Narin cinayetinde Türkiye'nin beklediği kritik karar açıklandı! Güran ailesine ağırlaştırılmış müebbet
Davanın Diyarbakır 8'inci Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki ikinci duruşması perşembe günü başlamıştı. Hafta sonu olmasına rağmen duruşmadan Türkiye'nin beklediği kritik karar açıklandı. Bu kapsamda, amca Salim Güran, anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Nevzat Bahtiyar'a ise 4 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Gerekçeli karar ilk kez A Haber ekranlarında okundu. İşte detaylar.. .
Merkez Bağlar ilçesinin Tavşantepe Mahallesi'nde 21 Ağustos'ta kaybolan ve 8 Eylül'de Eğertutmaz Deresi'nde cansız bedenine ulaşılan Narin Güran'ın öldürülmesine ilişkin tutuklu anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran ile komşuları Nevzat Bahtiyar, "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılandı.
İlk duruşmada sanıkların birbiriyle çelişen ifadeleri dikkat çekerken, "katil kim?" sorusu yanıt bulamadı. Narin cinayeti davasının ikinci duruşmasında bugün sanıklar yine hakim karşısına çıktı. Narin cinayetinde Türkiye'nin beklediği kritik karar açıklandı.
A HABER EKİPLERİ DİYARBAKIR'DA HABER NÖBETİNDEYDİ! İŞTE DAKİKA DAKİKA BÖLGEDE YAŞANANLAR:
CANLI ANLATIM
"KARARIN NEVZAT BOYUTUYLA EKSİK KALDIĞI KANAATİNDEYİM"
Narin Güran'ın öldürülmesine ilişkin Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davaya "müşteki kurum" sıfatıyla katılan Diyarbakır Barosu adına, tutuklu yargılanan 4 sanıktan anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a ağırlaştırılmış müebbet, Nevzat Bahtiyar'a ise 4 yıl 6 ay hapis cezası verilen karara ilişkin değerlendirmede bulunuldu.
Baro Başkanı Güleç, adliye binası önünde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, bu davayı kamuoyunun yakından takip ettiğini belirtti.
Güleç, "Mahkemenin kararı kısmen talebimizi karşılayacak nitelikteydi. Mütalaaya da kısmen muhalif bir karar olarak değerlendirebiliriz. Nevzat Bahtiyar'a suça ortak olduğunu düşünerek TCK'nin 82. maddesinden ceza verilmesini bekliyorduk ancak bu gerçekleşmedi. Sadece delilleri karartmaktan 4 yıl 6 ay gibi bir hapis cezası aldı. Sanırım kararı istinafa götüreceğiz." ifadelerini kullandı.
"KARARIN NEVZAT BOYUTUYLA EKSİK KALDIĞI KANAATİNDEYİM"
Eski Diyarbakır Barosu Başkanı Nahit Eren de davayı ilk günden beri takip ettiklerini, bütün olumsuzluklara ve tepkilere rağmen Narin Güran için adaletin tesisi ve adil bir kararın çıkması için hukuk mücadelesini sürdürdüklerini söyledi.
"Bugün mahkemeden tam da böyle bir karar mı bekliyorduk, hayır. Maalesef dosyaya ilişkin herhangi bir suça dair ikrar söz konusu olmadı ama mahkemeye de izah etmiştim, Nevzat öldürmüşse bir katil olarak ceza verilmeliydi. Öldürmemiş olsa bile hem dosyamızdaki bazı veriler, aynı zamanda 9, 10 gün boyunca Narin'i dereye götürüp saklayan kişinin Nevzat olduğu, 'iştiraken kasten çocuğu öldürmek' suçundan cezalandırılması gerektiği kanaatindeyim. Kararın Nevzat boyutuyla eksik kaldığı kanaatindeyim." diyen Eren, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu davaya özgü Diyarbakır Barosu Dava Takip Komisyonumuz bu kararı Nevzat boyutuyla istinaf edecektir ama toplumun vicdanında büyük yaralar açan bu cinayet dosyasında, cinayete sebep olan, Narin'i o hale getiren herkesin hak ettiği cezayı almasını söyledik. Nihayetinde şu anda bir ilk derece mahkeme kararı var elimizde. Hukuki süreci takip etmeye devam edeceğiz. Türkiye'de benzer cinayetlerin bir daha yaşanmaması için hem Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne hem siyasal iktidara çok iş düşüyor. Biz bu davada Türkiye'de bir daha çocukların bu şekilde katledilmemesi için hem soruşturma açısından hem kolluk açısından bütün eksikleri ortaya koyduk. Çocuk ve kadın cinayetlerine dair daha sağlıklı bir sisteme, daha sağlıklı bir politikaya ihtiyacımızın olduğunu da bu dava bizlere gösterdi."
"KARARIN HANGİ DELİLERE DAYANDIĞINI GEREKÇELİ KARARDA GÖRECEĞİZ"
Bu davanın farklı kazanımları da olduğunu belirten Eren, "Türkiye'de ilk defa bir baro, böylesine bir dava dosyasında müşteki oldu, suçtan zarar gören oldu ve bu tür dosyalarda hukuk örgütlerinin ve aynı zamanda soruşturma ve yargı makamlarının bir arada, maddi gerçeğin, hakikatlerin açığa çıkması için birlikte çalışıyor olmasının ne kadar kıymetli ve değerli olduğunu gördük. Biz bu ve benzeri tüm dosyalarda, Türkiye'de diğer kentlerdeki mahkemelerin de soruşturma makamlarının da Diyarbakır'daki bu örnek uygulamayı emsal almalarını bekliyoruz. Çünkü bu ülkenin çocuklarını, dezavantajlı gruplarını hepimiz korumak zorundayız." dedi.
Eren, "Mahkemenin gerekçesini, hangi somut delillere göre böyle bir kanaate ya da böyle bir vicdani kanaate ulaştıklarını henüz görmedik. Kararın hangi delilere dayandığını gerekçeli kararda göreceğiz. Mahkemenin olay örgüsüne, cinayet sebebine dair gerekçeli kararında bizlere ne sunacağını hepimiz bekleyeceğiz." diye konuştu.
Nahit Eren, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Nevzat Bahtiyar'ın kararı bizler açısından yetersiz, eksik bir karar. Nevzat'ın da 'iştiraken çocuğu kasten öldürmek' suçundan cezalandırılması gerektiğini, kendisinin de iştirak halinde bu fiilin, suçun içerisinde olduğunu düşünüyorduk. İddia makamı da bizler gibi düşünüyordu. İddia makamının mütalaasına da aykırı bir şekilde Nevzat Bahtiyar hakkında mahkeme sadece 'suç delilerini gizlemek' suçundan 4 yıl 6 ay ceza verdi. Aradan geçen zamanda delillerin ya da DNA örneklerinin kaybettirilmesi gibi olguları da göz önüne alarak yasal tanımdaki cezanın üst haddinden hüküm kurduğunu da belirtmek lazım. Mahkeme nihayetinde 6 günlük duruşma yaptı ama yıllara tekabül edecek bir duruşma oldu."
"ADALETİN TERAZİSİ HİÇBİR ZAMAN ŞAŞMAYACAKTIR"
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Narin Güran’ın katledilmesine ilişkin görülen davanın 2'nci duruşmasındaki kararın ardından sosyal medya hesabından paylaşım yaparak, "Masum kızımız, 8 yaşındaki Narin evladımızın canice katledilmesine ilişkin davada Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi kararını vermiştir. Bu acı olayda maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve sorumluların hak ettiği cezalara çarptırılarak adaletin tecelli etmesi milletimiz için büyük bir beklenti haline gelmiştir. Hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığı ilkeleri doğrultusunda gecikmeksizin verilen kararın milletimizin vicdanında yer bulması önemlidir. Gerek soruşturma aşamasında gerekse kovuşturma sürecinde adaletin tecellisi için duyarlı davranan herkese, yargı mensuplarımıza teşekkür ediyorum. Adalet, mülkün temelidir. Adaletin terazisi hiçbir zaman şaşmayacaktır. Bu tür acıların bir daha yaşanmaması için devlet ve milletçe hepimiz hep birlikte üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz. Narin evladımıza bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum" ifadelerini kulland
"SÖZÜMÜZÜ YERİNE GETİRDİK"
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'tan karara ilişin açıklama: Acısı hepimizin yüreğini yakan Narin kızımız için sorumluların en ağır şekilde cezalandırılmaları adına Bakanlık olarak süreci yakından takip edeceğimize söz vermiştik ve bu sözümüzü kararlılıkla yerine getirdik. Hukuk Hizmetleri Genel Müdürümüzün de içinde bulunduğu avukatlarımız, tüm duruşmalara katılarak Narin’i kendi evlatları gibi sahiplendi ve adaletin tecelli etmesi için büyük bir özveriyle çalıştı. Hiçbir karar Türkiye’nin evladı Narin kızımızı geri getiremez ancak sanıklara verilen ceza yüreklere su serpti. Bu süreçte özveri ile canla başla Narin’ın hakkını savunan ve Narin için adaletin tecelli etmesini sağlayan avukatlarımıza teşekkür ediyorum.

