Ukrayna-Rusya savaşında yeni dönem! Konvansiyonel saldırı ne anlama geliyor?
Ukrayna'nın 1 Haziran sabahı gerçekleştirdiği insansız hava aracı saldırısı, Rusya'nın stratejik derinliklerinde milyarlarca dolarlık hasara yol açtı. Saldırının ardından Rusya'dan gelen ilk açıklamalarda misilleme sinyalleri dikkat çekti. Konuya ilişkin A Haber canlı yayınında önemli açıklamalarda bulunan, Emekli Kurmay Albay Dr. Eray Güçlüer, Rusya’nın bu tür istihbarat operasyonlarını gerçekleştirme kapasitesine sahip olmadığını, ancak konvansiyonel alanda ilerlemeye devam edeceğini vurguladı. Gazeteci Mete Sohtaoğlu ise misilleme öncesinde Putin’in Trump’ı aramasına dikkat çekerek, “ABD’den izin mi alınıyor?” sorusunu gündeme getirdi.
1 Haziran 2025 sabahı Rusya topraklarında derin bir şok etkisi yaratan Ukrayna saldırısı, savaşın seyrini değiştirecek yeni bir dönemin kapısını araladı. Ukrayna'ya ait insansız hava araçlarının binlerce kilometrelik bir mesafeyi kat ederek Belaya ve Olenya'daki stratejik bombardıman üslerini hedef almasıyla birlikte, Rusya en az 12 bombardıman uçağını kaybetti. Moskova yönetimi ağır kayıplar karşısında hızlıca yanıt verirken, Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitri Medvedev'in sert açıklamaları olası bir misillemenin işareti olarak değerlendirildi. A Haber canlı yayınında konuşan Emekli Kurmay Albay Dr. Eray Güçlüer ise Rusya'nın bu tür istihbarat operasyonlarını gerçekleştirme kapasitesine sahip olmadığını, ancak konvansiyonel alanda ilerlemeye devam edeceğini vurguladı. Sohatoğlu ise misilleme öncesinde yapılan hamlelere dikkat çekti.
Rusya-Ukrayna savaşı giderek daha da karmaşık bir hal alırken, Moskova'nın son dönemdeki hamleleri yeni bir strateji değişikliğine mi işaret ediyor? Gazeteci Mete Sohtaoğlu ve Emekli Kurmay Albay Dr. Eray Güçlüer, Rusya'nın istihbarat zaaflarını ve olası misilleme planlarını yorumladı.
Fotograf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü
RUSYA, ABD'Yİ ÖNCEDEN ARADI
Gazeteci Mete Sohtaoğlu, son gelişmelerde dikkat çeken en önemli unsurun Rusya'nın ilk kez bir misilleme ya da saldırı öncesinde ABD'yi telefonla bilgilendirmesi olduğunu söyledi. Sohtaoğlu, "Önceki dönemlerde Rusya böyle bir bilgilendirme yapmıyordu. Vurulacak yerlere dair hiçbir ön uyarı olmadan hareket ediliyordu. Ancak bu kez durum farklı" dedi.
Fotograf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü
Moskova'nın önceki saldırılarında hedef aldığı noktaların dikkat çekici olduğunu belirten Sohtaoğlu, elektrik, enerji ve altyapı tesisleri olduğunu söyledi. Sohtaoğlu, "Bu noktaların seçimi, sivil halkın Kiev yönetimine tepki göstermesini ve kamu düzeninin bozulmasını amaçlayan psikolojik etkili bir stratejiyi gösteriyor" diyerek yapılması planlanan misillemenin nerelere ve ne şekilde planlandığının önemine dikkat çekti.
PUTİN GÖZÜNÜ BATI'YA MI DİKTİ?
Sohtaoğlu ayrıca, Putin'in asıl hedefinin ne olduğunun önemli bir merak konusu olduğuna şu sözlerle dikkat çekti:
"Eğer Putin, NATO'yla doğrudan karşı karşıya gelmeyi göze alıyorsa, Ukrayna'nın batısını da kapsayacak şekilde bir saldırı düzenleyebilir. Özellikle Batı'nın gönderdiği füzelerin saklandığı veya teslim edildiği depolar vurulabilir."
Fotograf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü
ERAY GÜÇLÜER: "BU, RUS İSTİHBARATI İÇİN BİR FİYASKO"
Emekli Kurmay Albay Dr. Eray Güçlüer ise olayları istihbarat savaşı perspektifinden değerlendirerek dikkat çeken yorumlarda bulundu.
Güçlüer, "Rusya'ya yapılan saldırı, askeri hedefli bir istihbarat operasyonudur ve bu durum Rus istihbaratı açısından tam anlamıyla bir fiyaskodur." diye konuştu.
Güçlüer, Ukrayna'nın dronlarının parça parça gizlice Rusya'ya sokulduğunu, burada birleştirilen parçalarla uydu istasyonları kurulduğunu ve saldırıların bu merkezlerden yönetildiğini belirterek, "Bu operasyonlarda Rus askerleri ya da cephede kullanılan stratejik uçaklar hedef alınmadı. Bu nedenle operasyonun asıl amacı vurulanlardan çok vurulmayanları analiz etmekle anlaşılır." ifadelerini kullandı.
MEDVEDEV'DEN SERT MESAJ: "HER ŞEY PATLATILACAK"
Dr. Güçlüer, Rusya'nın bu istihbarat operasyonlarına benzer şekilde karşılık veremediğini, bunun yerine konvansiyonel bir karşılık vermeye hazırlandığını söyledi. Medvedev'in şu sözleri buna işaret ediyor:
"'Patlaması gereken her şey patlatılacak. Ordumuz ilerliyor ve ilerlemeye devam edecek.' Bu cümleler, 'Biz böyle bir istihbarat operasyonunu gerçekleştiremeyiz ama konvansiyonel cephede ilerleriz' demektir. Psikolojik üstünlük kurulamıyor. Çünkü istihbarat operasyonunun yarattığı etki, konvansiyonel saldırılarla elde edilemiyor."
Fotograf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü
İSTİHBARAT VS. KONVANSİYONEL GÜÇ: DENGE DEĞİŞİYOR MU?
ABD ve Batı'nın istihbarat kapasitesinin Rusya'dan daha yüksek olduğunu vurgulayan Güçlüer, bu savaşta iki tarafın güçlü ve zayıf yönlerinin net bir şekilde ortaya çıktığını belirterek şöyle konuştu:
"İstihbarat üstünlüğü psikolojik bir baskı yaratıyor. Ancak Rusya konvansiyonel kapasitesiyle karşılık vermeye çalışıyor. Bu da asimetrik bir denge oluşturuyor."
"BU SALDIRIYA ÇOK ŞİDDETLİ BİR ŞEKİLDE KARŞILIK VERMEMİZ GEREKİYOR."
Güçlüer'e göre, bu söylem aslında Rusya'nın psikolojik üstünlük kurmak için bilinçli olarak bir beklenti stratejisi yürüttüğünü gösteriyor. Güçlüer, "Dünya artık 'Rusya yakında çok sert karşılık verecek' düşüncesine koşullanmış durumda. Moskova da bu algıyı kendi lehine kullanmaya çalışıyor." diye belirtti.
Fotograf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü
MİSİLLEME GELİYOR AMA NASIL?
Tüm bu açıklamalar, Rusya'nın çok yakın zamanda konvansiyonel cephede kapsamlı bir hamle yapabileceğini gösteriyor. Ancak Moskova'nın yaşadığı istihbarat zaafları, bu karşılığın beklenen psikolojik etkiyi yaratıp yaratamayacağı konusunda ciddi soru işaretleri barındırıyor.
GÜNÜN MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN