Davos'ta Gazze Barış Kurulu için imza! A Haber’de çarpıcı analiz: Yeni dünya düzeninde Türkiye’nin yeri eşsiz

Giriş Tarihi: Son Güncelleme:
ahaber.com.tr - Özel Haber
Davos'ta Gazze Barış Kurulu için imza! A Haber’de çarpıcı analiz: Yeni dünya düzeninde Türkiye’nin yeri eşsiz

ABD Başkanı Donald Trump, Davos’ta düzenlenen uluslararası törende Gazze Barış Kurulu’nun resmen hayata geçirildiğini dünyaya ilan etti. Tarihi nitelikteki törende Türkiye adına masada yer alan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, anlaşmaya imza atarak Ankara’nın barış sürecindeki belirleyici rolünü bir kez daha ortaya koydu. Konuya ilişkin A Haber canlı yayınına katılan A News Yayın Koordinatörü Orhan Sali, Türkiye’nin hem Gazze’de hem de Suriye’de yürüttüğü diplomasi trafiğine dikkat çekti. Sali, Ankara’nın yalnızca bölgesel krizlerin çözümünde değil, yeni dünya düzeninin şekillenmesinde de kilit bir aktör haline geldiğini vurguladı.

Küresel diplomasinin nabzının attığı Davos'tan gelen kritik açıklamalar, Ortadoğu'da yeni bir dönemin kapısını araladı. Gazze'de barış sürecinin resmen başlaması ve Türkiye'nin masadaki etkin rolü, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan uzman isim, Ankara'nın bölgedeki stratejik ağırlığına dikkat çeken önemli açıklamalarda bulundu.

"SURİYE'DE EN BÜYÜK AKTAR TÜRKİYE"

ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Barış Kurulu'nun Davos'ta resmen hayata geçirdi. Anlaşmaya Türkiye'yi temsilen toplantıya katılan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da imza attı. Konuya ilişkin A Haber canlı yayınında konuşan A News Yayın Koordinatörü Orhan Sali, gelişmeler sonrasında yeni dünya düzeninde Türkiye'nin yerinin eşsiz olduğunu belirterek özellikle Ortadoğu politikasına dikkat çekerek şunları söyledi:

Yeni dünya düzeninde Türkiye'nin yeri eşsiz. Ukrayna'da hem Putin'le hem Trump'la konuşuyor. İran'da bakıyorsunuz bu son olayın, krizin çözümünde ana aktör Türkiye. Hani işte Arakçı (Araghchi) ile konuştu, sonra Amerikan tarafı Barak ile konuştu... Bir gecede hani dünya kıyamet kopuyor denildiği noktada dönüverdi her şey İran ile ilgili. Diğer bölgesel çatışmalar; Suriye'de en büyük aktör Türkiye, Ortadoğu'da en önemli aktör Türkiye, Afrika'da... Yani o yeni düzende Türkiye'nin yeri eşsiz. Türkiye'nin ilişkileri inanılmaz, büyük bir denge diplomasisi, siyaseti yürütüyor uluslararası ilişkiler bazında söylüyorum.

(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

"TÜRKİYE GEÇMİŞTE NE DEDİYSE BUGÜN DE AYNI YERDE"

Bölgesel bazda Türkiye 2011'de Suriye'de iç savaş çıktığı yılda ne dediyse bugün de aynı yerde duruyor, aynı duruşunu sergiliyor. "Esad'a karşıyım" dedi, bu sürecin sonuna kadar karşı... "SDG yok olacak" dedi, yok oldu. "DEAŞ yok olacak" dedi, yok oldu. Ve baktığımız vakit herkes Türkiye ile el sıkışmanın yolunu aradı ki bu oldu zaten Suriye'de. Şimdi Türkiye öteden beri Gazze'deki bu barışı isteyen en önemli, gerçekten en samimi ülke ve geçtiğimiz yıl Şarm El-Şeyh'te Mısır'da imzalanan o anlaşmanın dört ülkesinden birisi; Amerika, Türkiye, Katar ve Mısır, değil mi? Şimdi bunun liderliğini Türkiye çekiyor. Türkiye diğer üç ülke ile birlikte bu işin hem garantörlüğünü hem süpervizörlüğünü, denetlenmesini her şeyin başında var. Cumhurbaşkanımız da bu noktada zaten bu gruba, bu kurula, başkanlık kuruluna da çağrıldı. Şimdi bundan sonraki süreçte sadece Gazze değil, diğer küresel sorunların çözümü için acaba bu ve bunun gibi benzer adımlar bir umut olur mu? İster istemez olmak zorunda.

(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

"AVRUPA CİDDİ STRATEJİK KIRILMA YAŞIYOR"

Avrupa içerisinde de nasıl Amerika Birleşik Devletleri Ortadoğu-Suriye'de bir stratejik kırılmaya gidip SDG'yi ortadan kaldırdıysa ya da orada bıraktıysa, bölgede gerçek aktörlerle artık iş birliği yapmaya başladıysa, şimdi Avrupa'da da çok ciddi bir stratejik kırılma söz konusu. Yani savunma noktasında ortada kalan bir kıta, ülkeler topluluğundan bahsediyoruz. "Avrupa Birliği" diyoruz ama birlik olamayan bir toplulukta ya da benzeri bir karmaşadan bahsediyoruz. Bunlar bir anda "Bizi savunacak kimse yok" demeye başladı. Çünkü Amerika desteğini çekeceğim diye tehdit ediyor sürekli en yakın müttefiki İngiltere'yi tehdit ediyor. Amerika da kendi siyaseti, kendi çıkarları açısından bunu doğru buluyor tabii ki. O yüzden Avrupa'da şu anda kritik bir dönemeç var, kritik bir eşik var. Bu tam bu süreç böyle büyük bir kaos içinde devam ederken Avrupa'nın aslında en büyük eksiği liderlik eksiği. Avrupa'ya liderlik edebilecek mesela Amerika'ya liderlik edebilecek bir kişi var: Trump. İşte diyor ki "Ben böyle yaparım" diyor ve yapıyor. Ama Avrupa'da bunu diyecek bir isim yok. Macron diyor "Ben böyle yaparım", Almanya'dan farklı sesler çıkıyor, diğer işte Avrupa ülkeleri farklı düşünüyor, İtalya "Ben biraz daha Trump gibi düşünüyorum" diyor. Kaotik bir yönetim var.

(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

DAVOS'TA GRÖNLAND KRİZİ ÇÖZÜLDÜ MÜ?

Trump aslında Avrupa siyasetini çok iyi okuyor. Bu ilk dönemi değil, ikinci dönemi, tecrübeli bir siyasetçi. Avrupa'dan nasıl neyi alabileceğini çok iyi biliyor. Avrupa'daki parçalanmışlığı da görüyor. Danimarka gibi küçük bir ülkeyi tehdit ederek hani Avrupa'da en azından bu pazarlık aşamasında bir pazarlık şu anda gidiyor söz konusu, Grönland noktasında eli yüksekten başlattı. Yani rakam yüksekten başlıyor o pazarlık bir yerde buluşacaklar. Belki Grönland'ın tamam, Amerika'nın 51. eyaleti olmasına Avrupa izin vermeyecek, Danimarka izin vermeyecek ama günün sonunda Amerika belki de Donald Trump istediğini almış olacak. Oradaki farklı planları, stratejileri, daha önceden ortaya koyduğu oyunları hayata geçirmiş olacak gibi görünüyor. En azından dün akşam Davos'ta her iki tarafı da memnun eden açıklamalar vardı. Danimarka Dışişleri Bakanı Davos'ta dün akşam toplantı sonrası açıklama yaparken "Sanırım istediğimizi aldık ama bunu kutlamak için çok erken" şeklinde açıklama yaptı. Amerika da diyor ki "Biz de istediğimizi aldık" diyor. Bir yerde buluşacaklar ama dediğim gibi Amerika'nın, Donald Trump'ın eli yüksekten başlatmış olması biraz da Avrupa'nın dezavantajı. Öyle görünüyor ki Amerika yani Donald Trump Grönland noktasında da istediğini aldı gibi."

Mobil uygulamalarımızı indirin