Başkan Erdoğan Mehmetçikle telefonda bayramlaştı: Gözlerinizden öpüyorum

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Deniz Er Eğitim Alayındaki Mehmetçikle telefonda bayramlaşarak, "Şu anda görevleri başında bulunan gerek subay, gerek er, erbaş, tüm kahraman ordumuzun mensuplarını en kalbi duygularla selamlıyorum ve Ramazan Bayramı'nın ordumuza ayrı bir güç katmasını Rabb'imden niyaz ediyorum, bütün ordu mensuplarımızı gözlerinden öpüyorum." dedi.
Milli Savunma Bakanlığından (MSB) yapılan açıklamaya göre, Bakan Yaşar Güler, bayram namazını Hatay'da kılmasının ardından Türk Silahlı Kuvvetleri komuta kademesi ile Deniz Er Eğitim Alayındaki bahriyelilerle bayramlaştı.
Bayramlaşmada 2'nci Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanlığı, İskenderun Deniz Üs Komutanlığı ve 39'uncu Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı personeli de yer aldı.
(Foto: İHA)
Bayramlaşmanın ardından konuşma yapmak üzere kürsüye gelen Bakan Güler, Başkan Erdoğan'ı telefonla aradı.
Güler, TSK komuta kademesi ve Mehmetçiklerle birlikte olduklarını belirterek, Erdoğan'ın Ramazan Bayramı'nı tebrik etti.
Güler'in telefonu aracılığıyla Mehmetçiğe hitap ederek bayramlarını kutlayan Başkan Erdoğan, "Ben de şu anda görevleri başında bulunan gerek subay, gerek er, erbaş, tüm kahraman ordumuzun mensuplarını en kalbi duygularla selamlıyorum ve Ramazan Bayramı'nın ordumuza ayrı bir güç katmasını Rabb'imden niyaz ediyorum, bütün ordu mensuplarımızı gözlerinden öpüyorum. 'Rabb'im yar ve yardımcınız olsun' diyorum. Sağ olun, var olun." açıklamasında bulundu.
"YÜKSEK GÖREV BİLİNCİYLE ORTAYA KOYDUĞUNUZ ÜSTÜN GAYRETLERİNİZ HER TÜRLÜ TAKDİRİN ÜZERİNDEDİR"
Daha sonra Mehmetçiğe hitap eden Bakan Güler, onlarla bir arada bulunmaktan dolayı büyük mutluluk duyduğunu ifade etti.
Mehmetçiğin Ramazan Bayramı'nı kutlayan Güler, aileleriyle birlikte Türk milletine sağlık, huzur ve bereket getirmesini temenni etti.
Bayramların köklü tarihten süzülüp gelen, milli ve manevi değerlerin yeniden hatırlandığı, kardeşliğin daha da kuvvetlendiği anlamlı zamanlar olduğunu aktaran Güler, milli kimliği ve karakteri oluşturan bu mirası koruyarak gelecek nesillere aktarmanın herkese düşen önemli bir sorumluluk olduğunu belirtti.
(Foto: İHA)
Bu değerler sayesinde milletin en zor zamanlarda dahi bir arada durmayı başaran, güçlü bir birlik ruhuna sahip olduğunu vurgulayan Güler, şöyle devam etti:
"Aziz vatanımızın bekası ve güvenliğinin en güçlü teminatı olan sizler de vatandaşlarımızın bayramları huzur içerisinde geçirmesi için sevdiklerinizden uzakta, fedakarlıkla görev yapmaktasınız. Yüksek görev bilinciyle ortaya koyduğunuz üstün gayretleriniz her türlü takdirin üzerindedir. Sizlerin şahsında şu anda yurt içinde ve sınır ötesinde özveriyle görev yapan tüm kahraman silah ve mesai arkadaşlarımı canıgönülden tebrik ediyor, her birinin gözlerinden öpüyorum."
"TERÖR ÖRGÜTLERİNİN HAREKET ALANI BÜYÜK ÖLÇÜDE DARALTILMIŞTIR"
Bakan Güler, sözlerini şöyle sürdürdü: "Küresel güvenliği sarsan jeopolitik gelişmelerin yaşandığı, uluslararası düzenin zayıfladığı, güç ve nüfuz mücadelelerinin arttığı, bölgemizin ise adeta ateş çemberine döndüğü bir süreçten geçiyoruz. Ülkemiz, tüm bu gelişmeler karşısında; sorunların çözümünde yapıcı ve barıştan yana tutumuyla müzakere masalarının ve uluslararası güvenlik mimarisinin vazgeçilmez bir üyesi olarak ön plana çıkmakta, bir istikrar adası ve güven merkezi olma vasfını korumaktadır.
Türkiye'nin böylesine etkin olduğu bir ortamda kahraman ordumuz da hudutlarımızın güvenliğinin sağlanmasından terörle mücadeleye, Mavi ve Gök Vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizin kararlılıkla korunmasından küresel barış ve istikrara katkılar sunmaya kadar İstiklal Harbi'mizden bu yana en yoğun ve en etkili faaliyetlerini icra etmektedir. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ifa ettiği bu çok yönlü faaliyetler ve sahip olduğu yüksek hazırlık seviyesi, giderek sertleşen güvenlik ortamında ülkemizin en büyük teminatı olmaya devam etmektedir."
Güler, yakın çevredeki jeopolitik gerginlikler, özellikle 28 Şubat'tan itibaren İran ile ABD ve İsrail arasında yaşanan savaşın, başta yakın coğrafya olmak üzere tüm dünyanın güvenliğini riske atacak nitelikte olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:
"Bu hassas ortamda kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz ülkemizin güvenliğini teminat altına almak amacıyla hiçbir ihtimali göz ardı etmeden sınır hattımızda, karada, denizde ve havada müttefiklerimizle yakın bir koordinasyon içerisinde gerekli tüm önlemleri almaktadır. Şu bir gerçek ki şanlı ordumuz, sahip olduğu caydırıcı güç ve çok yönlü operasyonel kabiliyetiyle, ülkemizi ve asil milletimizi her koşulda korumaya muktedirdir. Şüphesiz tüm tehditlere karşı koyabilecek güçlü bir savunma kapasitesi kadar iç cephemizin sağlamlığı ve milletçe ortaya koyduğumuz birlik ve beraberlik de güvenliğimizin en temel dayanaklarından biridir.
Türkiye, köklü devlet aklıyla, yakın coğrafyamızda kurgulanan senaryoları ve planlanan hain emelleri öngörmüş, kriz ve çatışma ortamı bugünkü seviyeye gelmeden gerekli iradeyi göstererek bu yönde kararlı adımlar atmıştır. Bu stratejik yaklaşımın sahaya yansıması özellikle güvenlik alanında elde edilen somut başarılarla açıkça ortaya çıkmıştır. Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, kahraman güvenlik güçlerimizin ve kahraman güvenlik korucularımızın eşgüdüm, cesaret ve fedakarlıkla yürüttüğü mücadeleler neticesinde terör örgütlerinin hareket alanı büyük ölçüde daraltılmıştır. Elde edilen bu kazanımlar, ülkemizin geleceğine dair hedeflerimizi daha güçlü ve kararlı bir şekilde ortaya koymamıza imkan sağlamıştır. Nihai hedefimiz terörün her tür ve tezahüründen tamamen arındırılmış, birliği ve huzuru daim kılınmış güçlü bir Türkiye'ye ulaşmaktır. Nitekim son dönemde bölgemizde yaşanan gelişmeler bu hedefin ne denli isabetli ve gerekli olduğunu açıkça teyit etmektedir."
"KKTC'YE HAVA VE HAVA SAVUNMA UNSURLARIMIZ SEVK EDİLMİŞTİR"
Bakan Güler, ülkeler arasındaki kriz ve sorunların çözülmesi için uluslararası hukuku ve barışı esas aldıklarını her fırsatta dile getirdiklerini belirterek, bu çerçevede Ege'de ve Doğu Akdeniz'de de barış, istikrar ve hakkaniyet temelinde bir düzenin tesis edilmesini amaçladıklarına dikkati çekti.
Güler, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin haklarının korunmasının da Türkiye için vazgeçilmez bir sorumluluk olduğunu vurgulayarak, "Ancak Yunanistan'ın bölgedeki hassas ortamdan faydalanarak Kıbrıs meselesinde yeni oldubittiler oluşturma ve Ege'deki adaları silahlandırma yönündeki girişimlerine de şahit olmaktayız. Bu tür adımların bölgesel barışa hizmet etmediği açıktır. Bu konuda muhataplarımızın yaptığı ve esasen hiçbir karşılığı bulunmayan provokatif açıklamaları da dikkate almadığımızı özellikle belirtmek isterim." diye konuştu.
Türkiye'nin uluslararası hukuka dayalı meşru haklarını ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin güvenliğini koruma konusunda gerekli irade ve güce sahip olduğunu vurgulayan Güler, "Son çatışmalardan kaynaklanan füze ve dron tehdidi sonrası hava sahasının güvenliğini desteklemeye ve muhtemel tehditler karşısında hızlı reaksiyon kabiliyetimizi güçlendirmeye yönelik Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne hava ve hava savunma unsurlarımız sevk edilmiştir. Herkes bilmelidir ki Türkiye hem Ege'de ve Doğu Akdeniz'de hem de Kıbrıs'ta uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatlerini korumaya kararlılıkla devam edecektir." ifadelerini kullandı.
"DONANIMLI VE YÜKSEK NİTELİKLİ PERSONEL GÜCÜNE SAHİP OLMAK GÜVENLİĞİMİZ AÇISINDAN HAYATİ ÖNEMDEDİR"
Bakan Güler, yaşanan son gelişmelerin yerli ve milli savunma sanayinin de Türkiye'nin bekası açısından hayati önemde olduğunu bir kez daha teyit ettiğinin altını çizdi.
MSB olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın direktifleri çerçevesinde imkan ve kabiliyetlerini sürekli geliştirerek, caydırıcılığın artırılması için çalışmaları artan bir şevk ve gayretle sürdürdüklerini belirtti.
Bakan Güler, şunları kaydetti: "Elbette ki gelişmiş savunma sanayi kapasitesi kadar bu imkanları etkin şekilde kullanacak donanımlı ve yüksek nitelikli personel gücüne sahip olmak da güvenliğimiz açısından hayati önemdedir. Sizlerin bugüne kadar üstlendiğiniz görevlerde ortaya koyduğunuz yüksek vazife şuuru, kutsal bir görevin ifası olmanın ötesinde nesilden nesile aktarılan Türk askeri geleneğinin her birinizde vücut bulan güçlü bir tezahürüdür. Unutmayınız ki başarı bir varış değil, süreklilik isteyen bir yolculuktur. Aynı zamanda başarı disiplinle yoğrulmuş bir iradenin, kararlılıkla sürdürülen bir mücadelenin ve görev bilinciyle şekillenen bir karakterin neticesidir. Sizler de şartlar ne olursa olsun verilen görevi yerine getirmek için sonuna kadar gayret gösteren ve asil milletimize güven veren şanlı Mehmetçiklersiniz. Bu anlayışla hareket ettiğiniz sürece üstlendiğiniz her görev, şanlı ordumuzun gücünü ve itibarını daha da ileriye taşıyacaktır.
Bu inançla Milli Savunma Bakanlığımız ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ülkemizin bekası ve milletimizin güvenliği için her türlü görevi kararlılıkla yerine getirmeyi sürdürecektir. Bu vesileyle Mete Han'dan Sultan Alparslan'a, Fatih Sultan Mehmet'ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e ve bugüne kadarki tüm devlet büyüklerimizi ve komutanlarımızı saygıyla anıyor, cennet vatanımızda bu mutlu bayram günlerini huzur içinde geçirmemizde en büyük pay sahibi olan aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle yad ediyorum. Hayatta olan fedakar gazilerimiz ile şehit ve gazi ailelerimizin kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Kahraman bahriyeliler, denizleriniz sakin, pruvanız neta, yolunuz ve bahtınız açık olsun."

