Yüce kitabımız Hz. Peygamber’i (s.a.v.) anlatıyor

Yüce kitabımız Hz. Peygamber’i (s.a.v.) anlatıyor

Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik. (Enbiya, 107)

Yüce kitabımız Hz. Peygamber’i s.a.v. anlatıyor

De ki: Ey insanlar! Şüphesiz ben Allah'ın hepinize gönderdiği bir elçisiyim. (Araf, 158)

Yüce kitabımız Hz. Peygamber’i s.a.v. anlatıyor

Sen sadece bir uyarıcısın. (Fatır, 23)

Yüce kitabımız Hz. Peygamber’i s.a.v. anlatıyor

(Ey Muhammed) Sabırlı ol! Çünkü Allah güzel iş yapanların mükâfatını zayi etmez. (Hud, 115)

Yüce kitabımız Hz. Peygamber’i s.a.v. anlatıyor

Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat o, Allah'ın Resulü ve Peygamberlerin sonuncusudur. (Ahzab, 40)

Yüce kitabımız Hz. Peygamber’i s.a.v. anlatıyor

De ki: Ey İnsanlar! Ben, Allah'ın sizin hepinize gönderdiği bir elçisiyim. (Araf, 158)

Yüce kitabımız Hz. Peygamber’i s.a.v. anlatıyor

Nun. Kaleme ve yazdıklarına andolsun ki (Resulüm) sen, -Rabbinin nimeti sayesinde- mecnun değilsin. Hiç şüphesiz senin için bitip tükenmeyen bir mükâfat vardır. Sen elbette yüce bir ahlak üzerinesin. (Kalem, 1-4)

Yüce kitabımız Hz. Peygamber’i s.a.v. anlatıyor

Ey bürünüp sarınan (Resulüm) kalk ve (insanları) uyar. Sadece Rabbini yücelt. (Müdessir, 1-3)

Yüce kitabımız Hz. Peygamber’i s.a.v. anlatıyor

Her ümmet içinde kendi nefislerinden onların üzerine şahit getirdiğimiz gün, seni de onların üzerinde bir şahit olarak getireceğiz. (Nahl, 89)

Yüce kitabımız Hz. Peygamber’i s.a.v. anlatıyor

Ey Peygamber gerçekten biz seni bir şahit, bir müjdeci, ve bir uyarıcı olarak gönderdik. Ve kendi izniyle Allah'a çağıran ve nur saçan bir çerağ olarak (gönderdik) (Ahzab, 45-47)

Yüce kitabımız Hz. Peygamber’i s.a.v. anlatıyor

Allah ve Resûlü bir meselede hüküm verdiği zaman, inanan bir erkek ve kadına artık o işte kendilerine göre (başka) tercih hakları yoktur. Kim Allah'a ve Resulüne karşı gelir (onlar tarafından verilmiş hükümleri beğenmez, kendi tercihlerine önem verirse kesinlikle o apaçık bir sapıklıkla sapmış olur. (Ahzab, 36)

Yüce kitabımız Hz. Peygamber’i s.a.v. anlatıyor

Hayır! Rabbine andolsun ki onlar, aralarında çıkan çekişmeli işlerde seni hakem yapıp, sonra da verdiğin hükme içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın, tam bir teslimiyetle boyun eğmedikçe iman etmiş olmazlar. (Nisa, 65)

Yüce kitabımız Hz. Peygamber’i s.a.v. anlatıyor

Gecenin bir kısmında da uyanarak sana mahsus fazla bir ibadet olmak üzere teheccüd namazı kıl ki, Rabbin seni Makam-ı Mahmud'a ulaştırsın. (İsra, 79)

Yüce kitabımız Hz. Peygamber’i s.a.v. anlatıyor

İnkâr edenler, Allah yolundan alıkoyanlar ve kendilerine hidayet yolu belli olduktan sonra Peygamber'e karşı gelenler hiçbir şekilde Allah'a zarar veremezler. Allah, onların amellerini boşa çıkaracaktır. Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Peygamber'e itaat edin. Amellerinizi boşa çıkarmayın. (Muhammed, 32-33)

Yüce kitabımız Hz. Peygamber’i s.a.v. anlatıyor

O, ümmîlere, içlerinden, kendilerine âyetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderendir. Halbuki onlar, bundan önce apaçık bir sapıklık içinde idiler. (Cuma, 2)

Yüce kitabımız Hz. Peygamber’i s.a.v. anlatıyor

Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah'ın ve Resûlü'nün çağrısına uyun ve bilin ki, Allah kişi ile kalbi arasına girer. Yine bilin ki, onun huzurunda toplanacaksınız. (Enfal, 24)

Yüce kitabımız Hz. Peygamber’i s.a.v. anlatıyor

De ki: "Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir." De ki: "Allah'a ve Peygamber'e itaat edin." Eğer yüz çevirirlerse şüphe yok ki Allah kâfirleri sevmez. (Ali İmran, 31-32)

Yüce kitabımız Hz. Peygamber’i s.a.v. anlatıyor

"Allah'a itaat edin, peygambere itaat edin" de. Eğer yüz çevirirseniz bilin ki ona yüklenen sorumluluğu ancak ona ait; size yüklenen görevin sorumluluğu da yalnızca size aittir. Eğer ona itaat ederseniz doğru yola erersiniz. Peygambere düşen ancak apaçık bir tebliğdir. (Nur, 54)

Yüce kitabımız Hz. Peygamber’i s.a.v. anlatıyor

(Ey inananlar!) Peygamber'in (sizi) çağırmasını aranızda birbirinizi çağırmanız gibi tutmayın. İçinizden birbirini siper ederek sıvışıp gidenleri Allah gerçekten bilir. Artık onun emrine muhalefet edenler, başlarına bir belânın gelmesinden veya elem dolu bir azaba uğramaktan sakınsınlar. (Nur, 63)

Yüce kitabımız Hz. Peygamber’i s.a.v. anlatıyor

Allah'ın, (fethedilen) memleketlerin ahalisinden savaşılmaksızın Peygamberine kazandırdığı mallar; Allah'a, Peygamber'e, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara aittir. O mallar, içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir servet (ve güç) haline gelmesin diye (Allah böyle hükmetmiştir). Peygamber size ne verdiyse onu alın, neyi de size yasak ettiyse ondan vazgeçin. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah'ın azabı çetindir. (Haşr, 7)

Yüce kitabımız Hz. Peygamber’i s.a.v. anlatıyor

Ey iman edenler! Allah'a ve Peygamber'e hainlik etmeyin. Bile bile kendi (aranızdaki) emanetlerinize de hainlik etmeyin. (Enfal, 27)

Yüce kitabımız Hz. Peygamber’i s.a.v. anlatıyor

Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber'e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selam edin. (Ahzab, 56)

Yüce kitabımız Hz. Peygamber’i s.a.v. anlatıyor

Biz her peygamberi sırf, Allah'ın izni ile itaat edilmek üzere gönderdik. Eğer onlar kendilerine zulmettikleri zaman sana gelseler de Allah'tan günahlarının bağışlamasını dileseler ve Peygamber de onlara bağışlama dileseydi, elbette Allah'ı tövbeleri çok kabul edici ve çok merhametli bulacaklardı. (Nisa, 64)

Yüce kitabımız Hz. Peygamber’i s.a.v. anlatıyor

Kim, kendisine hidayet (doğru yol) besbelli olduktan sonra Peygamber'e karşı çıkar, mü'minlerin yolundan başkasına uyarsa, onu yöneldiği yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir varış yeridir. (Nisa, 115)

Yüce kitabımız Hz. Peygamber’i s.a.v. anlatıyor

Öyleyse Allah'a itaat edin, Peygamber'e itaat edin ve Allah'a karşı gelmekten sakının. Şayet yüz çevirirseniz bilmiş olun ki elçimize düşen sadece apaçık tebliğdir. (Maide, 92)