CANLI | CHP'de yeni yol haritası netleşiyor: Arınma hareketi ayrışmaya mı dönüşecek?

CANLI | CHP'de yeni yol haritası netleşiyor: Arınma hareketi ayrışmaya mı dönüşecek?

CHP Genel Başkanlığı Kemal Kılıçdaroğlu’nun "FETÖ ajanları" ve “Haram lokma” resti siyaset gündemine damga vurdu. Kılıçdaroğlu'nun partiyi arındırma sürecini A Haber canlı yayınında değerlendiren uzmanlar ise, "Bu arınma ayrışmaya dönüşecek gibi gözüküyor. Daha doğrusu ayrışmaksızın bir arınma gerçekleşmeyecek" görüşünü paylaştı.

Mahkemenin mutlak butlan kararıyla 2,5 yıl aradan sonra yeniden CHP Genel Başkanlığı koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu, genel merkez önünde toplanan kalabalığa hitap ettiği tarihi konuşmasında çarpıcı ifadeler kullandı.

Parti binasına asılan "Şimdi Arınma Zamanı" pankartlarının gölgesinde kürsüye çıkan Kılıçdaroğlu, "Sinsice sızan FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim, kapalı kapılar ardında dış odaklardan medet uman gafilleri koynumda beslediğim ve temiz niyetimi sırtımdan hançerlemek için kullananları göremediğim için sizlerden özür diliyorum. Atatürk'ün kurduğu partiyi pavyon masasına meze yaptılar" ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu'nun tarihi açıklamaları A Haber canlı yayınında değerlendirilirken, "CHP'ye sızan FETÖ'cüler kim?" sorusuna cevap arandı.

CANLI ANLATIM

CHP ARINACAK MI AYRIŞACAK MI?

CHP'de mutlak butlan kararının ardından yaşanan gelişmeler siyasetin gündemindeki yerini korurken, Siyaset Uzmanı Prof. Dr. Zakir Avşar A Haber canlı yayınında dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

"ÖZGÜR ÖZEL ŞU AN CHP'NİN GENEL BAŞKANI DEĞİLDİR"

Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Zakir Avşar, yaşanan sürecin hukuki boyutuna dikkat çekti. Avşar, "Türkiye bir hukuk devletidir, kuşkusuz ki burada yapılan işin hukuki bir karşılığının olması gerekir. Eğer hukuki bir karşılığı yoksa yapılan işin takdim edildiği gibi olmadığı da anlaşılacaktır" dedi.

Özgür Özel'in gerçekleştirdiği toplantıların parti adına bağlayıcı olmadığını savunan Avşar, "Bu toplantının herhangi bir arkadaş toplantısından bir farkı yoktur. Yani bu partinin kurumsal kimliğini bağlayacak bir toplantı biçiminde değerlendirilemez. Orada alınan kararlar da mensup oldukları partiyi bağlamaz" ifadelerini kullandı.

Hukuki sürece işaret eden Avşar, "Bugün Sayın Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisi'nin Genel Başkanı değildir. CHP'nin Genel Başkanı 37. Kurultay'da seçilmiş, mazbata almış olan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'dur" diye konuştu.

"AYRIŞMAKSIZIN BİR ARINMA GERÇEKLEŞMEYECEK"

CHP içinde tarafların kendi tabanlarını konsolide etmeye çalıştığını belirten Avşar, partide bir yol ayrımına girildiğini söyledi.

Avşar, "Bütün çaba tabanı konsolide etmeye yönelik çünkü herkes biliyor ki artık yol ayrımındalar ve ayrılık mukadder. Bu arınma ayrışmaya dönüşecek gibi gözüküyor. Daha doğrusu ayrışmaksızın bir arınma gerçekleşmeyecek" değerlendirmesinde bulundu.

"SINIF ARKADAŞLARI BULUŞMASI GİBİ"

Özgür Özel ekibinin Ankara'da düzenlediği bayramlaşma programına dair de değerlendirmelerde bulunan Avşar, beklenen katılımın sağlanamadığını savundu.

Avşar, "Belediyeler üzerinden kurulan bir ekosistem olmasına rağmen Özgür Özel ekibinin istedikleri kalabalığı sağlayamadıklarını görüyoruz. Kızılay'ın normal kalabalığı zaten on binlerce insan demektir ancak o bölgede verilen rakamlar 7-8 bin civarında. Günler evvelinden duyurulan, bu kadar şaşaa koparılan bir toplantıya ancak bu kadar insan iştirak ediyorsa demek ki amacına da ulaşmadı" dedi.

Özgür Özel ve ekibinin Meclis'te gerçekleştirdiği toplantıları da değerlendiren Avşar, bu buluşmaların parti adına bağlayıcı bir niteliği bulunmadığını öne sürdü.

Avşar, "Bu toplantı artık bir sınıf arkadaşları buluşması filan gibi bir şeydir. Çünkü hepiniz artık bir başka statüye geçtiniz. Muhtemelen bir yol haritası çizme çabası içerisinde olacaklar" ifadelerini kullandı.

KURULTAY İÇİN EN AZ BİR YIL: ADLİ TATİL VE YARGITAY SÜRECİ

CHP koridorlarında "iktidar darbesi" ve "belediyelerde yolsuzluk" tartışmaları sıcaklığını korurken, Gazeteci Abdulkadir Selvi, partinin içine düştüğü hukuk labirentini tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi. Cumhuriyet Halk Partisi’nin yeni bir kurultaya gitmesinin yakın zamanda mümkün olmadığını, yargı takviminin süreci uzattığını belirten Selvi, "Bu sürecin ben bir yıldan önce olabileceğini düşünmüyorum. Çünkü Yargıtay süreci var. Temmuz ayında adli tatil başlayacak, 1 Eylül'e kadar. Bu süre içerisinde de bir zaman kaybı olacak. O açıdan ben bir yıldan önce Cumhuriyet Halk Partisi'nin yeni bir kurultaya gitmesini beklemiyorum" sözleriyle takvimi açıkladı.

Mahkemenin CHP’nin son kurultayı hakkındaki şok kararını hatırlatan Selvi, "Şimdi kurultay yapmak Cumhuriyet Halk Partisi'nde sorunu çözmüyor. Bakın 38. kurultaydan sonra Cumhuriyet Halk Partisi, 39. Olağan Kurultayı'nı yaptı. 21. Olağanüstü Kurultayı'nı yaptı, 22. Olağanüstü Kurultayı'nı yaptı. Buna rağmen mahkeme 'Ya sen kurultayı yaptın, bu iş temizlendi' demedi. 38. kurultayda delege iradesi sakatlanmıştır dedi ve kurultayı mutlak butlan kararı verdi" ifadelerini kullandı. Bu kararın partideki dengeleri alt üst ettiğini belirten Selvi, "Ama bir de tedbir koydu. Yani tedbir demek geçici olarak bu kararı verdi. Kılıçdaroğlu şu anda geçici olarak geldi" diyerek partinin başındaki belirsizliği vurguladı.

YARGITAY KISKACINDA HUKUK SAVAŞI VE AVUKAT KRİZİ

Parti içindeki güç savaşının Yargıtay koridorlarına taşındığını ve avukatlar üzerinden büyük bir operasyon yürütüldüğünü belirten Abdulkadir Selvi, "Şu anda Yargıtay temyizi, temyize başvuruldu. Yargıtay bu mutlak butlan kararını bozarsa o zaman Kılıçdaroğlu gidecek, Özgür Özel gelecek. Onarsa o zaman Kılıçdaroğlu'nun yapacağı icraatlar için eli güçlenmiş, hukuki desteği artmış olacak" sözleriyle hukuki düğümü tarif etti. Selvi, yaşanan avukat krizini ise şu cümlelerle aktardı:

"O kadar bir algı operasyonu yürütüyorlar ki... Şimdi, mutlak butlan kararı çıkınca Özgür Özel'in avukatları ne yaptı? Gittiler Yargıtay'a, temyiz başvurusunda bulundular. Kılıçdaroğlu'nun avukatı da CHP'nin avukatıydı, o da gitti temyiz başvurusunu aldı, iptal ettirdi. Sonra gittiler tekrar başvuruda bulundular. Şimdi o avukatları, CHP avukatlarını Kemal Kılıçdaroğlu iptal etti."

EMİNAĞAOĞLU’NUN TARİHİ UYARISI: "KURULTAYIN ÖNÜNÜ KENDİNİZ KAPATTINIZ"

Süreçteki kritik uyarılara rağmen Özgür Özel yönetiminin attığı adımların kurultay sürecini kilitlediğini ifade eden Abdulkadir Selvi, "Ömer Faruk Eminağaoğlu bunları uyardı. Dedi ki: 'Böyle yapmayın. Yaparsanız Yargıtay'daki temyiz davası sonuçlanana kadar Kılıçdaroğlu kurultaya gitmez'" şeklinde konuştu. Selvi, kurultay yapmanın çözüm olmadığını belirterek, "Burada bir temyiz davası var. Bu sonuçlanmadan kurultaya gitse kurultay yapmak marifet değil. Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye'nin en çok kurultay yapan partisi. 3 ayda bir kurultay yapıyorsun. Olağan yaptın, olağanüstü yaptın ama butlanı engelleyemedin" diyerek CHP’nin düştüğü çıkmazı özetledi.

DELEGE SİSTEMİNDE KRİTİK TABLO: CEZAEVİNDEKİ DELEGELER VE İTİRAFÇILAR

Kılıçdaroğlu’nun "arınma" dediği sürecin aslında köklü bir delege operasyonu olduğunu belirten Selvi, partideki delege yapısının ne kadar ağır yara aldığını şu dehşet verici sözlerle aktardı:

Kılıçdaroğlu'nun beklentisi şu: Bir, Yargıtay süreci tamamlansın, yani akla kara belli olsun. O sonuçlandıktan sonra yeni bir delege, yeni bir kurultay takvimi ilan edilecek. Niye? Çünkü mevcut delegelerin iradesi sakatlanmış. İradesi sakatlanmış; bir kısmı Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifa etmiş, bir kısmı cezaevinde, bir kısmı yargılanıyor, bir kısmı itirafçı, bir kısmı müşteki. İrade sakatlanmış."

MAHALLELERDEN BAŞLAYACAK BÜYÜK TASFİYE OPERASYONU

Kılıçdaroğlu’nun partiyi tepeden tırnağa değiştirmeyi planladığını ve bu sürecin mahalle delegelerinden başlayacağını ifade eden Abdulkadir Selvi, "O yüzden Kılıçdaroğlu, Yargıtay süreci tamamlanınca kongre takvimi ilan edecek. Mahallelerden başlayacak kongre süreci; ilçelere, ilçelerden illere, illerden büyük kongre delegeleri ortaya çıkacak ve yenilenmiş iradeyle, yeni delegelerle bir kurultay yapılacak" dedi. Kılıçdaroğlu’nun adaylığı konusunda ise "Kılıçdaroğlu aday olacak mı, olmayacak mı, Özgür Özel yarışa girecek mi; o kendi takdirleri. Ama yeni delegelerle yapılacak" ifadelerini kullandı.

ÖZGÜR ÖZEL’İN "ALGI OPERASYONU" VE GAYRİAHLAKİ İŞLER VURGUSU

Özgür Özel’in hem kurultay isteyip hem de kurultayın önünü tıkadığını iddia eden Abdulkadir Selvi, CHP Genel Başkanı’na yönelik sert eleştirilerini şu sözlerle dile getirdi:

"Bunu benden daha iyi bilen de Özgür Özel. Özgür Özel bunu bildiği halde, kendi eliyle kendini bağladığı halde kalkıyor kamuoyuna karşı diyor ki: 'Derhal kurultay...' E kardeşim, gitmeseydin o zaman Yargıtay'a çok istiyorsan. Kılıçdaroğlu'yla ikinci telefon görüşmesini yapsaydın ya da otursaydın konuşsaydın, 'Gel' deseydin, 'Ben Yargıtay'a gitmeyeyim. Sen kurultay takvimini belirle, 6 ay içerisinde gidelim, yarışalım' deseydin. E bunları yapmıyorsun, sonra dönüyorsun diyorsun ki... Ya yani olmadık yolsuzluğu, hırsızlığı, gayriahlaki işleri yapıyorsunuz, ondan sonra dönüyorsunuz iktidarı suçluyorsunuz."

YARGITAY’DAKİ "ACİLİYET" VE TETKİK HAKİMLERİ BEKLEYİŞİ

Sürecin Yargıtay ayağında yaşanacaklara da değinen Selvi, "Partide Yargıtay'a müracaat ediyorsun, kurultay sürecinin önündeki en önemli engel şu anda Yargıtay'a yapılan başvuru. Bu sonuçlanmadan kurultay yapılamaz. Sonra dönüyorsun, 'Derhal kurultaya gidelim' diyorsun. Bu nedir?" diyerek çelişkiye dikkat çekti. Yargıtay sürecinin nasıl işleyeceğini ise "Yargıtay'da tetkik hâkimlerinin bu başvuruyla ilgili bir ön hazırlık yapmaları lazım. Elbette ki bu normal Yargıtay'daki sıraya konulmaz. Aciliyet arz ediyor. Nezaketen konulması lazım. Yoksa yasal olarak konulabilir, 2 sene 3 sene sonra da sıra gelebilir ama tetkik hâkimleri dosyayı inceleyecek, bir ön rapor hazırlayacak, üyeler bunu okuyacaklar, değerlendirecekler, sonra toplanacaklar" ifadeleriyle teknik detayları paylaştı.

 

CHP’DE PARA KULELERİNDEN OTEL ODALARINA UZANAN YOLSUZLUK ZİNCİRİ

A Haber ekranlarında CHP içindeki tartışmalar ve kamuoyuna yansıyan çeşitli iddialar bir kez daha gündeme taşındı. Gazeteci Abdulkadir Selvi, ana muhalefet partisinde pavyon köşelerinde dağıtıldığı öne sürülen dolarlardan lüks jetlerle gerçekleştirildiği iddia edilen kumar seyahatlerine, baklava kutularındaki paralardan belediye başkanlarına ilişkin kamuoyuna yansıyan görüntülere kadar birçok başlığı değerlendirdi.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun "baba ocağına yakışmayan gerçekler" sözleriyle başlattığı tartışma süreci, CHP Genel Merkezi'nde yaşanan gelişmeler ve parti yönetimine yönelik eleştirileri yeniden gündeme getirirken, Özgür Özel yönetiminin tutumu da siyasi tartışmaların odağında yer aldı.

PAVYON KÖŞELERİNDEKİ PARALARDAN PARA KULELERİNE

CHP içerisindeki yolsuzluk ve gayriahlaki ilişkiler yumağını deşifre eden Abdulkadir Selvi, "Bugün mahkemede yargılanırken CHP'nin kurultay delegeleri bize pavyon köşesinde dolar verildi, 'Ben aldım, bu almadı' demedi mi? Uşak Belediye Başkanı belinde havluyla belediye çalışanıyla otelde yakalanmadı mı? Manavgat'ta baklava kutusu içerisindeki eurolar çıkmadı mı? Bunlar yargılanma konusu oldu, hapis cezası aldılar. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde özel lüks jetlerle, escortlarla kumar oynamaya gitmediler mi? Yine İstanbul'da para kuleleriyle CHP İstanbul İl Başkanlığı'nı satın almadılar mı?" ifadelerini kullanarak partideki skandallar zincirini hatırlattı. Selvi, tüm bu iddiaları dile getirenlerin ve tanıkların bizzat CHP’li delegeler olduğuna dikkat çekti.

KEMAL KILIÇDAROĞLU’NDAN "BABA OCAĞI" YÜZLEŞMESİ

CHP Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlattığı süreci bir "gerçeklerle yüzleşme" olarak nitelendiren Selvi, "Kemal Kılıçdaroğlu, CHP içerisinde gerçeklerle yüzleşmeyi sağlıyor. Maalesef CHP’nin gerçeği bunlar oldu. Bir arınma diye yola çıktığında, şimdiye kadar 'bu iktidarın operasyonu' diye kitleleri uyutmaya çalıştılar ama birisi çıktı, karanlıkta bir mum yaktı. Baba ocağını kirletenler, baba ocağının arkasına saklananlar var. Kılıçdaroğlu'nun dile getirdiği konuların hepsi yargı konusu, operasyon konusu. Yargılananlar var, hapis cezası alanlar var. Burada CHP'yi kirleten bir yapıyla yüzleşme söz konusu" sözleriyle partideki depremin perde arkasını aktardı.

YOLSUZLUK FEZLEKELERİ CHP YÖNETİMİNİ KUŞATTI

CHP yönetiminin en üst kademelerindeki isimlerin yolsuzluk dosyalarıyla karşı karşıya olduğunu vurgulayan Abdulkadir Selvi, "CHP'de teşkilat başkanlığı, idari ve mali işler gibi en kritik koltuklarda oturanlar, haklarında yolsuzluktan dolayı fezlekeler düzenlenmiş insanlar. Basından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut'tan Özgür Karabat'a, Turan Taşkın Özer'den Gökhan Zeybek'e kadar hepsinin yolsuzluktan dolayı Meclis'te fezlekeleri var. Fezlekeleri kaldırılsa yargılanacaklar. Eğer 1, 2, 3 ve 4 numara koltuklarda bunlar oturuyorsa, artık alarm zilleri çalıyor demektir" şeklinde konuştu.

Özgür Özel’in yolsuzluk iddiaları karşısındaki tavrını sert bir dille eleştiren Selvi, "Kemal Kılıçdaroğlu kendi yüzlerine ayna tuttu, erdemli bir adım atıp özür diledi. Ama Özgür Özel 'Kızım hırsızlık yaptı deseler reddederim, CHP'yle ilgili hırsızlık yapıldı dese kabul etmem' dedi. Sen eğer Atatürk'ün koltuğunda oturuyorsan, o koltuğu kirletenlerden hesap soracaksın. Orada sen bir aile reisi değilsin, bir partinin genel başkanısın. Senin bunu görmezden gelme gibi bir lüksün yoktur. Temiz tutmazsan hukuk karşısında hesabını verirsin" ifadelerini kullandı. 

"SİZİ BEN İCAT ETTİM, SİZ KİRLETTİNİZ" MESAJI

Kılıçdaroğlu’nun, kendi elleriyle siyasete kazandırdığı isimlere karşı hesap sorma hakkı olduğunu söyleyen Abdulkadir Selvi, "Özgür Özel bugün Türk siyasetinde varsa bunun müsebbibi Kemal Kılıçdaroğlu'dur; onu pamuklara sardı, grup başkanı yaptı. Ekrem İmamoğlu bugün varsa Kılıçdaroğlu'nun icadıdır; deve dişi gibi adamlar isyan ederken onu aday yaptı. Mansur Yavaş için Parti Meclisi'nde 18 saat direndi. Şimdi bu insanlara karşı 'Siz partiyi kirlettiniz' deme hakkı birinci derecede Kemal Kılıçdaroğlu'nundur. Çünkü bunların elinden tutup siyasete kazandıran ve koruyan o oldu" sözleriyle CHP içerisindeki büyük hesaplaşmanın kodlarını deşifre etti.

"KILIÇDAROĞLU MÜDAHALEYİ BİZZAT YAŞADI"

Kılıçdaroğlu'nun adaylık sürecinde dış müdahaleleri en yakından hisseden isimlerden biri olduğunu belirten Gazeteci Dr. Murat Özer, CHP liderinin yaşadığı süreçleri daha ayrıntılı şekilde anlatması gerektiğini söyledi.

Özer, Kemal Kılıçdaroğlu'nun Amerika ziyareti sırasında gerçekleştirdiği temaslara da değinerek, "Amerika ziyaretinde hamburgercide geçen vakti de, orada kimlerle görüştüğünü de açıklamalı. Adaylık sürecinde kimlerin hangi amaçlarla devreye girdiğini kamuoyuna anlatmalı" ifadelerini kullandı.

"ADAYLIK SÜRECİNDE ETKİLİ OLDULAR"

Gazeteci Dr. Murat Özer, Kemal Kılıçdaroğlu'nun son dönemde yaptığı helalleşme çağrısı ve özür beyanının önemli olduğunu belirterek, geçmişte yaşanan süreçlere işaret etti. Özer, "Ben bu yapının tamamını olmasa da çok önemli bir kısmını zaten biliyordum. Benim adaylık sürecimde de bunlar çok net bir şekilde etkili oldular" sözleriyle, Kılıçdaroğlu'nun bugün dile getirdiği bazı konuların geçmişte de etkisini gösterdiğini ifade etti.

MUHALEFETTE FETÖ YAPILANMASI

FETÖ'nün yalnızca belirli bir örgütsel yapı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Özer, yapının farklı dönemlerde farklı görünümler altında faaliyet gösterebildiğini öne sürdü. Dr. Murat Özer, "FETÖ CIA'in Türkiye şubesi demek. CIA adına, bazen Mossad adına, bazen de İngiliz ya da Alman istihbaratı adına Türkiye'deki iktidarı Batı'nın istediği şekilde hareket ettirmek için çalışan yapının adı" ifadelerini kullandı.

Özer, bu nedenle tartışmanın kişiler üzerinden yürütülmesinin doğru olmadığını savunarak, "Ekrem İmamoğlu mu FETÖ'cü, Özgür Özel mi FETÖ'cü gibi tartışmalar artık detaydır. Burada önemli olan yapının kendisidir" şeklinde konuştu.

"BU PROVOKASYONUN ARKASINDA KİMİN OLDUĞUNU AÇIKLAMALI"

Muhalefet blokunun seçim sürecinde oluşturduğu ittifak modeline de değinen Özer, Kılıçdaroğlu'nun yaşananları ayrıntılarıyla izah etmesi gerektiğini savundu.

Dr. Murat Özer, "Recep Tayyip Erdoğan iktidarını devirmek amacıyla yürütülen bu kadar örgütlü çabanın hangi yapı tarafından ve hangi amaçla gerçekleştirildiğini açıklaması gerekir. Ancak o zaman yapılan tövbenin ve özeleştirinin samimiyeti daha net anlaşılır" değerlendirmesinde bulundu.

"GERÇEKLERİ KENDİSİNE DARBE YAPILDIĞINDA GÖRDÜ"

Özer'e göre Kemal Kılıçdaroğlu'nun bugün yaptığı açıklamaların temelinde, CHP içerisinde yaşadığı liderlik değişimi süreci bulunuyor.

Kılıçdaroğlu'nun, kendisine yönelik siyasi müdahaleler yaşandığında bazı gerçekleri fark ettiğini öne süren Özer, "Kemal Bey gerçekleri, kendisine de aynı şekilde darbe yapıldığında gördü. Kendisine ihtiyaç kalmadığını düşündüklerinde onu da devre dışı bıraktılar. O zaman bazı şeyler kafasında netleşti" dedi.

"CHP'NİN UZUN SÜREDİR TASALLUT ALTINDA OLDUĞUNU SÖYLÜYOR"

Özer, Kılıçdaroğlu'nun son açıklamalarında CHP'nin belirli grupların etkisi altında olduğunu dile getirdiğini belirterek, bu durumun yeni olmadığını savundu.

"Kemal Bey bugün CHP'nin belirli yapıların işgali altında olduğunu söylüyor. Ancak bu durumun çok daha eskiye dayandığını düşünüyorum. Kendisine dokunuluncaya kadar bu konuda yeterince yüksek sesle konuşulmadı" ifadelerini kullanan Özer, CHP liderinin bugün yaşadığı rahatsızlığı açık şekilde dile getirdiğini söyledi.

"SAMİMİ OLABİLİR"

Kılıçdaroğlu'nun son dönemdeki açıklamalarının samimi olabileceğini de belirten Özer, sözlerini şu değerlendirmeyle tamamladı:

Dr. Murat Özer, Kılıçdaroğlu'nun, "Ben yaşlı bir adam olarak ne FETÖ'ye bulaşmış ne de yabancı istihbarat örgütleriyle ilişkili bir insan olarak karşınızdayım." yönündeki yaklaşımına atıfta bulunarak, "Samimi olarak yabancı istihbarat örgütlerinin yönlendirmesiyle hareket etmemiş bir insan olabilir. Bir Türk vatandaşı olarak buna inanmak isterim" ifadelerini kullandı.

 

CHP'DE ÖNCE "ARINMA" SONRA KURULTAY MI?

CHP içerisinde "değişim" adı altında başlayan genel başkanlık yarışı, partiyi derin bir tasfiye ve arınma sürecine sürükledi. Kemal Kılıçdaroğlu’nun "İçimizdeki FETÖ ajanlarını geç fark ettim" çıkışı ve belediyelerdeki yolsuzluklara yönelik imaları, gözleri yargılanan isimlere çevirdi. Avukat Mehmet Yılmazer, A Haber canlı yayınında CHP’deki son gelişmeleri ve Mansur Yavaş üzerindeki baskıları değerlendirerek, partinin "kaçak bir siyaset" çıkmazına girdiğini belirtti.

KILIÇDAROĞLU’NDAN "HARAM LOKMA" RESTİ

CHP’deki temizlik sürecinin nereye evrileceğini değerlendiren Avukat Mehmet Yılmazer, "Sayın Kemal Kılıçdaroğlu bugünkü konuşmasında hem içeride FETÖ ajanları olduğunu hem de bunları maalesef çok geç fark ettiğini gösterdi. Bu isimler muhtemelen şu an Anıtkabir’e doğru yürüyen ekiptir" ifadelerini kullandı. Yılmazer, Kılıçdaroğlu’nun yolsuzluk vurgusuna dikkat çekerek, "Milletin ve yetimin hakkını yiyen isimlerin olduğu, haram lokmaya artık 'evet' denilmeyeceği belirtildi. Bu durum, yargılanan belediye başkanlarının ve onlarla ilişkili bürokratların parti üyeliklerinin askıya alınmasını ve kesin ihraç süreçlerini beraberinde getirecektir" sözleriyle aktardı.

MANSUR YAVAŞ İÇİN "SİYASİ İNTİHAR" YORUMU

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın Özgür Özel ile birlikte görüntü vermesini değerlendiren Yılmazer, "Mansur Yavaş, Özgür Özel ve ekibi tarafından, özellikle belediye meclisinde çalıştırılmayacağına dair ağır tehditler ve baskı altındaydı. Yavaş, bu baskılara boyun eğerek Özgür Özel’in otobüsüne çıkmış ve resmen teslim olmuştur" şeklinde konuştu. Yılmazer, Yavaş’ın bu hamlesinin sonuçlarını, "Mansur Yavaş artık Ankara halkının değil, marjinal bir Özgür Özel grubunun belediye başkanı haline gelmiştir. Bu durum açıkça bir siyasi intihar niteliğindedir" ifadeleriyle kullandı.

"CHP’YE KAÇAK BALKON YAPMAYA ÇALIŞIYORLAR"

Parti içindeki muhalif kanadın yöntemlerini sert bir dille eleştiren Mehmet Yılmazer, "Özgür Özel ve ekibi resmen Cumhuriyet Halk Partisi’ne kaçak balkon yapmaya çalışıyor. İmara ve siyasete aykırı olan bu durumun önümüzdeki süreçte savcılıklarla paylaşılacak harici bilgilerle daha da derinleşeceğini öngörüyoruz" sözlerini kaydetti. Yılmazer, CHP’nin kendi ilkeleriyle bağdaşmayan isimlerle büyük bir hesaplaşmaya girdiğini ve bu krizin grup toplantılarına da kaçak yollarla taşınmaya çalışılacağını belirterek, "Bu saatten sonra yargı süreci devam eden belediye başkanlarının ve milletvekillerinin CHP çatısı altında tutunabilme imkanı kalmamıştır" açıklamalarında bulundu.

"KILIÇDAROĞLU HUKUKİ OLARAK GENEL BAŞKANDIR"

Avukat Yasin Şamlı, A Haber ekranlarında mutlak butlan kararı sonrası yeniden CHP Genel Başkanlığı görevine gelen Kemal Kılıçdaroğlu'nun hukuki statüsüne dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

CHP içindeki liderlik tartışmalarını hukuki açıdan değerlendiren Şamlı, Kılıçdaroğlu'nun konumuna ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Kılıçdaroğlu Cumhuriyet Halk Partisi'nin şu anda hukuki genel başkanıdır, bir kayyum değildir. Kamuoyunda böyle bir algı oluşturulmaya çalışılıyor ama bu kesinlikle yanlış bir yaklaşımdır."

"ÖZGÜR ÖZEL, KILIÇDAROĞLU'NUN HATASINI TEKRARLIYOR"

Parti yönetimindeki süreçleri de değerlendiren Şamlı, Kemal Kılıçdaroğlu'nun son açıklamalarının önemli mesajlar içerdiğini söyledi.

Şamlı, "Aslında bugün Özgür Özel'in yaptığı hatayı dün Kılıçdaroğlu yapmıştı. Kılıçdaroğlu'nun açıklaması ahlaki ve hukuki zeminde çok önemli bir itiraftır. Kendisi, FETÖ ajanlarının partiye sızmasını göremediği ve önleyemediği için özür diliyor. Peki neden göremedi? Çünkü o dönemde 'Biz iktidara yürüyoruz, böyle tartışmalarla işimiz yok' deniliyordu. Bugün Özgür Özel'in yaptığı da tam olarak budur" ifadelerini kullandı.

İKTİDAR YOLUNDA "MEŞRUİYET" TARTIŞMASI

İktidar hedefiyle yürütülen siyasette hukuki ve ahlaki sınırların korunması gerektiğini vurgulayan Şamlı, şunları kaydetti:

"İktidara yürürken her şey meşru değildir. Hukuka ve ahlaka aykırı yolları deneyemezsiniz. Dış bağlantılar, FETÖ ajanları ve gayrimeşru ilişkiler üzerine kurulan bir iktidardan ne menfaat bulacaksınız? Böyle bir yapıyı millet iktidar olarak kabul eder mi, kamu vicdanı buna razı olur mu?"

CHP'DE FETÖ AJANI TARTIŞMASI

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun partisine FETÖ ajanlarının sızdığını söylemesi siyasette geniş yankı uyandırdı. Kılıçdaroğlu'nun sözlerini A Haber canlı yayınında değerlendiren Sabah Gazetesi Ankara Temsilcisi Okan Müderrisoğlu, "Baba ocağında rüşvete, haram lokmaya yer olur mu diyerek başlayan ve hesap soracağım şeklinde noktalanan bu ana çerçeve, partideki büyük bir temizlik hareketinin habercisidir" dedi.

KILIÇDAROĞLU'NUN SÖZLERİNİ DEĞERLENDİRDİ

Kılıçdaroğlu'nun CHP Genel Merkezi önünde yaptığı konuşmayı değerlendiren Müderrisoğlu, eski genel başkanın son derece net ve kararlı mesajlar verdiğini söyledi. Müderrisoğlu, "Kemal Bey son derece kararlı, net ve hedef odaklı konuştu; özellikle FETÖ artıklarını ve ajanlarını zamanında fark edemediği yönündeki vurgusu ile özür cümleleri son derece kıymetliydi" ifadelerini kullandı.

ÖZGÜR ÖZEL'İN STRATEJİSİNİ ELEŞTİRDİ

Özgür Özel ve ekibinin izlediği siyasi çizgiyi de değerlendiren Müderrisoğlu, CHP'deki tartışmaların farklı bir zemine taşınmaya çalışıldığını savundu.

Müderrisoğlu, "Özgür Özel'in ahlaki kodlara ilişkin tek bir cümle kurmaması dikkat çekicidir; CHP'nin iç kavgasını 'Erdoğan ile milletin meselesi' gibi göstererek dışarıya taşımaya çalışıyorlar ki biz buna 'canbaza bak' siyaseti diyoruz" ifadelerini kullandı.

Özel'in Anıtkabir yürüyüşü ve diğer siyasi hamlelerinin tesadüf olmadığını öne süren Müderrisoğlu, "Bu sembolizm siyaseti, kitleleri konsolide etmek ve gerektiğinde sokağın karanlığını kullanabilmek için yapılan bir provadır; siyaseti meşru zeminden sokağa taşıma gayreti Silivri ve Ekrem İmamoğlu ile istişare edilmiş profesyonel bir prodüksiyondur" değerlendirmesinde bulundu.

"FETÖ DİASPORASI VE KRİPTO UNSURLAR ETKİLİ"

CHP'de yaşanan gelişmelerin arka planını da yorumlayan Müderrisoğlu, FETÖ'nün siyasi alandaki etkilerine dikkat çekti. Müderrisoğlu, "Baykal'ın bir kaset operasyonuyla tasfiyesinden sonra bugün Kemal Bey'in de bir FETÖ operasyonuyla uzaklaştırıldığını itiraf etmesi ibretliktir" dedi.

FETÖ'nün Türkiye'deki siyasi dinamikleri etkilemeye çalıştığını savunan Müderrisoğlu, "FETÖ diasporası, kripto unsurlar ve cezaevinden çıkıp halkın arasına karışan yapılar, büyük bir kin ve nefretle CHP üzerinden Türkiye'yi istikrarsızlaştırmaya çalışıyor; konu sadece bir parti meselesi değil, Türkiye'nin iç cephesini sabote etme girişimidir" ifadelerini kullandı.

"CHP ARTIK İKİLİ BİR YAPIYA HAPSOLDU"

CHP'nin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Müderrisoğlu, parti içinde iki farklı yaklaşımın öne çıktığını söyledi.

Müderrisoğlu, "Cumhuriyet Halk Partisi artık ikili bir yapıdadır; bir yanda geçmişiyle yüzleşip arınmaya çalışan bir kanat, diğer yanda ise 'kim ne kadar temiz ki' diyerek gri hatta siyaset yapan bir ekip var." dedi.

CHP seçmeninin yaşanan gelişmeleri yakından takip ettiğini belirten Müderrisoğlu, "Önümüzdeki dönemde Pandora'nın kutusu açıldığında, özellikle 4-5 Kasım kurultayına giden süreçteki kurgular ortaya çıktığında birçok kişinin küçük dilini yutacağı gerçeklerle karşılaşacağız." sözleriyle değerlendirmesini tamamladı.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin