A Haber'de dikkat çeken Lozan yorumu! Türkiye deniz kuvvetlerini neden güçlendirmeli?

Türkiye ile Yunanistan arasında uzun yıllardır süregelen 12 Adalar sorunu, Atina’nın zaman zaman gündeme getirdiği kıta sahanlığı açıklamalarıyla yeniden gerilim yaratmaya devam ediyor. A Haber’e konuşan uzman isimler, Lozan Antlaşması ve 12 Adalar meselesine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Eski Cumhuriyet Savcısı Mehmet Demir, Yunanistan’ın 12 mil iddialarının uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurgulayarak Lozan’ın yeniden yorumlanması gerektiğini söyledi. Terör ve Güvenlik Uzmanı İlker Güçlü ise bölgedeki küresel dengelere dikkat çekerek, Türkiye’nin donanma ve deniz gücünü hızla güçlendirmesi gerektiğini belirtti.
Türkiye ile Yunanistan arasında uzun yıllardır süren 12 Adalar sorunu, Atina'nın kıta sahanlığına ilişkin açıklamalarıyla yeniden tartışma konusu oldu. İki ülke arasındaki gerilimi artıran bu gelişmeye ilişkin A Haber'e konuşan uzmanlar, Lozan Antlaşması'nın ve uluslararası deniz hukukunun yeniden yorumlanması gerektiğine dikkat çekti.
NÜKLEER GÜÇLE ÇALIŞAN DENİZALTILAR
Eski Cumhuriyet Savcısı Mehmet Demir, Türkiye'nin dış politika ve savunma gücüyle ilgili yaptığı değerlendirmede, Lozan Antlaşması ve 12 Adalar meselesine dikkat çekti.
Türkiye'nin savunma sanayisinde büyük bir ilerleme kaydettiğini vurgulayan Demir, "TGC Anadolu gibi iki gemimiz daha, nükleer güçle çalışan beş denizaltımız olduğu sürece kimse bileğimizi bükemez" ifadelerini kullandı.
(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)
"YUNANİSTAN KITA SAHANLIĞINI 12 MİLE ÇIKARAMAZ"
Adaların karasuları olmayacağını, karasularının sadece anakara için geçerli olduğunu söyleyen Demir, "Bu nedenle Yunanistan kıta sahanlığını 12 mile çıkaramaz" dedi.
"LOZAN'I YENİDEN YORUMLAMAMAZ GEREKİYOR"
Demir, Türkiye'nin önümüzdeki süreçte daha da güçleneceğini belirterek şunları ekledi:
"Türkiye'nin en fazla yedi yıla ihtiyacı var. Eğer bu süre boyunca sıcak bir savaşa girmeden karada, havada ve denizde savunma sanayisini aynı hızla geliştirirse, o zaman Lozan'ı da, Karadeniz'i de yeniden yorumlayabilecek konuma gelir."
(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)
"ANLAŞMALARIN HİÇBİR KIYMETİ KALMADI"
Terör ve Güvenlik Uzmanı İlker Güçlü ise 1947'de yapılan Paris Antlaşması'na değinerek bu anlaşmayla 12 Adalar'ın Yunanistan'a geçtiğini söyledi.
Güçlü, "Biz devlet olarak o anlaşmaya katılmadık. Bu, yakın tarihin bize bıraktığı bir problem. Burada Yunanistan, ana karanın karasularıyla adaların karasularını bir tutuyor. Türkiye buna birtakım tezlerle karşı çıkıyor ama 1960'larda Suda Adası'nda Amerika'nın ilk üssünü kurduğunu görüyoruz. Yunanistan'a da bu cesareti veren yine ABD ve küresel güçler. Şimdi, uluslararası anlaşmaların yeniden yorumlanması meselesinde açıkçası bu anlaşmaların hiçbir kıymeti kalmadı. Bunu ne Gazze'de ne Ukrayna'da görebiliyoruz." diyerek bütün yaşananlara bakıldığında Türkiye'nin donanmasının ve deniz kuvvetlerinin çok güçlü hale getirmesi gerektiğine dikkat çekti.

