Kadayıf kutusunda rüşvet iddiası! Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında savunmalar alındı
CHP’li belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanık, dün ilk kez hakim karşısına çıktı. Duruşmada kimlik tespiti ve aylık gelir beyanları alınan CHP’li belediye başkanları ile yardımcılarının savunmalarının bugün tamamlanmasının ardından, yargılamaya yarın (29 Ocak Salı) devam edilmesine karar verildi. Öte yandan, duruşma sırasında gizli kayıt alındığı iddialarına ilişkin soruşturma başlatıldığı açıklandı.
CHP'li 7 belediye başkanının adının karıştığı 200 sanıklı Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü davasının ilk duruşması dün İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki duruşma salonunda görüldü. Kimlik tespiti ve aylık gelir beyanları alınan CHP'li belediye başkanı ve yardımcılarının savunmaları alındı.
CANLI ANLATIM
DURUŞMA SALONUNDA ÇEKİLEN GÖRÜNTÜLERLE İLGİLİ SORUŞTURMA BAŞLATILDI
Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı davada, duruşma salonunda ses ve görüntü alarak sosyal medyada paylaşan şahıslar hakkında soruşturma başlatıldı.
Liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, tutuklu Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, tutuklu Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, tutuklu Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tutuklu Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanık dün ilk kez hakim karşısına çıkmıştı.
DURUŞMA SALONUNDA KAYIT ALINDIĞI TESPİT EDİLDİ
İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'de bulunan Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü 1 Nolu salonda görülen duruşmada, sanık, avukatlar ve basın mensuplarının yanı sıra çok sayıda siyasi isimlerin de aralarında bulunduğu izleyici de katıldı. Yargılama sırasında, ses ve görüntü alarak sosyal medyada paylaştığının belirlenmesi üzerine, şüphelilerin tespitine yönelik, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma başlatıldı.
EMNİYETE TALİMAT VERİLDİ
Başsavcılıkça, 'soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki ses veya görüntüleri yetkisiz olarak kayda alma veya nakletme' suçundan başlatılan soruşturmada, şahısların tespitine yönelik İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne talimat verildi.
Başsavcılıktan yapılan açıklamada şy ifadelere yer verildi:
"İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılaması başlayan 2025/364 E. sayılı dosyanın, Marmara Ceza İnfaz Kurumlarındaki 1 nolu duruşma salonunda görülen bugünkü duruşması esnasında çekildiği anlaşılan görüntünün sosyal medya hesapları aracılığında paylaşıldığı anlaşılmakla;
Kovuşturma işlemleri sırasındaki ses veya görüntüleri yetkisiz olarak kayda alan ve sosyal medya hesaplarında paylaşarak nakleden kişiler hakkında TCK 286. madde kapsamında resen soruşturma başlatılarak, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne fiil ve fail tespitine yönelik talimat verilmiştir.
Kamuoyunun bilgisine saygıyla duyurulur."
DURUŞMA YARIN DEVAM EDECEK
Aziz İhsan Aktaş davasında ikinci gün bitti. Duruşmaya yarın devam edilecek.
MAHKEME BAŞKANINDAN DURUŞMA HAKKINDA FAŞ KARAR
Öte yandan Aziz İhsan Aktaş Davası Duruşmasında “İzleyici Kısıtlaması Kararına” gidildi.
Mahkeme başkanı gerekçe olarak duruşma salonunda çekilmemesi gereken görüntülerin, ses ve görüntü kayıtlarının kamuoyununda paylaşılmasını gerekçe gösterdi.
Mahkeme Başkanı, "Artık bugünden sonra duruşma salonuna izleyici alınmayacak. Duruşmayı bugünlük bitiriyorum. Seyirci olarak son kez izin veriyorum. Duruşmadan videolar yayınlanmasın. Duruşmanın ilk gününden itibaren duruşma sırasında salondan alınan ve paylaşılan ses ve görüntü kayıtlarının alınmaya devam etmesi halinde duruşmalara izleyici alınmayacak. Bu son uyarımızdır” dedi.
KADAYIF KUTUSUNDA RÜŞVET İDDİASI
Tutuklu sanık Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin'in eşi Celal Tekin savunmasında, "Rüşvet aldığımı, para verdiğimi, suçlar işlediğimi iddia ediyorlar. Bu iddiaların bir savcı, bir hukukçu tarafından dile getirilip ciddiye alınması gerçekten ilginçtir. Ben, öncesinde Aziz İhsan Aktaş'ı tanımam. Kendisi gerek Ankara'da gerekse Adana'da eşimi tanıyan siyasetçileri, arkadaşlarını, meslektaşlarımızı araya sokarak tanışmak istemiştir. Eşimle bu fırsatı bulamayınca bu kez de benimle görüşüp tanışmak istemiştir. Ben de yaptığım araştırmalarda, kendisinin Yargıtay, Elazığ, Kütahya, Isparta, Aydın gibi ağırlıklı olarak AK Parti'li kurum ve kuruluşlarla çalıştığını, öğrendim. Bu süreçte kendisiyle görüştüm ve tanıştım. Bu tanışmada sadece gelerek, yakınlarının belediyede alacakları olduğunu, bu alacakları alamadıklarını belirtti. Ben de belediye işlerine karışmadığımı ifade ederek kendisini belediyenin ilgili birimlerine yönlendirdim. Sonrasında Aziz İhsan Aktaş beni arayarak tekrar alacakları konusunda ısrarcı taleplerde bulundu. Bana ödeme yapılmadığına ve bu işin böyle devam etmeyeceğine dair mesajlar iletti. Ben de sürekli olarak, ortada şahsi bir borcumun olmadığını, ödemenin belediyeden talep edilmesi gerektiğini söyledim. Ankara'yı çok bilmem. Kendisinin belirlediği bir yerde kısa süreli bir görüşme yaptık. Bana yakınlarının zor durumda olduğunu, ödeme almaları gerektiğini, şirketlerinin batma aşamasına geldiğini ve sabırlarının da sonuna geldiğini ifade etti. Ben ise kendisine, Oya Hanım'ın yeni göreve başladığını, belediyelerin mali güçlüklerinin herkes tarafından bilindiğini, buna rağmen elemanını sürekli göndererek olay çıkardığını, bunu engellemesi gerektiğini söyledim. Yasal alacaklar varsa mutlaka alınacağını, bunun da yöntemlerinin belli olduğunu ifade ettim. Bu görüşmenin ardından İller Bankası'na gittim. Yaklaşık iki saat boyunca birim müdürüyle görüştüm. Bu görüşmem sırasında girişte danışmanlığa kimlik bilgilerim verilerek kaydım yapılmıştır. Bu durum oradan tespit edilebilir. Tüm bu bilgileri, dosyada gizlilik kararı varken ve HTS kayıtları yokken, ilk ifademde açıkça belirttim. Savcılık ise bu görüşmeyi bambaşka yönlere çekerek, eşimin bilgisi ve yönlendirmesi olmayan bir görüşmeden hem anlaşma, hem para alma, hem de belediyeden ödeme yaptırma sonucu çıkarmıştır. Bu konu akla, mantığa ve hukuka aykırı olmasına rağmen çirkin bir metne dönüştürüldüğü için hepsine tek tek cevap vermek istiyorum. Ne ben ne de eşim birbirimize talimat verir ya da yönlendirmede bulunuruz. Zaten dosya kapsamına bakıldığında da eşimle görüşüldüğüne ya da bir anlaşmaya varıldığına ilişkin hiçbir iddia bulunmamaktadır. Eşimin ismi iddianamede ve ifadelerde yalnızca bir parantez içerisinde geçmektedir. Bu parantezin iddia sahibi tarafından kurulamayacağı, düşünülemeyeceği; tamamen sonradan eklenen ve belediye başkanlığından alınma amacı taşıyan bir unsur olduğu, en basit hukuk bilgisine sahip kişiler tarafından dahi anlaşılabilir" dedi.
KADAYIF KUTUSUNDA RÜŞVET İDDİASI
Metin Aktaş'ın avukatı, Celal Tekin'e, “Aziz İhsan Aktaş, 3 kadayıf kutusunda size dolar verdi, siz de karşılığında 1 kutu cezerye hediye etmediniz mi?" diye sordu. Celal Tekin ise cevaben, “Böyle bir iddia ne iddianamede var ne de beyanlarda var. Böyle bir soruyu bir daha sormayın" dedi. Celal Tekin'in avukatı da soruya itiraz etti.
AZİZ İHSAN AKTAŞ SÖZ ALDI
Mahkeme başkanından söz isteyen Aziz İhsan Aktaş, “Celal Bey, benim kendisiyle görüşmek için aracı koyduğumu söyledi. Bu aracılar kimler? Ödenen 75 milyon için 18 ve 19 nolu hak edişlerin olduğunu söyledi. Bir insan eski borcunu mu öder, yeni borcunu mu öder?" dedi. Celal Tekin ise Aziz İhsan Aktaş'a cevaben, “Farklı kanalları seferber etmiş, kim varsa devreye soktu. Kendisinin Adana'da da bir ofisi var. Belediyenin içerisinde müdürleri var, elemanları var. Dolayısıyla bu kişilerle iş yürütemeyince bana bir şekilde ulaştılar; siyasileri de devreye koydular, her çevreden birçok insanı araya soktular. İkinci hususta da eşimin söylediği gibi, bir düğmeye basılarak ödeme yapılması söz konusu değildir. Yani tek bir görüşmeyle 75 milyon liranın ödenmesi mümkün mü? Buna kim inanır?" dedi




