Orta Doğu’da eller tetikte! Uzman isimler A Haber’de yorumladı
Gazze’de soykırım yapan Batı Şeria’da işgal girişiminde bulunan terör örgütü İsrail, gözünü bu kez Lübnan’a dikti. Ülkenin her bir tarafına bombalar atılıyor. Bölgedeki gelişmeleri A Haber canlı yayınına katılan uzman isimler değerlendirdi. Uluslararası ilişkiler uzmanı Dr. Anar Aliyev, “Hizbullah kolay lokma değil. İsrail’in güçlü ülke algısı yıkıldı ve güvenli ülke imajı darbe aldı.” dedi.
Gazze'de taş üstünde taş bırakmayan kayıplarla birlikte 50 binden fazla sivili katleden Batı Şeria'da adım adım işgal planı uygulayan terör devleri İsrail gözünü Lübnan'a dikti. Egemen bir devletin kurallarını çiğneyerek sürekli havadan bomba yağdırıyor. Şu ana kadar Lübnan'a yönelik yapılan saldırılarda 2 binden fazla insan öldü.
Karadan sızma girişimleriyle operasyon yürütmeye çalışan katliamcı İsrail, Hizbullah karşısında ağır kayıplar verdi. Dağlık ve ormanlık alanda başarısız olan İsrail Lübnan'ı denizden de ablukaya almak istiyor. Ellerin sürekli tetikte olduğu bölgedeki gelişmeleri A Haber canlı yayınına katılan uzman isimler değerlendirdi.
CANLI ANLATIM
HİZBULLAH KOLAY LOKMA DEĞİL
Uluslararası ilişkiler uzmanı Dr. Anar Aliyev: İsrail önce Gazze ve sonra Lübnan sahasında yapmış olduğu saldırılarla bölge halkına siyasi tercihleri nedeniyle ceza kesiyor. Burada sivil ve askeri hedefler fark etmeksizin hepsini birden vuruyor. Dün akşamki İHA olayına bakarsak Hizbullah’ın kolay lokma olmayacağını net şekilde görüyoruz. Hizbullah hem askeri hem siyasi kadrosunu kaybetti ancak hala İsrail’e karşı duruyor ve ciddi zayiat verdiriyor.
HİZBULLAH’IN KARA PLANI
Hizbullah konjektürel olarak ortaya çıkan bir örgüt değildir stratejileri ve bir aklı vardır. Bu aklın bir ucu da İran’a dayanmaktadır. İsrail’in günlerdir karada 1 KM bile ilerleyemediğini görüyoruz. Hizbullah, İsrail’i kara sahasına çekmeye çalışıyor. Burada hedef zayiat verdirmek. Şu anda Hizbullah’ın hava gücü hakkında net olarak bir bilgiye sahip değiliz.
GÜÇLÜ VE GÜVENLİ İSRAİL ALGISI ÇÖKTÜ
İsrail’in dokunulmazlığı ile caydırıcılığı konuşuluyor aynı zamanda Orta Doğu’nun en güvenli ülke imajı için propaganda yapılıyordu. Ancak İran’ın misillemesi ve Hizbullah’ın saldırıları ile bu yapılan algının darbe yediğini görüyoruz. İsrail’in hiç istemediği bir durum ortaya çıktı çünkü İsrail kendi ülkesine kendi halkına yaptığı güvenli ülke imajına ciddi bir darbe yedi. Bu İsrail kamuoyu içinde ciddi şekilde korkulan bir durum.
VAADEDİLMİŞ TOPRAKLAR PARANOYASI!
Askeri stratejist Dr. Kemal Olçor: Bezalel Smotrich aslında 1896 yılında Theodor Herzl tarafından yazılan 90 sayfalık Yahudi devleti isimli kitabı söylüyor. Bundan 130 yıl önceki hadiseden bahsediyor. Bazı Tevratlarda ortaya çıkan vaadedilmiş topraklarla ilgili teolojik öngörüyü ya da alt yapıyı ifade ediyor. Bir hayal bir plan var ama bunun arkasında bir takım gerçekler var. Bu bakan tarihsel süreçlerden anlaşmalardan ve zengin ailelere yazılan mektuplardan bahsederek konuşuyor.
Smotrich ve Ben Gvir 2017 yılında Yahudi devletinin kurulması için plan yapıyor. Bunun özünden Filistinlilerin ya asimile olması ya da göç ettirilmesi var. Bu bakanın ağzından çıkan Arz-ı Mevud dedikleri şeyin çıkış noktasıdır. Yavaş yavaş yapacakları söylüyorlar ve 100 yıldır bunu zaten yapıyorlar. Artık bu hayallerini değişen ve gelişen teknoloji ile daha hızlı gerçekleştirmek isteyecekler. Eğer biri dur demezse 2050 yılında bu hayalini kurdukları haritayı hayata geçirecekler.
Arz-ı Mevud haritasına insanlar çok iyi bakmalı. Bu harita Türkiye sınırlarını da içine alıyor. Bu hayal olmaktan çıkmış hayata geçmiş bir durumdur. Tüm kritik ticaret yollarını ele geçirmek istiyorlar. Enerji noktasında hayalleri var bunu kapsayan ülkeleri de işgal etmek isteyecekler. Basra Körfezi ve buradaki ülkeler hedef olacak.
GAZZE SALDIRILARININ AYNISI
Gazeteci Güngör Yavuzaslan: İsrail şu anda egemen bir devlet olan Lübnan’ın hava sahasını işgal etmiş durumda. SİHA’larla ve uçuklarla istediği gibi uçuyor. Beyrut havalimanına sadece istediği ülkenin uçaklarının inmesine ya da kalkmasına izin veriyor. Şu anda denizden de uygulanan bir abluka var. Bu aslında bir fiili işgal. Gazze’de ilk günlerde yaşananlar şu anda Beyrut’ta yaşanmaya başladı. Orada da binalar vuruluyor suikastlar yapılıyor ve binalar yıkılıyordu şimdi aynısı yaşanıyor.