Ünü sanatçı Yavuz Bingöl: Bir lider kolay yetişmiyor Erdoğan’ın kıymetini bilelim
Beş yıl aradan sonra yeni albümü 'İhsan'ı çıkaran Yavuz Bingöl, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dünyadaki adaletsizlikle savaşan tek lider olduğunu söyleyerek ekledi: Bir lider kolay yetişmiyor. Erdoğan, öngörüsü ve insani tarafları kuvvetli çok önemli biri; kıymetini bilelim
Halk müziğinin güçlü sesi Yavuz Bingöl, beş yıllık aranın ardından, 30 yıllık kariyerinin 12'nci solo albümünü çıkardı. Bingöl, kelime anlamı 'iyilik etmek' olan 'İhsan' albümündeki şarkılarla mesajını çok net veriyor. Sözü ve müziği annesi ozan Şahsenem Bacı'ya ait olan 'Gönül' isimli türküde kızı Türkü'yle düet yapan Bingöl'le hem albümünü, hem de Türkiye'nin geleceğini masaya yatırdık.
Yeni albümünüz çok güzel olmuş... 30 yıl içinde 12 albüm az bir sayı değil mi?
Beğendiğinize sevindim. İnsanlar özlemişlerdi. Güzel tepkiler alıyorum. 12 albümden öncesi de var, annemle yaptığımız albümleri de sayarsak 20'yi buluyor; az değil.
30'uncu yıl için özel bir proje yapma niyetiniz var mı?
Best of albümü olabilir. Belki çocuklarla, askerlerle, bir sivil toplum kuruluşuyla birlikte bir şeyler yapabiliriz. Enstrümansız Okul Kalmasın projesi kapsamında anlamlı bir şeyler olabilir.
Proje ne durumda?
Çok önemsediğim bir iş. Şu an tanıtım filmi hazırlatıyorum. Türkiye'de toplam 40 bin ilköğretim okulu var. Bu 40 bin okulun sadece 3 bininde müzik odası var. Hedefimiz; 2023'e kadar 10 bin okula 10 bin müzik odası yaptırmak.
EN GÜZEL CEVABI 'AFRİN TÜRKÜSÜ'YLE VERDİK
Mehmetçik ziyareti sonrası Kemal Kılıçdaroğlu'nun tepkisiyle karşılaşmıştınız...
Evet; askere destek vermenin, siyasete bu şekilde alet edilmesi, muhalefet parti lideri tarafından hakaretvari şekilde eleştirilmek bizi çok üzdü. Askere destek veren sanatçılar niye rezil olsun? En güzel cevabı 'Afrin Türküsü'yle verdik. Bu konuyu, o klip ve türküyle noktalamış oluyoruz. Ülkenin askerine, polisine destek veren sanatçılarla duyarlılıklarından ötürü gurur duyuyorum. Dayanışmadan kaçmadan, olmamız gereken yerde oluruz her zaman. Hiçbir şeyden korkumuz yok.
Fırat Kalkanı ve Afrin operasyonları, Türkiye'nin gücünü dış dünyaya gösterdi. Bunda Cumhurbaşkanımız'ın duruşunun payı olduğunu düşünüyor musunuz?
Kesinlikle çok büyük payı var. Bölgenin en önemli gücüyüz, bizden çok şey bekliyor devletler. Suriyeli mültecilere, 3 milyon insana kucak açmışız. Niye? Çünkü Osmanlı'dan gelen öyle bir geleneğimiz var. Onlarca farklı görüşü 600 yıl kardeşçe yaşatmışız içimizde. Bu millet hiçbir zaman Irak, Suriye gibi olmaz. Bu ülke bizim; çakıl taşını bile kimseye vermeye niyetimiz yok. Bu coğrafyada bir-iki tane daha Tayyip Erdoğan çıksaymış, daha kuvvetli bir coğrafya olurmuş. İran'da, Pakistan'da da onun gibi bir lider olsaydı; Amerika ve İngiltere gibi emperyal güçler bu kadar kolay at oynatamazmış oralarda.
ERDOĞAN'IN TAVRI HOŞUMA GİDİYOR
Bunu neye dayanarak söylüyorsunuz?
200 yıllık ekonomik düzene çark sokmuş Müslüman bir liderden bahsediyoruz. Bu lideri yok etmeye çalıştılar. Dünyadaki adaletsizlikle, hukuksuzlukla bir tek Cumhurbaşkanımız savaşıyor. "Dünya beşten büyüktür" demesi boşuna değil. Orta Doğu'da oynanan oyunu görüyor. Bir lider kolay yetişmiyor, bir sanatçının kolay yetişmediği gibi. Sayın Erdoğan öngörüsü olan bir lider, kıymetini bilelim. Söylediği her cümle önemli. "Siz geçmişinize, kendi bağnazlıklarınıza bakın" diyor. Emin olun, onlardan daha çok demokratız, daha özgürlüğe düşkünüz. Bize ne dersi vermeye çalışıyorlar ki? Bu açıdan Erdoğan'ın takındığı tavır, bir vatandaş olarak hoşuma gidiyor, seviyorum tabii. Gerçekten kendilerine baksınlar. Sosyal olgunluğa onlardan 300 yıl önce erişmiş bir milletiz. Bunu bir lider böyle dillendirdiğinde, ister sağcı, ister solcu, ister Alevi, ister Kürt ol; hoşuna gidiyor. Çünkü doğruyu söylüyor. Lider, senin sesin oluyor.
Hülya Koçyiğit'in "Bu ülkede baskı yok, çok özgürüz" şeklindeki demecine katıldığınızı söylemiştiniz...
Ne kadar çok özgürüz söyleyeyim. Halkın vergilerinden toplanan paralarla alınan silahları, bu ülkenin insanına doğrultacak ve onları öldürecek kadar özgürüz. Onlarca darbe yapıp bu ülkenin gençlerini asacak kadar özgürüz. Bu ülkenin içine girerek, hendek siyaseti yaparak kamu düzenini bozacak kadar özgürüz. Böyle özgürlük olur mu! İleri demokrasi dediğin şey, kurallar silsilesidir üstadım. Siz buna uyarsanız, özgür bir ülke oluyorsunuz. Özgürlüğü, demokrasiyi; birbirimizi hoyratça harcayarak, birbirimizi kolayca yıpratarak, ülke içindeki birlik beraberliğimizi korumayarak kullanıyoruz. New York Times'ta bir gazeteci, 'Başkan Kennedy'i devlet öldürmüştür' diye yazabilir mi? Sıkıysa yazsın. Özgürlük bu mu? Herkes önüne geleni yazabilir mi? Biz her düşündüğümüzü söyleyebiliyor muyuz? Düşünce özgürlüğü değil, düşüncesizlik özgürlüğü ortaya çıkıyor o zaman. Yurt dışına gidin; orada yapamadığınız her şeyi burada yapabiliyorsunuz. Orada yere tüküremezseniz, burada tükürüyorsunuz, kırmızı da geçemezsiniz, burada geçiyorsunuz. Burada iktidar, yasal bir düzenleme yaptığında ayağa kalkıyoruz. Herkes kurallara, yasaya uyacak. Biz fazla özgür bir ülkeyiz.