Türkiye bu filmi görmüştü! İlker Başbuğ Can Ataklı ve Boğaziçi eylemleri... Yeni bir ayaklanma girişimi mi?
Önce eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un 27 Mayıs darbesini meşrulaştırmaya çalışan açıklaması, ardından gazeteci Can Ataklı'nın darbe iması ve hemen peşinden Boğaziçi Üniversitesi'nde provokasyon... Peki neler oluyor? 1969'da ODTÜ'yü karıştıran ve 12 Mart muhtırasına giden yolu açan o provokasyon yeniden mi sahnede? Bu kez figüranlar kim? Tüm bu soruların yanıtı analiz haberimizde...
Türkiye ne zaman başını kaldırsa uluslararası arenada ben de varım dese darbe ya da muhtıralarla istikrarsızlaştırılıyor, içine kapatılıyordu. 27 Mayıs... 12 Mart... 12 Eylül.. 28 Şubat... Gezi...15 Temmuz...
Ülke 3-5 cente muhtaç hale getiriliyordu.
Ancak Türkiye, sistem değişikliği ve Cumhur İttifakı ile istikrarı yakalıyor, Doğu Akdeniz'den Kafkaslara, Ortadoğu'dan Afrika'ya, Atlantik-Avrasya ekseninde yeni oyun kurucu ülke konumuna geliyordu.

İşte tam da bu noktada kökü dışarıda, eski vesayet kalıntıları talimat almışcasına yeniden harekete geçiriliyordu.
Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ yaptığı açıklama ile 27 Mayıs darbesine meşruiyet kazandırmaya çalışırken, gazeteci Can Ataklı darbe imasında bulunuyordu.

Ardından Boğaziçi Üniversitesi'ne yapılan rektör atamasını protesto etme bahanesi ile üniversite gençliği, aralarına sızan militanlarca provokasyona sürükleniyordu.
Üstelik CHP İstanbul İl Başkanı ve bazı milletvekileri bu provokasyonu alkışlıyor Gezi kalkışmasına benzetiyordu.




