güçlerin kontrolü altına girmeye çalışılıyor; Somaliland gibi yapılar ancak arkasındaki güçlerin desteğiyle ayakta kalabiliyor. Bu noktada Süveyş Kanalı güvenliği için İsrail, ABD ve Suudi Arabistan bölgede hüküm sürmeye çalışırken Türkiye stratejik bir denge unsuru olarak öne çıkıyor." ifadelerini kullandı.
(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)
SU SAVAŞLARINDAN BARIŞ KÖPRÜSÜNE: ANKARA'NIN ARABULUCULUĞU
Afrika Boynuzu'nda beklenen büyük savaş tehlikesine işaret eden Ortadoğu Uzmanı Mete Sohtaoğlu, "Etiyopya'nın Nil Nehri üzerine yaptığı Rönesans Barajı, Mısır ile Etiyopya'yı savaşın eşiğine getirdi çünkü bu su krizi bölge için bir açlık riski taşıyor." değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye'nin bu noktada hayati bir görev üstlendiğini vurgulayan Sohtaoğlu, "Ankara, Somali ve Etiyopya arasındaki gerilimde barış bölgesi modelini masaya koyuyor. Etiyopya'nın Kızıldeniz'e lojistik erişimini Somali limanları üzerinden barışçıl yollarla sağlamayı hedefleyen bu model, bölgedeki çatışma tantanalarını dindirebilir." sözleriyle aktardı.


