Kod adı "Namık": Adil Öksüz'ün FETÖ'deki kritik rolünün kronolojisi
FETÖ'nün Türk Silahlı Kuvvetleri içerisindeki mahrem yapılanmasının en kritik isimlerinden "Namık" kod adlı Adil Öksüz, akademisyen kimliğini örgütsel faaliyetleri için kamuflaj olarak kullandı. Soruşturma dosyaları, tanık beyanları ve yargı süreçlerine yansıyan bilgiler; darbe hazırlıklarından Akıncı Üssü'ndeki yakalanışına, serbest bırakılmasının ardından kayıplara karışmasına kadar uzanan sürecin ayrıntılarını ortaya koyuyor.
15 Temmuz 2016'daki FETÖ darbe girişiminin üzerinden yıllar geçmesine rağmen kalkışmanın kritik isimlerinden biri olan Adil Öksüz hakkındaki soruşturmalar ve yargı süreçleri gündemdeki yerini koruyor. "Namık" kod adıyla örgütün mahrem yapılanmasında faaliyet yürüttüğü belirtilen Öksüz'ün, akademisyen kimliği altında sürdürdüğü faaliyetler, darbe hazırlıkları sırasındaki temasları ve firar süreci soruşturma dosyalarına ayrıntılı şekilde yansıdı.

Yargı kararları, tanık anlatımları, HTS kayıtları ve resmi soruşturma belgeleri birlikte değerlendirildiğinde, Öksüz'ün FETÖ içerisindeki konumu ile darbe girişimi öncesindeki hareketliliğine ilişkin önemli tespitler ortaya çıktı.

AKADEMİSYEN KİMLİĞİYLE ÇİFT HAYAT SÜRDÜ
1967 yılında Kahramanmaraş'ın Andırın ilçesinde doğan Adil Öksüz, 1990 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden mezun oldu. Ardından yüksek lisans ve doktora eğitimini Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde tamamladı. Aynı üniversitenin İlahiyat Fakültesi Temel İslam Bilimleri Bölümü'nde yardımcı doçent olarak görev yaptı.
Resmi görevini sürdüren Öksüz, çevresinde sıradan bir akademisyen profili çizdi. Ancak soruşturma dosyaları ve örgüt mensuplarının ifadelerine göre bu akademik kimlik, örgütsel faaliyetlerin gizlenmesinde kullanılan önemli bir kamuflaj işlevi gördü. Yurt dışı seyahatleri ve örgüt içindeki temaslarını akademik faaliyet görüntüsü altında sürdürdüğü değerlendirildi.









