Asrın yolsuzluğunda hesap vakti! İBB davasında 14'üncü duruşma: Sanık avukatlarının tahliye talepleri dinlendi

Asrın yolsuzluğunda hesap vakti! İBB davasında 14'üncü duruşma: Sanık avukatlarının tahliye talepleri dinlendi

“Yüzyılın vurgunu” olarak nitelendirilen İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) yolsuzluk davasının 14. oturumu görüldü. Aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 107’si tutuklu 407 sanık duruşmanın dördüncü haftasında hakim karşısına çıktı. Duruşmada sanık avukatların tahliye talepleri dinlendi.

İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 107'si tutuklu 407 sanık duruşmanın dördüncü haftasında hakim karşısına çıktı. 14'üncü duruşmada sanık avukatların tahliye talepleri dinlendi.

CANLI ANLATIM

DAVANIN 14. DURUŞMASI TAMAMLANDI

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 107'si tutuklu, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın 14'üncü duruşmasında, tutuklu sanıkların tahliye talebine ilişkin avukatların beyanları alındı.

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmanın öğleden sonraki oturumuna, henüz duruşmalarda savunması alınmayan tutuklu sanıkların avukatlarının tahliye talebine ilişkin beyanlarının alınmasıyla devam edildi.

Bazı tutuklu sanıkların avukatları iddianamedeki suçlamaları reddederek, müvekkillerinin herhangi bir örgüte üye olmadıklarını, sadece işlerini yaptıklarını savundu.

Müvekkilleri hakkında kuvvetli suç şüphesi bulunduğu iddiasını kabul etmeyen avukatlar, iddiaların soyut aşamada kaldığını öne sürdü.

Avukatlar, tutuklu kaldıkları sürenin göz önüne alınarak müvekkillerinin tahliyesini talep etti.

Duruşma, tahliye taleplerine ilişkin avukatların beyanlarına devam edilmek üzere yarına ertelendi.

Öte yandan, bugün 30 tutuklu sanığın avukatlarının beyanları alınırken, yarın duruşmaya 34 sanık avukatının dinlenilmesiyle devam edilecek.

Ayrıca, avukatların beyanlarını tamamlamasının ardından mahkemenin tutukluluğa ilişkin inceleme yapması bekleniyor.

SANIK AVUKATLARININ TAHLİYE TALEPLERİ DİNLENİYOR

Geçtiğimiz günlerde mahkeme başkanı, duruşmanın Pazartesi günü sanık savunmalarının alınmasıyla devam edeceğini açıkladı. Salı, Çarşamba ve Perşembe günlerinde ise avukatların tahliye taleplerinin dinleneceğini belirten mahkeme başkanı, Perşembe günü ara karar vereceğini de açıkladı. Duruşma saat 10.40 itibariyle sanık avukatlarının tahliyelere ilişkin konuşmasıyla başladı.

"TUTUKLAMAYA DAYANAK YAPILAN İKİ SÖZDE BEYAN VAR"
Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanan avukatı Mehmet Pehlivan’ın müdafisi Tora Pekin tahliyeye ilişkin talebinde, "Meslektaşımız Mehmet Pehlivan adına tahliye talebinde bulunmak için söz aldım. Öncelikle bir yanlış anlamaya sebep olmamak için Mehmet Pehlivan’ın avukat kimliğini özellikle vurgulamanın nedenini açıklamak istiyorum. Ne ben ne dosyada Mehmet Pehlivan için söz alan diğer avukatlar Mehmet Bey için bir ayrıcalık istiyor değiliz. İtirazımız avukatlığın suç olarak görülmesine, avukatlık meslek faaliyetine suçlama ve tutuklama nedeni sayılmasınadır. Bu sadece avukatları değil, avukata ihtiyaç duyan tüm yurttaşları ilgilendiriyor. Mehmet Pehlivan yönünden suçlamanın tek nedeni İmamoğlu’nun avukatlığını üstlenmesidir. Söylenmeyen ama gerçek neden bu avukatlık faaliyetidir. 76 baro, Türkiye Barolar Birliği ve uluslararası hukuk kurumları bu tutuklamaya, bu suçlamaya itiraz ediyorlarsa, baro başkanlarımız tutukluluk itiraz dilekçesine imza atıyorlarsa, avukatlar Mehmet Pehlivan ile dayanışma içindelerse, Pehlivan özelinde 'Avukatlık suç değildir' diyorlarsa, bunun mutlaka dikkate alınması gerektiğini düşünüyoruz. Savcılık ifadesinden başlayarak her aşamada dile getirdiğimiz üzere Avukatlık Kanunu’nun 58. maddesine göre Mehmet Pehlivan için soruşturma izni alınması zorunludur. İzin alınmadan soruşturma yürütülmüş ve iddianame düzenlenmiştir. Soruşturma izni alınmaması, Mehmet Pehlivan yönünden soruşturma ve kovuşturmayı tamamen sakatlayan, usulü bir eksikliktir. Tutuklamaya dayanak yapılan iki sözde beyan var. Bunlar Servet Yıldırım’ın ve Adem Soytekin’in 'itirafçı' olarak verdikleri ifadelerdir. Servet Yıldırım’ın beyanlarına bakıldığında, Yıldırım 2 Haziran’daki ifadesinde Mehmet Pehlivan’ın kendisine tehdit vari konuştuğunu, daha sonra baskı altında tutulduğunu, o nedenle o tarihe kadar gelip ifade veremediğini söylemiştir. Bu beyan tutuklama gerekçesi yapılmıştır. Fakat bu kişi tutuklandıktan 20 gün sonra, 15 Nisan’da, üstelik yanında avukatı olmadan ifade vermiştir. Hani Servet 2 Haziran’a kadar baskı altındaydı; hani ifade verememişti bu yüzden.15 Nisan’da savcı SEGBİS ile ifadesini almış. Demek ki açıkça Servet Yıldırım'ın beyanı gerçek dışı bir beyan. 285 gündür bu yalanla hapishanedeyiz. Adem Soytekin’in beyanları yönünden bakıldığında da durum benzer nitelikte. Soytekin, Mehmet Pehlivan’ın 6 Mart’taki el koyma kararından 1 gün sonra bir hukuk bürosunda toplantı organize ettiğini ve burada avukat Onur Büyükhatipoğlu’nun kendisine atadığını iddia etmiştir. Tutuklanmadan sonra bizzat adı geçen avukat Onur Büyükhatipoğlu’nun bu dosyada ifadesi alındı. Kendisi adı geçen hukuk bürosunda sigortalı olarak çalıştığını, bu büronun 2015’ten bu yana Soytekin ve şirketlerinin avukatlığını yaptığını, kendisinin de Aralık 2024’ten itibaren önce yetki belgesiyle ardından Şubat 2025’te Adem Soytekin’in kendisine verdiği vekâletnameyle avukat olarak temsil ettiğini, sözkonusu toplantıyı da müvekkili Adem Soytekin’in organize ettiğini, Mehmet Pehlivan’ın da bu toplantıya katılmadığını, kendisini Pehlivan’ın veya bir başkasının atamadığını açıklamış ve serbest bırakılmıştır. Bize göre avukatlık suç değildir ama gerçekten böyle icra edilen bir savcılık suçtur. Tutuklanma sebepleri şöyle; dosyada ifadesi alınan soruşturma sürecini takip edecek avukatlar için planlama yapmak, avukatları organize etmek, şüphelilerin ifadelerine ulaşmaya çalışmak. Avukat Mehmet Pehlivan’ın meslektaşlarıyla konuşması, dosyadaki belgelere ulaşmaya çalışması suç mu. Bunu kabul etmek mümkün değil" dedi

 

DURUŞMA BAŞLADI

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bazı tutuksuz sanıklar ile avukatların da hazır bulunduğu duruşmada, bazı CHP'li milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuklu sanıkların avukatlarının tahliye taleplerinin alınmasıyla devam ediyor.

İDDİANAMEDEN

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 107'si tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak, örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

SİLİVRİ’DE TANSİYON DORUKTA: 100 SANIK İÇİN TUTUKLULUĞA DEVAM TALEBİ!

Adalet koridorlarında nefesler tutuldu, gözler Silivri’den gelecek o kritik habere kilitlendi. İmamoğlu suç örgütü davasında yargılama süreci tüm hızıyla devam ederken, 14. duruşma öncesi sıcak bölgeden ilk bilgiler ulaştı. Savcının 100 sanık için tutukluluğun devamını istediği mütalaanın yankıları sürerken, A Haber ekibi tansiyonun yüksek olduğu Silivri’de detayları aktardı. 

SİLİVRİ’DE SICAK SAATLER: 14. DURUŞMA BAŞLIYOR
Silivri yerleşkesinde dev davanın kritik bir virajına daha giriliyor. Kameraman Özden Kull ile birlikte davanın nabzını tutan Kübra Kılıç Tepeci, "Bizler kameraman arkadaşım Özden Kull ile birlikte Silivri’deyiz, bugün 14. duruşma gerçekleşecek ve duruşmanın başlamak üzere olduğunu belirtmiş olalım." sözleriyle bölgedeki hareketliliği aktardı. Tarihi tanıklığın yapıldığı mahkeme salonu çevresinde yoğun güvenlik önlemleri dikkat çekerken, davanın seyri açısından bugünkü oturumun büyük önem taşıdığı vurgulandı.

13. DURUŞMADA HUKUKİ SAVAŞ VE KRİTİK ARA
Davanın dününe damga vuran gelişmeler, bugünkü tansiyonun da habercisi niteliğindeydi. Kübra Kılıç Tepeci, "Dün 13. duruşma gerçekleşmişti; saat 10.40 geçe başlayan duruşmada avukatlar mahkeme başkanından tutuklularla ilgili görüşünü açıklamasını istemişti." ifadelerini kullandı. Bu talebin ardından mahkeme heyetinin değerlendirme süreci başladı. Kübra Kılıç Tepeci, "Saat 11.14 geçe duruşmaya ara verildi ve bir saatlik aranın ardından savcı mütalaasını açıkladı." şeklinde konuştu.

107 SANIĞIN KADERİ: SAVCI KARARINI VERDİ
Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde savcının açıkladığı mütalaa, davanın boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi. Kübra Kılıç Tepeci, "Mütalaada 107 kişi tutuklu yargılanıyordu; bu isimlerle ilgili tutuklu yargılama devam mı edecek yoksa adli kontrol şartıyla serbest kalanlar mı olacak sorusu yanıt buldu." sözleriyle davanın teknik detaylarına dikkat çekti. Savcılık makamının, sanıkların büyük çoğunluğu için tavizsiz bir tutum sergilediği görüldü.

7 İSİM İÇİN TAHLİYE TALEBİ, 100 İSİM İÇİN DEMİR PARMAKLIKLARIN DEVAMI
Savcının mütalaasında yer alan rakamlar ve isimler, mahkeme salonunda buz kesti. Kübra Kılıç Tepeci, "Savcı mütalaasında 7 tutuklu sanığın tahliye talebinde bulundu, 100 kişinin ise tutukluluğunun devam etmesini istedi." ifadelerini kullanarak davanın ulaştığı dehşet verici bilançoyu aktardı. Tahliye edilmesi beklenen isimleri tek tek sıralayan Kübra Kılıç Tepeci, "Bu isimler; Sırrı Küçük, Fatih Yağcı, Evren Şiroğlu, Kadriye Kasapoğlu, Davut Bildik, Ali Üner ve Ebubekir Akın olarak açıklandı." sözleriyle kamuoyunu bilgilendirdi.

SAVUNMA HATTI VE PERŞEMBE GÜNÜNE KİLİTLENEN ARA KARAR
Davanın bugünkü ve gelecekteki takvimi, yargılamanın ne kadar titizlikle yürütüldüğünü gösteriyor. Kübra Kılıç Tepeci, "Bugün avukatların savunmaları devam edecek ancak gözler aslında Perşembe gününde." dedi. Karar mekanizmasının işleyişine dair detayları paylaşan Kübra Kılıç Tepeci, "Perşembe günü bir ara kararın açıklanması bekleniyor; bizler Silivri’de duruşmayı takip ediyoruz ve yeni gelişmeler oldukça aktarmaya devam edeceğiz." diyerek sıcak bölgedeki bekleyişin süreceğini vurguladı.

SANIK AVUKATLARININ TAHLİYE TALEPLERİ DİNLECEK

Geçtiğimiz günlerde mahkeme başkanı, duruşmanın Pazartesi günü sanık savunmalarının alınmasıyla devam edeceğini açıkladı. Salı, Çarşamba ve Perşembe günlerinde ise avukatların tahliye taleplerinin dinleneceğini belirten mahkeme başkanı, Perşembe günü ara karar vereceğini de açıkladı. 

 

SAAT 22.00’YE KADAR DEVAM EDECEK

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’de bulunan Marmara Açık Cezaevi Yerleşkesi'ndeki binada görülecek 14’üncü duruşmada, sanık avukatlarının tahliye talepleri dinlenecek. Diğer yandan mahkeme başkanı duruşmaların saat 22.00’ye kadar devam edebileceğini belirtti.

 

 

İBB'YE YÖNELİK 'YOLSUZLUK' DAVASINDA 14'ÜNCÜ DURUŞMA

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘Yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede 'Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

DURUŞMALARDA DÖRDÜNCÜ HAFTA
Davanın ilk duruşması 9 Mart Pazartesi günü görüldü. İlk duruşmadan bugüne kadar 15 kişinin savunması alındı. Cuma günü duruşma görülmezken duruşmalara haftanın 4 günü devam ediliyor.

 

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin