Erdoğan'ın kızıl elması! Dünya krizdeyken Türkiye Yüzyılı hamlesi
Koalisyon ve krizlerden yorulan Türkiye'nin başına lider olarak 2002'de geçen Recep Tayyip Erdoğan, her geçen yıl hedefini ileriye taşıdı. Dış politikada uzlaşmacı, sözü geçen ve arabuluculuk için aranan bir ülke olan Türkiye, dünyadaki güç dengesini de değiştirdi. Afrika'daki atılımlarda baş aktör olan Başkan Erdoğan, Avrupa'da da etkisini gösterdi. Özellikle Rusya-Ukrayna savaşındaki adımları adını dünya gündeminden düşürmedi. Erdoğan vizyonunu ve gücünü parti kapatma davası, e-muhtıra, MİT krizi, Gezi olayları, 17-25 Aralık ve 15 Temmuz darbe girişiminde boyun eğmeyerek göstermişti. Son dönemde de küresel kriz baş göstermişken Türkiye'nin Yüzyılı projesiyle gelecek için ciddi hamlelerin devam ettiğini gözler önüne serdi.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, küresel bağlamda iddialı bir söylem olan "Türkiye Yüzyılı"nı bir programla kamuoyuna sundu. Programa diğer partilerin ve muhalif gazetecilerin davet edilmesi, parti flamalarının asgari düzeyde kullanılması dikkat çekti. Programda parti politikalarından ve seçim vaatlerinden ziyade Erdoğan'ın Türkiye için öngördüğü vizyon öne çıktı. Bilimin, dijitalin, üretimin, gücün ve sürdürülebilirliğin yüzyılı gibi başlıklar farklı kuşaklara ve katmanlara hitap etti.
Toplumsal mutabakat, sivil demokratik özgürlükçü anayasa, milli irade, kalkınma, refah gibi kavramları vurgulayan vizyon belgesi küresel gerilimleri hafife almadan titizlikle hazırlanmış.

ERDOĞAN'IN DOĞUŞU
Türkiye Yüzyılı vizyonunu anlamak için Başkan Erdoğan'ın siyasi kariyeri dikkatle incelendi. İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığı döneminde başarılı icraatlarıyla yıldızı parlayan Erdoğan, şehrin birikmiş problemlerini çözdüğü için birçok kesim tarafından geleceğin siyasi aktörü olarak görüldü. Türkiye nüfusunun yüzde 20'sini barındıran İstanbul'un alt yapı problemlerinin art arda çözülmesi Ankara'daki yorgun siyasetçilere karşı Erdoğan'ı öne çıkardı.

28 Şubat post-modern darbesinin izlerini silmek için yola çıkan Erdoğan, 1990'larda koalisyonlarla yorulan seçmen için umut kapısıydı. Kapatılan Refah Partisi seçmen tabanının yanı sıra ANAP, DYP ve MHP seçmeninin de oylarını alarak AK Parti'yi iktidara taşıdı. 2002 seçimleri, siyasi yasaklı Erdoğan'ın çevreden aldığı destekle merkezin kilidini açmasını sağladı. Siyaset arenasından uzaklaştırılan ANAP ve DYP tabanı daha çok AK Parti'ye, kısmen de diğer partilere yöneldi.
















