"Şimdi bunların tamamını pazar günü sandığa gömmeye hazır mıyız? Öyleyse durmak yok. Türkiye'ye atılan diktatörlük iftiralarıyla yol yürümek istediler. Kendi ülkelerinde seçmenin yarısını dahi sandığa götüremeyenler tarafından yürütülen karalama kampanyalarında Türkiye neredeyse yüzde 90 seçmen olarak oyunu kullandı. Bizlerle ilgili uluslararası basında yapılan sinsi psikolojik harekatlar var. Muhalefetin meydan meydan tekrarladığı yalanlar ve bühtanlar var. Zaten bay bay Kemal'in yalandan başka sermayesi yok ki, akşam yalan, sabah yalan... Bir de CHP Genel Başkanı ve şürekasının körüklediği korku siyaseti var. İşte 14 Mayıs gecesi sandıkta tecelli eden iradeyle tüm bunları çöpe attık. Diktatörlük söylemlerinin tamamen safsatadan ibaret olduğunu gösterdik. Düşünün diktatör ikinci tura kalır mı? Diktatör işini birinci turda bitirir hem de yüzde 90'larla bitirir. Dünyada bunun örnekleri çok. Biz diktatörlüğe değil milletimizin gönlünü kazanmaya hasretiz. Bizim durumumuz bu. Milletimize dergi kapaklarından ayar verilmeyeceğini biz tüm dünyaya gösterdik."
Erdoğan, tüm dünyaya, Türk milletinin iradesine zincir vurulamayacağını, yalan, iftira ve korku siyasetiyle seçim kazanılamayacağını ve bölücülerle, FETÖ'cülerle yol yürünmemesi gerektiğini gösterdiklerini ifade etti.
Türkiye'nin gücünü, Türk demokrasinin ulaştığı olgunluk seviyesini, milletin basiret ve ferasetini dost düşman herkese tekrar gösterdiklerini dile getiren Erdoğan, "Sandıkları bayram yerine çeviren siz kardeşlerimi tebrik ediyorum. Rabbim sizden razı olsun. Ancak o gece sizlerin bu duruşunu hazmedemeyenler de çıktı. Gerçekten de o gece demokrasimiz adına hiç yaşamak istemeyeceğimiz tavırlara, yalanlara şahit olduk. Daha sandıkların onda biri dahi açılmadan basın mensuplarını toplayıp CHP Genel Başkanı'nı cumhurbaşkanı ilan ettiler. Geride olduklarını bal gibi bildikleri halde, 'Öndeyiz, kazanıyoruz.' diyerek seçmenlerini kandırmayı denediler. Gece boyunca hiç ara vermeden bu yalan furyasını inatla sürdürdüler. Şimdi çıkmışlar bir de utanmadan, arlanmadan, 'Kandırdıysak CHP'lileri kandırdık, bundan size ne.' diyorlar. Hatalarını kabul etmek, milletten ve CHP'li vatandaşlarımızdan özür dilemek yerine çamura yatarak paçayı kurtarmaya çalışıyorlar." diye konuştu.

Kendilerine oy vermese de CHP'lilere böyle davranılmasını, böyle hakaret edilmesini, onların böyle aşağılanmasını kabul etmediklerini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
"Her seçim öncesinde CHP'li seçmene, istemedikleri adayın bizzat genel başkanları tarafından 'tıpış tıpış oy vereceksiniz' denilerek dayatılmasını içimize sindiremiyoruz. Bu ne demek, 'tıpış tıpış gidip oy vereceksiniz.' Koltuklarını kaybetmek istemeyen siyasetçilerin, her ne sebeple olursa olsun milletimize yönelik kibirli bir dil kullanması asla hoş görülemez. Böyle siyaset olmaz, böyle siyaset yapılmaz. Gazi'nin hürmetine hala CHP'ye oy veren vatandaşlarımızın da bu dayatmalardan rahatsız olduğuna inanıyorum. Bu vatandaşlarımızın mevcut CHP yönetiminin bölücüler ve FETÖ'cülerle yaptığı pazarlıklara da itiraz ettiklerini biliyorum. Kandil'deki PKK elebaşlarının hemen her gün çektikleri videolarla Kılıçdaroğlu'na oy istemesi, en çok samimi CHP'lileri rencide ediyor. Pensilvanya'daki alçakların, CHP'nin başındaki zatın reklam ajansı gibi çalışması en çok bu vatandaşlarımızın başını öne eğiyor."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kandil'deki terörist elebaşlarının, videolarla CHP Genel Başkanı'na alenen oy istediğini, CHP Genel Başkanı'nın da aylardır buna ses çıkarmadığını dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu ne demektir? Bay bay Kemal, senin o teröristlerden ne farkın var? Onlar sana destek veriyorlar, sen kalkıp da 'Sizin desteğinize ihtiyacım yok.' diyebiliyor musun, diyemiyorsun. Niye? Çünkü oradan gelen destek senin için bal kaymak. Öbürü Gazi Mustafa Kemal'e saldırıyor. Ardından ne diyor, 'İt sürüleri, it sürüleri, it sürüleri' diyor. Hani neredesin bay bay Kemal, en ufak bir şey söylemiyorsun. Söyleyemez çünkü kapalı kapılar ardında bunlarla yaptığı görüşmeler ortada. Her şey bu kadar açık ve net. Peki soruyorum size, özetin özeti mahiyetindeki tüm bu rezilliklerle ilgili şimdiye kadar masadan bir itiraz duydunuz mu? Muğlak, nereye istersen oraya çekilebilecek bir iki cümle dışında masanın buna itiraz ettiğini gördünüz mü? İtiraz etmedikleri gibi gittiler bunlarla 'kana kan, intikam intikam' çağrıları altında ortak miting yaptılar. Nerede, Van'da. Meydan meydan dolaşıp 6-8 Ekim olaylarında, aralarında kurban eti dağıtan Yasin Börü evladımızın olduğu 51 Kürt kardeşimizi bunlar Diyarbakır'da şehit ettiler mi? Bu Selo, o çağrıyı yapan terörist değil mi? Şimdi ne diyor; 'Selo'nun ne günahı var, Kavala'nın ne günahı var?' diyor. Kavala, Gezi olaylarının mimarı, Selo da 51 Kürt kardeşimizin ölümüne neden olan terörist. Şimdi ne diyor; 'Çıkaracağım onu ben, onun içeride duruşu beni rahatsız ediyor.' diyor. Kim? Bay bay Kemal. Benim vatansever, milliyetperver tüm vatandaşlarım, Ankaralı hemşehrilerim, İstanbullu kardeşlerim, tüm Türkiye inanıyorum ki pazar günü bunlara gereken dersi sandıkta verecektir."

"PKK'nın kurulduğu köye gidip 'buralara bahar gelecek' diye video çektiler. PKK ve sol örgütlerin sembolü olan zafer işaretleri ile milleti selamladılar." diyen Erdoğan, şunları kaydetti:
"Yani 14 Mayıs'ta milletten sandıkta tokadı yiyene kadar Kandil'den gelen destek açıklamalarını alkışlarla karşıladılar. Bölücülerle olan ortaklıklarını gururla sahiplendiler. Şimdi çıkmışlar bize ahlak dersi, Cumhur İttifakı'na da milliyetçilik dersi vermeye yelteniyorlar. Sevsinler seni bay bay Kemal, sen ne zaman milliyetçi oldun ya? Bunlar böyle, akşam başka sabah başka. Bunlarda her numara var. Ama diyorum ki bütün bu numaraları, pazar günü sandıkları bunlara inşallah bir siyaset mezarı yapalım. Buna var mıyız? 14 Mayıs'tan sonra bunların keşfettiği vatanperverliği de herhalde severiz. Bunların her işleri gibi vatanperverlikleri de milliyetçilikleri de maske. Ama benim milletim bunu yutmaz. Doğu'da PKK'ya çiçek atıp, bölücülere selam çakıp Ankara'da 'vatan, millet' diyerek kimseyi kandıramazlar. 28 Mayıs işte bunun için bir fırsattır. Buna hazır mıyız? 28 Mayıs'ın diğer hususlar yanında ülkemizde muhalefette de bir değişime vesile olacağına inanıyorum."
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP zihniyetinin bu ülkeye daha önce yaptıklarını herkesin iyi bildiğini ifade ederek, "Bir tarafta seçim gündemine rağmen deprem bölgesini ihmal etmemiş, sorumluluk sahibi bir yönetim var, diğer tarafta ise meydanlarda bedava ev vadedip seçimden sonra depremzedelerimizi kapı dışarı eden bir vicdansızlık var." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Keçiören Taha Akgül Spor Salonu'nda düzenlenen Sivil Toplum Kuruluşları (STK) ve Muhtarlar Buluşması'nda katılımcılara hitap etti.
21 yılı iktidarda olmak üzere 40 yıldır milletin huzurunda olduğunu belirten Erdoğan, bu dönemde kimseyi ayırmadıklarını, ayrıştırmadıklarını, kimseyi karıştırmadıklarını ve kimseye de karışmadıklarını dile getirdi. Erdoğan, yasakları kaldırdıklarını, baskılara son verdiklerini, hukuksuzluklara "dur" dediklerini söyledi.

Hiç kimsenin mezhebiyle meşrebiyle kökeniyle kılık kıyafetiyle asla ilgilenmediklerini kaydeden Erdoğan, herkesi kucaklamanın, toplumun tüm kesimlerinin özgürlük alanını genişletmenin gayretinde olduklarını vurguladı.
İnsanların karşısına da hep eser ve hizmetlerle çıktıklarını anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Önce verdiğimiz sözlerin icmalini döktük sonra da gelecek 5 senede yapacaklarımızı anlattık. Karnemizi gösterip yeni dönem için milletimizin desteğini talep ettik. 28 Mayıs'tan sonra yapacaklarımızı da tek tek seçim beyannamemizde detaylandırdık. Ekonomiden enflasyonla mücadeleye, eğitimden sağlığa, savunma sanayinden turizme kadar her konuda atacağımız ilave adımları, projelerimizi, hedeflerimizi kamuoyumuzla paylaştık. Eğitimde 78 üniversiteden nereye çıktık? 208 üniversiteye çıktık. Sıraların üzerine kitapçıklarımızı koyduk mu? İlkokul, ortaokul, lise bütün yavrularımız kitaplarını sıraların üzerinde buldular mı? 81 vilayetin tamamında şu anda üniversitemiz var mı? Peki ya bir de bunlara sorun; siz ne yaptınız? Büyükşehir Belediyeniz Ankara'da ne yaptı? İstanbul'da ne yaptı? İzmir'de ne yaptı? Hiçbir şey. Yapamazlar. Ama biz Ankara'mızda sağlıkta Bilkent Şehir Hastanesi'ni yaptık mı? Etlik'i yaptık mı? Bütün bunlarla beraber yine Ankara'mızda diğer hastanelerimizi de yaptık mı? Yine yapmaya devam edeceğiz."
"CHP ZİHNİYETİNİN BU ÜLKEYE DAHA ÖNCE YAPTIKLARINI DA SİZLER DAHA İYİ BİLİYORSUNUZ"
Erdoğan, son 21 yılda Ankara'ya yapılan hizmetleri herkesin gördüğünü söyledi. Vatandaşlara "Son 21 yılda doğup büyüdüğünüz memleketlerinize kazandırdığımız eserleri, yatırımları görüyorsunuz." diyen Erdoğan, şunları kaydetti:
"Aynı şekilde CHP zihniyetinin bu ülkeye daha önce yaptıklarını da sizler daha iyi biliyorsunuz. Her şey ortada. Bir tarafta millete verdiği tüm sözleri yerine getirmiş bir kardeşiniz var. Diğer tarafta sabah söylediğini akşam inkar eden adı çarkçıya çıkmış bir zat var. Bir tarafta 85 milyonun tamamı için çalışan, koşturan, ter döken sizden birisi var. Diğer tarafta toplumun yarısını, vatanını satmakla itham edecek kadar muvazeneyi yitirmiş bir zavallı var. Bir tarafta seçim gündemine rağmen deprem bölgesini ihmal etmemiş, sorumluluk sahibi bir yönetim var. Diğer tarafta ise meydanlarda bedava ev vadedip, seçimden sonra depremzedelerimizi kapı dışarı eden bir vicdansızlık var."
Çiftçilere, "Traktörleri aldınız mı? Evleri aldınız mı?" diye soran Erdoğan, "Evet" karşılığını aldıktan sonra "Bunlar bizimle rekabet edemezler. Biz bu millete efendi olmaya değil hizmetkar olmaya geldik." ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra vatandaşlarla "Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız." sözlerini tekrarladı.

"TÜRKİYE BÜYÜK YÜRÜYÜŞE ÇIKTI"
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önce yaptığı konuşmada, Türkiye'nin düşmanlarıyla ittifak kuranların, Türkiye'ye saldıranlarla işbirliği yapan işbirlikçilerin olduğunu söyledi.
Milletin gereken cevabı 28 Mayıs'ta vereceğini dile getiren Bilgin, Türkiye'nin büyük yürüyüşe çıktığını ve bu noktada da yolunun açık olduğunu ifade etti.
Programa, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay da katıldı.