Ahmet Kural Sıla olayından sonra ilk defa sessizliğini bozdu
Şarkıcı Sıla'yı darp ve tehdit iddiasının ardından magazin gündeminden düşmeyen Ahmet Kural, Kasım ayında yaşanan bu olayların ardından ilk kez konuştu. Ahmet Kural, yaşadığı şoku şu sözlerle anlattı: "Bana deli gibi aşık olduğunu söyleyen kadının ayrılır ayrılmaz başka ilişkiye başladığını öğrendim. O öfke diye anlatılan şey, hayatımın en büyük acılarından biriydi. Aşık olduğum kişinin beni sevmediğini anladığım andı." İşte Ahmet Kural'ın kendisine yönelen suçlamalara karşı ilk sözleri ve o gece yaşananlar...
Kural, yaşadığı şoku anlattı: Bana deli gibi aşık olduğunu söyleyen kadının ayrılır ayrılmaz başka ilişkiye başladığını öğrendim. O öfke diye anlatılan şey, hayatımın en büyük acılarından biriydi. Aşık olduğum kişinin beni sevmediğini anladığım andı.
Geçtiğimiz Kasım ayında Sıla Gençoğlu'nun, sevgilisi Ahmet Kural'ın kendisini darp ettiği iddiasıyla savcılığa başvurmasının ardından sular durulmadı. İki ünlü ismin ifadelerinin ardından magazin kulislerinde 'Kim haklı, kim haksız?' tartışmaları bitmek bilmedi. Olay sonrası konuşmaktan kaçınan Ahmet Kural, artık bazı durumların bilinçli bir şekilde kişisel hesaplaşmaya döndüğünü, tüm gerçekleri anlatmak için sessizliğini bozma kararı aldığını söyledi.
- Kendinizi nasıl hissediyorsunuz?
Şu an iyiyim, daha iyi hissediyorum.
- Bugüne kadar konuşmadınız. Şimdi bir anda neden kararınızı değiştirdiniz?
Şimdiye kadar hep aynı şeyi söyledim, "Konuşmayacağım" dedim ama bazı şeylerin bilinçli bir şekilde kişisel hesaplaşmaya döndüğünü görünce, sessizliğimin yanlış anlaşılacağını fark ettim. Şimdiye kadar çelişkiler dolu saldırgan bir tavır var. Yaşanan bu olaydaki tüm gerçekleri anlatmak istedim.
- Sıla Gençoğlu ile birbirinize aşık olma hikayenizden başlayalım o halde... Sizin, Gençoğlu'na baktığınız fotoğraf çok konuşulmuştu. O fotoğraflarda göründüğünüz kadar aşık mıydınız?
Aşıktım tabii ki... Ben, içi dışı bir insanım. Ve aşka gerçekten inanıyorum. Bir insanla yakınlaşıyorsunuz ve zamanla her şey duruyor. Hiçbir şeyi gözünüz görmüyor. Karşınızdaki insanla mutlu olmak ve onu mutlu etmek istiyorsunuz. Zaman geçtikçe birlikte yaşamayı, yaşlanmayı istiyorsunuz ve aile kurma hayalleri kuruyorsunuz. Benim aşkım da o anlamda çok büyüktü. Ama önemli olan, insanın kimliğine ve kişiliğine saygıdır. Onlar aşkı sürdürülebilir kılıyor. Ve olmayınca da o aşk devam etmiyor ne yazık ki. Önce içten bakmanızın karşı taraf için anlamı gidiyor, sonra da başka şeyler olduğunu anlıyorsunuz.
BİZE AŞK YETMEDİ
- Peki neler değişti?
Aşk yetmedi bize. Birlikte olmak, kendimiz olmak yetemedi. Hayat görüşüm, arkadaşlarım, inandığım şeylerin bir anda kıymetsiz, anlamsız görüldüğünün farkına vardım. Aslında çok sevseniz de kültürel anlamda bir yol ayrımı başlar ya; o anda sizden 'ben' olmaktan vazgeçmeniz, başka biri olmanız beklenir. İşte yaşanan tam anlamıyla buydu. Ben de bunları hissetmeye başlayınca her iki taraf da üzülmeden ilişkiyi bitirmek istedim.
- Ama Gençoğlu ile bir kere daha birlikte olmayı denediniz...
Evet, neyse ki bu süreçte yeniden birlikte olmak isteyenin kim olduğu anlaşıldı en azından. Şöyle düşünün; tokat atan, dayak atan ve öfkesini kontrol edemeyen bir adam profili sunulmaya çalışılıyor bugün. Yeniden birlikte olma sürecinde araya insanların girdiği, ısrarcı bir şekilde mesajlar atılan, şarkılar yazılan adam bugün yerden yere vuruluyor. Bu fazlasıyla tutarsız değil mi? İnsanların bilmediği birçok ayrılığımız oldu bizim. Belki de bu son şansımızdı. Ben aşıktım ama bir tek soru işareti vardı aklımda. Yeniden ilişkiye başlamadan önce de açık açık "Benden sonra olan beni ilgilendirmez ama varsa böyle bir ilişkin, başlamayalım" diye sordum. "Hayır" cevabını alınca, çok mutlu oldum. Çünkü bana göre yeniden başlayacak aşk, yalansız ve riyasız olmalıydı. Ben de ciddi düşünüyordum. Ailemle tanıştırdığım, evlenmek için plan yaptığım bir insana güvendim. İki zaman aralığında söylediklerine ve yaptıklarına bakıyorum. Vicdanım rahat bir şekilde şunu söyleyebilirim; benim tedaviye ihtiyacımın olmadığı kesin. Ve evet, onunki gerçekten aşk değilmiş.
CANIMI ACITMAK İSTEMİŞ
- Gençoğlu "Olaydan beş dakika önce evlilik ve çocuktan konuşuyorduk. Nasıl oldu da bir anda bu duruma gelindi anlamadım" dedi. Olay sonrası Okan Can Yantır'ın adı geçmişti...
Bu cümle benim ifademde var. Detaylıca ve bütün gerçekliği ile anlattım olanları. Dikkat ederseniz, karşı taraf her şeyi söylüyor, her şeyi iddia ediyor ama bu tartışmanın neden çıktığını bir türlü söylemiyor. Sanki ben bir anda hiddetlenmişim, beş dakika önce güzel güzel konuşurken öfkemi kaybetmişim gibi sunuluyor. O mutfakta laf lafı açtı ve konu, ayrıldığımız döneme geldi. Evet güzel güzel konuşuyorduk. Ben aile kurmak istediğimi, hatta biraz önce de anne-babamın yanından geldiğimizi söyledim. Birkaç kere sorduğumda farklı cevaplar verdiği için yine sordum, "Ayrıldıktan sonra bu kişiyle bir ilişkin oldu mu?" diye. Bana "Evet, canını acıtmak için oldu" dedi. O öfke diye anlatılan şey aslında hayatım boyunca uğradığım en büyük hayal kırıklıklarından ve acılardan biriydi. Güvendiğin ve aşık olduğun kişinin seni gerçekten sevmediğini anladığım andı. Öncesi var mıydı, yok muydu sorgulamadım bile. Esas konu; bana deliler gibi aşık olduğunu söyleyen bir insanın, ayrılır ayrılmaz başka bir ilişkiye başlaması ve yeniden bir araya gelmeye başladığımızda bunu bilerek saklamasıydı. İnandığım aşkın karşılığının olmadığını anladım. Sonrasında ondan evden gitmesini istedim. Karşılıklı bir münakaşa yaşadık. Gerçekten birçok çiftin yaşadığı türden sert bir tartışma...
- Gerçekten o gece Gençoğlu'nun iddia ettiği gibi mi yaşandı?
Şunu çok büyük açık yüreklilikle ve net olarak söylüyorum ki, ben kimseyi darp etmedim. Hep aynı şeyi söyledim; karşılıklı bir münakaşa oldu. Bunu bile öyle bir hale getirdiler ki; 'Evet, darbı kabul etti, açık açık söyledi, hatta özür bile diledi' diye. Benim her zaman doğruyu söyleyecek cesaretim vardır. Ben, sevgi dolu, güzel bir ailede büyüdüm. İlişkilerini uluorta konuşmaktan rahatsız olan biri olarak, bu şekilde anılmaktan çok rahatsız oldum. "Ne olursa olsun, böyle bir olayın bir tarafı olduğum için, başta Sıla olmak üzere tüm kadınlardan özür diliyorum" dedim. Böyle bir olayla anıldığım, böyle bir olayın tarafı olduğum için özür diledim. Bu çok insani ve normal bir şey. Kadına şiddet gibi bir konu ile adımın anılmasından üzgün olduğumu belirttim.