Kılıçdaroğlu’ndan tasfiye hazırlığı: İllerden mahallelere delegeler sil baştan
CHP Genel Başkanlığı Kemal Kılıçdaroğlu’nun "FETÖ ajanları" ve “Haram lokma” resti siyaset gündemine damga vurdu. Kılıçdaroğlu'nun partiyi arındırma sürecini A Haber canlı yayınında değerlendiren uzmanlar ise, "Mahallelerden başlayacak kongre süreci ilçelerden illere uzanacak ve büyük kongre delegeleri belirlenecek. Böylelikle kurultay yeni delegelerle yapılacak" görüşünü paylaştı.
Mahkemenin mutlak butlan kararıyla 2,5 yıl aradan sonra yeniden CHP Genel Başkanlığı koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu, genel merkez önünde toplanan kalabalığa hitap ettiği tarihi konuşmasında çarpıcı ifadeler kullandı.
Parti binasına asılan "Şimdi Arınma Zamanı" pankartlarının gölgesinde kürsüye çıkan Kılıçdaroğlu, "Sinsice sızan FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim, kapalı kapılar ardında dış odaklardan medet uman gafilleri koynumda beslediğim ve temiz niyetimi sırtımdan hançerlemek için kullananları göremediğim için sizlerden özür diliyorum. Atatürk'ün kurduğu partiyi pavyon masasına meze yaptılar" ifadelerini kullandı.
Kılıçdaroğlu'nun tarihi açıklamaları A Haber canlı yayınında değerlendirilirken, "CHP'ye sızan FETÖ'cüler kim?" sorusuna cevap arandı.
CANLI ANLATIM
CHP ARINACAK MI AYRIŞACAK MI?
CHP'de mutlak butlan kararının ardından yaşanan gelişmeler siyasetin gündemindeki yerini korurken, Siyaset Uzmanı Prof. Dr. Zakir Avşar A Haber canlı yayınında dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
"ÖZGÜR ÖZEL ŞU AN CHP'NİN GENEL BAŞKANI DEĞİLDİR"
Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Zakir Avşar, yaşanan sürecin hukuki boyutuna dikkat çekti. Avşar, "Türkiye bir hukuk devletidir, kuşkusuz ki burada yapılan işin hukuki bir karşılığının olması gerekir. Eğer hukuki bir karşılığı yoksa yapılan işin takdim edildiği gibi olmadığı da anlaşılacaktır" dedi.
Özgür Özel'in gerçekleştirdiği toplantıların parti adına bağlayıcı olmadığını savunan Avşar, "Bu toplantının herhangi bir arkadaş toplantısından bir farkı yoktur. Yani bu partinin kurumsal kimliğini bağlayacak bir toplantı biçiminde değerlendirilemez. Orada alınan kararlar da mensup oldukları partiyi bağlamaz" ifadelerini kullandı.
Hukuki sürece işaret eden Avşar, "Bugün Sayın Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisi'nin Genel Başkanı değildir. CHP'nin Genel Başkanı 37. Kurultay'da seçilmiş, mazbata almış olan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'dur" diye konuştu.
"AYRIŞMAKSIZIN BİR ARINMA GERÇEKLEŞMEYECEK"
CHP içinde tarafların kendi tabanlarını konsolide etmeye çalıştığını belirten Avşar, partide bir yol ayrımına girildiğini söyledi.
Avşar, "Bütün çaba tabanı konsolide etmeye yönelik çünkü herkes biliyor ki artık yol ayrımındalar ve ayrılık mukadder. Bu arınma ayrışmaya dönüşecek gibi gözüküyor. Daha doğrusu ayrışmaksızın bir arınma gerçekleşmeyecek" değerlendirmesinde bulundu.
"SINIF ARKADAŞLARI BULUŞMASI GİBİ"
Özgür Özel ekibinin Ankara'da düzenlediği bayramlaşma programına dair de değerlendirmelerde bulunan Avşar, beklenen katılımın sağlanamadığını savundu.
Avşar, "Belediyeler üzerinden kurulan bir ekosistem olmasına rağmen Özgür Özel ekibinin istedikleri kalabalığı sağlayamadıklarını görüyoruz. Kızılay'ın normal kalabalığı zaten on binlerce insan demektir ancak o bölgede verilen rakamlar 7-8 bin civarında. Günler evvelinden duyurulan, bu kadar şaşaa koparılan bir toplantıya ancak bu kadar insan iştirak ediyorsa demek ki amacına da ulaşmadı" dedi.
Özgür Özel ve ekibinin Meclis'te gerçekleştirdiği toplantıları da değerlendiren Avşar, bu buluşmaların parti adına bağlayıcı bir niteliği bulunmadığını öne sürdü.
Avşar, "Bu toplantı artık bir sınıf arkadaşları buluşması filan gibi bir şeydir. Çünkü hepiniz artık bir başka statüye geçtiniz. Muhtemelen bir yol haritası çizme çabası içerisinde olacaklar" ifadelerini kullandı.
KURULTAY İÇİN EN AZ BİR YIL: ADLİ TATİL VE YARGITAY SÜRECİ
CHP koridorlarında "iktidar darbesi" ve "belediyelerde yolsuzluk" tartışmaları sıcaklığını korurken, Gazeteci Abdulkadir Selvi, partinin içine düştüğü hukuk labirentini tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi. Cumhuriyet Halk Partisi’nin yeni bir kurultaya gitmesinin yakın zamanda mümkün olmadığını, yargı takviminin süreci uzattığını belirten Selvi, "Bu sürecin ben bir yıldan önce olabileceğini düşünmüyorum. Çünkü Yargıtay süreci var. Temmuz ayında adli tatil başlayacak, 1 Eylül'e kadar. Bu süre içerisinde de bir zaman kaybı olacak. O açıdan ben bir yıldan önce Cumhuriyet Halk Partisi'nin yeni bir kurultaya gitmesini beklemiyorum" sözleriyle takvimi açıkladı.
Mahkemenin CHP’nin son kurultayı hakkındaki şok kararını hatırlatan Selvi, "Şimdi kurultay yapmak Cumhuriyet Halk Partisi'nde sorunu çözmüyor. Bakın 38. kurultaydan sonra Cumhuriyet Halk Partisi, 39. Olağan Kurultayı'nı yaptı. 21. Olağanüstü Kurultayı'nı yaptı, 22. Olağanüstü Kurultayı'nı yaptı. Buna rağmen mahkeme 'Ya sen kurultayı yaptın, bu iş temizlendi' demedi. 38. kurultayda delege iradesi sakatlanmıştır dedi ve kurultayı mutlak butlan kararı verdi" ifadelerini kullandı. Bu kararın partideki dengeleri alt üst ettiğini belirten Selvi, "Ama bir de tedbir koydu. Yani tedbir demek geçici olarak bu kararı verdi. Kılıçdaroğlu şu anda geçici olarak geldi" diyerek partinin başındaki belirsizliği vurguladı.
YARGITAY KISKACINDA HUKUK SAVAŞI VE AVUKAT KRİZİ
Parti içindeki güç savaşının Yargıtay koridorlarına taşındığını ve avukatlar üzerinden büyük bir operasyon yürütüldüğünü belirten Abdulkadir Selvi, "Şu anda Yargıtay temyizi, temyize başvuruldu. Yargıtay bu mutlak butlan kararını bozarsa o zaman Kılıçdaroğlu gidecek, Özgür Özel gelecek. Onarsa o zaman Kılıçdaroğlu'nun yapacağı icraatlar için eli güçlenmiş, hukuki desteği artmış olacak" sözleriyle hukuki düğümü tarif etti. Selvi, yaşanan avukat krizini ise şu cümlelerle aktardı:
"O kadar bir algı operasyonu yürütüyorlar ki... Şimdi, mutlak butlan kararı çıkınca Özgür Özel'in avukatları ne yaptı? Gittiler Yargıtay'a, temyiz başvurusunda bulundular. Kılıçdaroğlu'nun avukatı da CHP'nin avukatıydı, o da gitti temyiz başvurusunu aldı, iptal ettirdi. Sonra gittiler tekrar başvuruda bulundular. Şimdi o avukatları, CHP avukatlarını Kemal Kılıçdaroğlu iptal etti."
EMİNAĞAOĞLU’NUN TARİHİ UYARISI: "KURULTAYIN ÖNÜNÜ KENDİNİZ KAPATTINIZ"
Süreçteki kritik uyarılara rağmen Özgür Özel yönetiminin attığı adımların kurultay sürecini kilitlediğini ifade eden Abdulkadir Selvi, "Ömer Faruk Eminağaoğlu bunları uyardı. Dedi ki: 'Böyle yapmayın. Yaparsanız Yargıtay'daki temyiz davası sonuçlanana kadar Kılıçdaroğlu kurultaya gitmez'" şeklinde konuştu. Selvi, kurultay yapmanın çözüm olmadığını belirterek, "Burada bir temyiz davası var. Bu sonuçlanmadan kurultaya gitse kurultay yapmak marifet değil. Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye'nin en çok kurultay yapan partisi. 3 ayda bir kurultay yapıyorsun. Olağan yaptın, olağanüstü yaptın ama butlanı engelleyemedin" diyerek CHP’nin düştüğü çıkmazı özetledi.
DELEGE SİSTEMİNDE KRİTİK TABLO: CEZAEVİNDEKİ DELEGELER VE İTİRAFÇILAR
Kılıçdaroğlu’nun "arınma" dediği sürecin aslında köklü bir delege operasyonu olduğunu belirten Selvi, partideki delege yapısının ne kadar ağır yara aldığını şu dehşet verici sözlerle aktardı:
Kılıçdaroğlu'nun beklentisi şu: Bir, Yargıtay süreci tamamlansın, yani akla kara belli olsun. O sonuçlandıktan sonra yeni bir delege, yeni bir kurultay takvimi ilan edilecek. Niye? Çünkü mevcut delegelerin iradesi sakatlanmış. İradesi sakatlanmış, bir kısmı Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifa etmiş, bir kısmı cezaevinde, bir kısmı yargılanıyor, bir kısmı itirafçı, bir kısmı müşteki. İrade sakatlanmış."
MAHALLELERDEN BAŞLAYACAK BÜYÜK TASFİYE OPERASYONU
Kılıçdaroğlu’nun partiyi tepeden tırnağa değiştirmeyi planladığını ve bu sürecin mahalle delegelerinden başlayacağını ifade eden Abdulkadir Selvi, "O yüzden Kılıçdaroğlu, Yargıtay süreci tamamlanınca kongre takvimi ilan edecek. Mahallelerden başlayacak kongre süreci ilçelere, ilçelerden illere, illerden büyük kongre delegeleri ortaya çıkacak ve yenilenmiş iradeyle, yeni delegelerle bir kurultay yapılacak" dedi. Kılıçdaroğlu’nun adaylığı konusunda ise "Kılıçdaroğlu aday olacak mı, olmayacak mı, Özgür Özel yarışa girecek mi o kendi takdirleri. Ama yeni delegelerle yapılacak" ifadelerini kullandı.
ÖZGÜR ÖZEL’İN "ALGI OPERASYONU" VE GAYRİAHLAKİ İŞLER VURGUSU
Özgür Özel’in hem kurultay isteyip hem de kurultayın önünü tıkadığını iddia eden Abdulkadir Selvi, CHP Genel Başkanı’na yönelik sert eleştirilerini şu sözlerle dile getirdi:
"Bunu benden daha iyi bilen de Özgür Özel. Özgür Özel bunu bildiği halde, kendi eliyle kendini bağladığı halde kalkıyor kamuoyuna karşı diyor ki: 'Derhal kurultay...' E kardeşim, gitmeseydin o zaman Yargıtay'a çok istiyorsan. Kılıçdaroğlu'yla ikinci telefon görüşmesini yapsaydın ya da otursaydın konuşsaydın, 'Gel' deseydin, 'Ben Yargıtay'a gitmeyeyim. Sen kurultay takvimini belirle, 6 ay içerisinde gidelim, yarışalım' deseydin. E bunları yapmıyorsun, sonra dönüyorsun diyorsun ki... Ya yani olmadık yolsuzluğu, hırsızlığı, gayriahlaki işleri yapıyorsunuz, ondan sonra dönüyorsunuz iktidarı suçluyorsunuz."
YARGITAY’DAKİ "ACİLİYET" VE TETKİK HAKİMLERİ BEKLEYİŞİ
Sürecin Yargıtay ayağında yaşanacaklara da değinen Selvi, "Partide Yargıtay'a müracaat ediyorsun, kurultay sürecinin önündeki en önemli engel şu anda Yargıtay'a yapılan başvuru. Bu sonuçlanmadan kurultay yapılamaz. Sonra dönüyorsun, 'Derhal kurultaya gidelim' diyorsun. Bu nedir?" diyerek çelişkiye dikkat çekti. Yargıtay sürecinin nasıl işleyeceğini ise "Yargıtay'da tetkik hâkimlerinin bu başvuruyla ilgili bir ön hazırlık yapmaları lazım. Elbette ki bu normal Yargıtay'daki sıraya konulmaz. Aciliyet arz ediyor. Nezaketen konulması lazım. Yoksa yasal olarak konulabilir, 2 sene 3 sene sonra da sıra gelebilir ama tetkik hâkimleri dosyayı inceleyecek, bir ön rapor hazırlayacak, üyeler bunu okuyacaklar, değerlendirecekler, sonra toplanacaklar" ifadeleriyle teknik detayları paylaştı.
CHP’DE PARA KULELERİNDEN OTEL ODALARINA UZANAN YOLSUZLUK ZİNCİRİ
A Haber ekranlarında CHP içindeki tartışmalar ve kamuoyuna yansıyan çeşitli iddialar bir kez daha gündeme taşındı. Gazeteci Abdulkadir Selvi, ana muhalefet partisinde pavyon köşelerinde dağıtıldığı öne sürülen dolarlardan lüks jetlerle gerçekleştirildiği iddia edilen kumar seyahatlerine, baklava kutularındaki paralardan belediye başkanlarına ilişkin kamuoyuna yansıyan görüntülere kadar birçok başlığı değerlendirdi.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun "baba ocağına yakışmayan gerçekler" sözleriyle başlattığı tartışma süreci, CHP Genel Merkezi'nde yaşanan gelişmeler ve parti yönetimine yönelik eleştirileri yeniden gündeme getirirken, Özgür Özel yönetiminin tutumu da siyasi tartışmaların odağında yer aldı.
PAVYON KÖŞELERİNDEKİ PARALARDAN PARA KULELERİNE
CHP içerisindeki yolsuzluk ve gayriahlaki ilişkiler yumağını deşifre eden Abdulkadir Selvi, "Bugün mahkemede yargılanırken CHP'nin kurultay delegeleri bize pavyon köşesinde dolar verildi, 'Ben aldım, bu almadı' demedi mi? Uşak Belediye Başkanı belinde havluyla belediye çalışanıyla otelde yakalanmadı mı? Manavgat'ta baklava kutusu içerisindeki eurolar çıkmadı mı? Bunlar yargılanma konusu oldu, hapis cezası aldılar. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde özel lüks jetlerle, escortlarla kumar oynamaya gitmediler mi? Yine İstanbul'da para kuleleriyle CHP İstanbul İl Başkanlığı'nı satın almadılar mı?" ifadelerini kullanarak partideki skandallar zincirini hatırlattı. Selvi, tüm bu iddiaları dile getirenlerin ve tanıkların bizzat CHP’li delegeler olduğuna dikkat çekti.
KEMAL KILIÇDAROĞLU’NDAN "BABA OCAĞI" YÜZLEŞMESİ
CHP Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlattığı süreci bir "gerçeklerle yüzleşme" olarak nitelendiren Selvi, "Kemal Kılıçdaroğlu, CHP içerisinde gerçeklerle yüzleşmeyi sağlıyor. Maalesef CHP’nin gerçeği bunlar oldu. Bir arınma diye yola çıktığında, şimdiye kadar 'bu iktidarın operasyonu' diye kitleleri uyutmaya çalıştılar ama birisi çıktı, karanlıkta bir mum yaktı. Baba ocağını kirletenler, baba ocağının arkasına saklananlar var. Kılıçdaroğlu'nun dile getirdiği konuların hepsi yargı konusu, operasyon konusu. Yargılananlar var, hapis cezası alanlar var. Burada CHP'yi kirleten bir yapıyla yüzleşme söz konusu" sözleriyle partideki depremin perde arkasını aktardı.
YOLSUZLUK FEZLEKELERİ CHP YÖNETİMİNİ KUŞATTI
CHP yönetiminin en üst kademelerindeki isimlerin yolsuzluk dosyalarıyla karşı karşıya olduğunu vurgulayan Abdulkadir Selvi, "CHP'de teşkilat başkanlığı, idari ve mali işler gibi en kritik koltuklarda oturanlar, haklarında yolsuzluktan dolayı fezlekeler düzenlenmiş insanlar. Basından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut'tan Özgür Karabat'a, Turan Taşkın Özer'den Gökhan Zeybek'e kadar hepsinin yolsuzluktan dolayı Meclis'te fezlekeleri var. Fezlekeleri kaldırılsa yargılanacaklar. Eğer 1, 2, 3 ve 4 numara koltuklarda bunlar oturuyorsa, artık alarm zilleri çalıyor demektir" şeklinde konuştu.
Özgür Özel’in yolsuzluk iddiaları karşısındaki tavrını sert bir dille eleştiren Selvi, "Kemal Kılıçdaroğlu kendi yüzlerine ayna tuttu, erdemli bir adım atıp özür diledi. Ama Özgür Özel 'Kızım hırsızlık yaptı deseler reddederim, CHP'yle ilgili hırsızlık yapıldı dese kabul etmem' dedi. Sen eğer Atatürk'ün koltuğunda oturuyorsan, o koltuğu kirletenlerden hesap soracaksın. Orada sen bir aile reisi değilsin, bir partinin genel başkanısın. Senin bunu görmezden gelme gibi bir lüksün yoktur. Temiz tutmazsan hukuk karşısında hesabını verirsin" ifadelerini kullandı.
"SİZİ BEN İCAT ETTİM, SİZ KİRLETTİNİZ" MESAJI
Kılıçdaroğlu’nun, kendi elleriyle siyasete kazandırdığı isimlere karşı hesap sorma hakkı olduğunu söyleyen Abdulkadir Selvi, "Özgür Özel bugün Türk siyasetinde varsa bunun müsebbibi Kemal Kılıçdaroğlu'dur; onu pamuklara sardı, grup başkanı yaptı. Ekrem İmamoğlu bugün varsa Kılıçdaroğlu'nun icadıdır; deve dişi gibi adamlar isyan ederken onu aday yaptı. Mansur Yavaş için Parti Meclisi'nde 18 saat direndi. Şimdi bu insanlara karşı 'Siz partiyi kirlettiniz' deme hakkı birinci derecede Kemal Kılıçdaroğlu'nundur. Çünkü bunların elinden tutup siyasete kazandıran ve koruyan o oldu" sözleriyle CHP içerisindeki büyük hesaplaşmanın kodlarını deşifre etti.