Bakan Bayraktar A Haber'de: Türkiye enerjide sessiz devrim yaptı
Küresel enerji koridorları ve bölgesel gerilimlerin merkezinde yer alan Türkiye, enerji diplomasisinin en kritik aktörlerinden biri haline geldi. A Haber’e özel değerlendirmelerde bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “enerjide sessiz devrim” vurgusu yaptı. Bayraktar; Sakarya Gaz Sahası, Gabar’daki petrol üretimi, KKTC’ye ulaştırılması planlanan doğal gaz hattı ve Somali’de yürütülen sondaj faaliyetleri başta olmak üzere birçok stratejik projede gelinen son durumu kamuoyuyla paylaştı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar A Haber'e özel açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin son 23 yılda enerji piyasalarında gerçekleştirdiği dönüşümü anlatan Bakan Bayraktar, 2002 yılından bugüne uzanan süreci "sessiz bir devrim" olarak nitelendirdi.
ENERJİ DİPLOMASİSİNDE DEV ADIM: ELEKTRİĞİN TANAP'I GELİYOR
Enerjinin barış ve toplumsal refahın bir unsuru olması gerektiğine inandıklarını belirten Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Geçen sene bu zirveyi tasarlarken, geniş katılımlı ve uluslararası bir platform olmasını, burada farklı projelerin gündeme gelmesini, bir kısmının imzalanmasını ama dünyanın farklı coğrafyalarından üst düzeyde hükümet temsilcilerinin olduğu bir program hedeflemiştik. Bu yıl da bu minvalde devam ettik. Özellikle 28 Şubat'ta İran'a hava saldırılarıyla başlayan süreç adeta enerjiyi işin merkezine koymuş durumda. Buraya katılan ülkeler ama başta Türkiye dünyanın bugün karşı karşıya olduğu enerjideki sorunlarla alakalı hem bölgesel hem küresel anlamda, farklı cevapları üretebilen, farklı alternatifleri geliştirebilen bir ülke olduğunu bu vesileyle tekrar ortaya koymuş olduk" şeklinde konuştu.
Zirve kapsamında hayata geçirilen uluslararası projelerin detaylarını aktaran Bakan Bayraktar, Türkiye, Gürcistan, Azerbaycan ve Bulgaristan arasında yürütülen elektrik iletim hattı projesi için, "Bu proje hakikaten, yani elektriğin TANAP'ı diyebileceğimiz, elektriğin, Güney Elektrik Koridoru diyebileceğimiz büyüklükte bir proje. Temel nosyonu özellikle Azerbaycan'dan gelecek yenilenebilir enerjinin Gürcistan üzerinden Türkiye'ye ve Türkiye üzerinden Bulgaristan'a, oradan Avrupa'ya aktarılmasıyla alakalı bir proje. Fizibilite çalışmasının kararını birlikte aldık ve inşallah en kısa zamanda hükümetler arası anlaşmaya, belki devlet başkanlarımızın imza atacağı bir anlaşmaya dönüşecek" dedi.
BOTAŞ'ın İtalyan Edison şirketiyle imzaladığı anlaşmaya da değinen Bayraktar, "Türkiye'den başlayacak Yunanistan'ı ve Yunanistan'dan İtalya'ya gidecek yeni bir doğal gaz boru hattı üzerinde de bugün bir çalışma mutabakatı sağlanmış oldu. Bunu da fevkalade önemsiyoruz. Bu bizim kriz ortamında aslında dünyaya, bu proje özelinde Avrupa'ya sunduğumuz önemli alternatiflerden bir tanesi. Yeni dönem daha çok bağlantısallık, daha çok altyapı projesi ve ülkeler arasında daha büyük bir iş birliğiyle ancak üstesinden gelebileceğimiz zorlukları barındırıyor" ifadelerini kullandı.
"KRİZLER ARTIK YENİ NORMALİMİZ HALİNE GELİYOR"
Küresel petrol piyasalarındaki istikrarsızlığa ve Hürmüz Boğazı'ndaki krize yönelik değerlendirmelerde bulunan Bakan Bayraktar, "Yapılan değerlendirmelerin hepsi yani akşamdan sabaha değişebiliyor. Hürmüz'le alakalı bir değerlendirme yapmak zor. Beklentimiz ve temennimiz odur ki bu süreç bir an önce neticelenir ve yavaş yavaş petrol piyasaları, enerji piyasaları ve küresel güvenlik mimarisi bir dengeye, bir uhulete ve suhulete kavuşur. Ama bu süreç uzadıkça, normalleşme sürecimizin de uzadığını söyleebilirim. Normalleşme öyle akşamdan sabaha olmamaya başlayacak. Artık yeni normalimiz kriz, maalesef bitmeyen, devam eden, süregelen savaşlar, belki yeni krizler, ticaret savaşları; dolayısıyla bu bizim artık yeni normalimiz olmaya başlıyor maalesef. Bu krize Türkiye en hazırlıklı, en dirençli ülkelerden biri olarak yakalanmış durumda" diyerek mevcut risklere karşı Türkiye'nin sahip olduğu güçlü duruşu vurguladı.
CUMHURİYET TARİHİNİN ENERJİ DÖNÜŞÜMÜ: YENİ ENERJİ MİMARİSİ
Türkiye'nin enerji politikasını iki döneme ayırdıklarını ve yeni dönemin tamamen dijitalleşme ile bağımsızlık üzerine kurulduğunu belirten Alparslan Bayraktar, "Yeni Enerji Mimarisi bugün yaşanan gelişmelerden aslında bağımsız olarak bizim ortaya koyduğumuz bir kavram. 2002-2003'ten 2016'ya kadar gelen süreç Türkiye'nin enerji piyasalarını serbestleştirdiği bir süreçti. 2016 ve sonrası, özellikle Berat Bey'in bakanlığı dönemiyle başlayan Milli Enerji ve Maden Politikası, bunun yeni bölümü. Yeni bölüm içerisinde yerlileşmeyi, enerji bağımsızlığını, öngörülebilir piyasaları barındıran bir politika. Türkiye'nin enerjide bağımsızlık meselesi bizim kızıl elmamız. Ana omurga devam ediyor; Türkiye yenilenebilir enerjiyi en üst düzeyde kullanacak, enerjisini verimli kullanacak. Nükleeri mutlaka yapan, petrol ve doğal gazı Türkiye'de ve dışarıda arayan bir Türkiye hedefimiz var" açıklamasında bulundu.
Teknolojik gelişmelerin bu mimarideki rolüne değinen Bakan Bayraktar, "2016'da çok yapay zekâ konuşmuyorduk. Şimdi robotlardan, veri merkezlerinden, yoğun bir dijitalleşmeden bahsediyoruz. Dolayısıyla bunların getirdiği etkiyle bizim de önümüzdeki süreci bunun üzerine şekillendirme, yani değişen dünyadaki gelişmeler, teknolojik devrimlerle beraber Türkiye'nin enerji altyapısını buna hazırlamak hedefimiz var. Bunu çalışıyoruz, inşallah bu sene içerisinde, muhtemelen Antalya'da COP31 öncesinde bunu ülkemizin kamuoyuyla ve tabii ki dünyayla paylaşacağız" sözleriyle yeni yol haritasının müjdesini verdi.
SAKARYA VE GABAR'DA ÜRETİM HEDEFLERİ BÜYÜYOR
Yerli üretimde gelinen son rakamları ve gelecek hedeflerini paylaşan Bayraktar, "Sakarya Gaz Sahası keşfi çok kısa bir süre içerisinde, dünyada rekor sayılabilecek bir süre içerisinde üretimine de başladığımız bir yer ve bugün Türkiye'deki 4 milyon evde kendi doğal gazımız var. 2028'de ikinci yüzer üretim platformumuz devreye girince, üçüncü fazlla beraber 16-17 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacını kendi gazımızla karşılar hale geleceğiz. Bu muazzam bir başarı. Şu anda devam eden bir keşif amaçlı sondajımız var Eflani kuyusunda. İnşallah oradan iyi bir netice alıp yeni keşiflerle de bu rezerv miktarını arttırmaya gayret ediyoruz" dedi.
Terörden temizlenen Gabar bölgesindeki petrol üretimine de dikkat çeken Bakan Bayraktar, "Ne zaman ki bölge terörden kurtarıldı, o zaman o bölgenin petrol potansiyeli, aslında ekonomik potansiyeli ortaya çıkmaya başladı. Milyonlarca yıldır o dağların altındaki petrol şimdi gün yüzüne çıktı. Çok ciddi bir ekonomik getiri Türkiye'ye. Şu anda ülkeler parasını verse bile gazı, petrolü bulamadıkları bir dönemden geçiyoruz. Arz güvenliğimize, bölgenin sosyoekonomisine çok ciddi katkı yapan, 3.000'in üzerinde, 4.000'e yakın gencimize istihdam sağlayan muazzam bir proje haline geldi" değerlendirmesinde bulundu.
KKTC İLE ÇİFT YÖNLÜ DEV ENERJİ KÖPRÜSÜ
Doğu Akdeniz'deki enerji denkleminde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile olan ilişkilere stratejik bir derinlik kazandırdıklarını ifade eden Bakan Bayraktar, "Kuzey Kıbrıs'ın ihtiyaç duyduğu elektriğin Türkiye'den oraya gitmesiyle alakalı üzerinde çalıştığımız bir kablo projemiz var. Biz bunu sağlamak adına iki tane proje geliştirdik; bunlardan bir tanesi elektrikle adayı beslemek, bir diğeri de adaya doğal gaz götürmek. Kıbrıs'la Türkiye baktığınızda arada bizim şu anda öngördüğümüz 97 kilometrelik bir doğal gaz boru hattına ihtiyaç var. Buradaki hedeflerimizden bir tanesi doğal gazı adaya götürüp oradaki santralleri doğal gaza dönüştürmek, hem de belki ileride Doğu Akdeniz'de oluşabilecek bir doğal gaz keşfini, Kuzey Kıbrıs üzerinden o boru hattından bu sefer ters akışla Türkiye'ye ve Avrupa'ya götürmek gibi bir stratejik bakış açısıyla yaklaşıyoruz. Hedefimiz bu yıl içerisinde bizim mühendislik çalışmasını bitirmek, 2028 içerisinde bu boru hattı projesini hayata geçirmek istiyoruz" diyerek projede takvimi netleştirdi.
SOMALİ'DE EN ZORLU SONDAJ GÖREVİ: ÇAĞRI BEY İŞ BAŞINDA
Türkiye'nin denizlerdeki arama operasyonlarını okyanuslara taşıdığını belirten Alparslan Bayraktar, "Sondaj gemimiz malumunuz Somali'de fiilen bir sondaj yapıyor. Çağrı Bey Somali'de, Cural-1 kuyusunda sondaj faaliyeti yapacak ve 3.500 metre su derinliğinin olduğu, oldukça yani bugüne kadar yaptığımız en zor sondajlardan biri diyebilirim. Ama bunu başarabilecek güçteyiz çünkü çok ciddi tecrübe kazandık bu konuda. Üç tane ruhsat sahamızda toplam 15.000 kilometrekare içerisinde 2024'te bir sismik çalışma yaptık. İnşallah önümüzdeki 6 ay, 9 ay süre içerisinde, herhangi bir aksilik olmazsa biz buradan bir netice alacağız. Ümit ediyoruz hem Somali halkı için hem ülkemizdeki 86 milyon için bir müjde vermek bize nasip olur" sözleriyle uluslararası sulardaki kararlılığı gözler önüne serdi.
"KRİTİK MADENLER YENİ DÜNYANIN PETROLÜDÜR"
Eskişehir Beylikova'da bulunan dünyanın en büyük ikinci nadir toprak elementi rezervine yönelik atılacak yeni adımları açıklayan Enerji Bakanı Bayraktar, "Nadir toprak elementleri veya biraz daha genişletirsek aslında kritik madenler, şu anda yani yeni dünyanın petrolü bunlar. Savunma sanayindeki gelişmeler, dijitalleşme, yenilenebilir enerji, elektrikli araçlar; bütün bunlarda öne çıkan madenler var. Hakikaten bu konu, yani çok uzun vadede değil yakın vadede Türkiye'nin ulusal güvenlik meselesi ile çok ilintili bir konu da olacak. Çünkü özellikle Türkiye'nin savunma sanayinde yaptığı devrim niteliğindeki hamleler, ancak bununla beraber desteklenirse daha güçlü bir hale gelecek" dedi.
Beylikova'daki tesisin endüstriyel boyuta taşınacağını belirten Bayraktar, "Eskişehir Beylikova'daki nadir toprak elementleri keşfi, rezervi, kurduğumuz pilot tesis; şimdi onu endüstriyel tesise dönüştürmekle alakalı bir aşamaya geldik. Artık onu ticari hale getirip nihai olarak endüstriyel tesisi kurma aşamasına gelmiş durumdayız. İnşallah temelini bu yıl içerisinde atmayı hedefliyoruz. Bir taraftan nadir toprak elementlerinin saflaştırma, işte onu daha katma değerli hale getirmekle ve tabii sanayimizle, savunma sanayiyle birleştirmeyi, yani o değer zincirini kuracak bir ortamı kurmayı da hedefliyoruz" diyerek Türkiye'nin madencilik alanındaki vizyoner hedeflerini ortaya koydu.