Dünya yeni bir savaşın eşiğinde mi? 1914'teki o senaryo yeniden devrede
Küresel güçler arasındaki sert rekabet, art arda gelen nükleer tehditler ve Ukrayna’dan Gazze’ye uzanan kriz hatları, dünyayı 1914 öncesinin karanlık atmosferine sürüklüyor. Üçüncü Dünya Savaşı ihtimalinin yüksek sesle tartışıldığı bu süreçte Türkiye, tarihî tecrübesiyle denge, diplomasi ve arabuluculuk rolünü ön plana çıkararak gerilimin değil çözümün adresi olmayı sürdürüyor. A Haber ekibinin hazırladığı özel dosya, küresel kaosun ayak seslerini tüm yönleriyle gözler önüne seriyor.
Küresel güçlerin bilek güreşi, gerilen fay hatları ve peş peşe gelen nükleer tehditler... Dünya, 1914 yılında Birinci Dünya Savaşı'nı başlatan o karanlık sürece ürkütücü derecede benzer bir kaosun içine sürükleniyor. Saraybosna'da patlayan o tek kurşunun yerini bugün Ukrayna'dan Orta Doğu'ya, Tayvan Boğazı'ndan Kızıldeniz'e uzanan çoklu krizler alırken; Türkiye, tarihî tecrübesiyle "üstünlerin hukukuna" karşı "hukukun üstünlüğünü" savunarak barışın ve dengenin kalesi olmaya devam ediyor.
A Haber'in hazırladığı özel dosya, küresel felaketin ayak seslerini mercek altına alıyor.
(foto:ahaber.com.tr)
TARİH TEKERRÜR MÜ EDİYOR? 1914'TEN BUGÜNE KARANLIK MİRAS
Dünya, tıpkı Birinci Dünya Savaşı öncesinde olduğu gibi büyük güçlerin sert rekabetine sahne oluyor. 1914 öncesi ittifakların keskinleşmesi ve küresel fay hatlarının gerilmesi, bugün modern silahlarla yeniden canlanıyor. O dönemde Balkanlar'da patlayan tek bir kurşun milyonların hayatını karartırken, bugün benzer bir zincirleme tepki riski tüm dünyayı tehdit ediyor.
(foto:ahaber.com.tr)
Dönemin tanığı Winston Churchill, "Bizi yıkmaya çalışan bir grup azılı düşmanla karşı karşıyayız. Özgür insanlar için her şeyi savunmak için buradayız. Bu nesil ikinci kez dünya savaşı felaketine şahitlik ediyor" sözleriyle o karanlık günleri özetlerken; savaştan sonra ise, "Şundan son derece eminim ki, bugün kendi kaderimizin efendileri biziz. İnandığımız sürece zafer bizim olacaktır" ifadelerini kullanmıştı.





