
TÜRKİYE'NİN HAKLI VETOSU
İsveç ve Finlandiya'nın 18 Mayıs 2022'de NATO üyeliği için başvurmasının ardından 28-30 Haziran 2022'de Madrid'de gerçekleştirilen NATO zirvesinde üyelerin hemen hepsi iki ülkenin katılımına yeşil ışık yaktı. 30 NATO üyesi içinde Macaristan, NATO'nun iki ülkeyi örgüte dahil ederek genişlemesinin Rusya'yı tahrik edeceği sebebiyle çekince getirse de, aralık ayında üyelikleri onaylayacağını açıkladı.
Bu durumda her iki devletin NATO'ya üyelikleri için en önemli çekince sahibinin Türkiye olduğu görülüyor. Zira Türkiye, ulusal güvenliğine yönelik tehdit ve risklerin bertaraf edilmesinde İsveç ve Finlandiya'nın müttefikliğe yakışır iş birliği yürütmediklerinden hareketle bu devletlerin NATO üyelikleri konusunda bazı talepler açıkladı.
Bu çerçevede, bilhassa İsveç'in PKK, FETÖ ve PYD/YPG gibi terör örgütlerinin faaliyetlerine müsaade ederek, onların militanlarını barındırdığını ifade eden Türkiye, suçluların iadesini ve anılan konulara yönelik samimi iş birliğinin yapılmasını istedi. Ayrıca 2019'da Türkiye'nin gerçekleştirdiği Barış Pınarı Harekatı sonrasında İsveç'in Türkiye'ye karşı uygulamaya başladığı silah satışı sınırlandırmasının kaldırılmasını da üyelikleri onaylama şartları arasında beyan etti.
Haziranda yapılan NATO Zirvesi'nde İsveç, Finlandiya ve Türkiye arasında NATO Genel Sekreteri Stoltenberg'in girişimiyle 29 Haziran 2022'de üçlü bir mutabakat imzalanarak terörle mücadelede Türkiye'nin taleplerinin gerçekleşmesini sağlamak üzere İçişleri, Dışişleri, Adalet Bakanlıkları, güvenlik ve istihbarat kurumları arasında yakın iş birliği öngören "Ortak Daimi Mekanizma" kuruldu. Bu mekanizmanın teşkil edilmesi İsveç'in ve Finlandiya'nın teröre karşı daha etkili bir strateji izleyeceğini, Türkiye'nin iadesini istediği teröristleri vereceğini de kayda geçirmiş oldu.
Bu noktada, İsveç'te 11 Eylül 2022'de yapılan genel seçimlerin ardından iktidarın Sosyal Demokratlar'dan Ilımlı Muhafazakar Partinin liderliğinde kurulan yeni koalisyon hükümetine geçmiş olması anlamlı bir değişikliğe yol açabilir. Nitekim yeni yönetim 30 Eylül'de Türkiye'ye karşı uyguladığı silah kısıtlamasını kaldırmış, terörle mücadele hususunda yeni bir yasa çıkarılmış ve 5-6 Ekim 2022 tarihlerinde İsveç ve Türk Adalet Bakanlıkları yetkilileri, Türkiye'nin istediği suçluların iadesine dair toplantı yapmıştır. Aynı minvalde bir diğer buluşma da Finlandiya ile Türkiye arasında 25 Ekim 2022'de gerçekleşecek.

İSVEÇ'İN YAKLAŞIMI
NATO'nun genişlemesine şimdiye kadar prensip olarak her zaman olumlu yaklaşan ve destekleyen Türkiye; Finlandiya ve İsveç'in NATO üyeliğine karşı durmaktan ziyade kendi ulusal güvenliğine yönelik endişelerini gelecekteki müttefiklerinin de paylaşmasını ve bu hususta iş birliği yapmalarını talep ediyor. Bu doğrultuda, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "suçluların iadesi konusunda gelişme olmadığı ve Türkiye'ye Üçlü Mutabakat'ta verilen sözler tutulmadığı takdirde İsveç ve Finlandiya NATO Katılım Protokollerini Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) göndermenin kabil olmayacağını" ifade etmesi, bu devletlerin teröre karşı Türkiye'yle ortak bir tutum sergilemesinin ne denli önemli olduğunu vurguluyor. Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da İsveçli ve Finlandiyalı mevkidaşlarıyla yaptığı görüşmelerde Türkiye'nin kararlılığını belirtiyor.
İsveç'in yeni başbakanı Ulf Kristersson'un Cumhurbaşkanı Erdoğan'a geçtiğimiz günlerde gönderdiği mektupta, "NATO üyeliği için İsveç'in Türkiye'nin arzu ettiği iş birliğine hazır olduğunu, NATO üyeliği gerçekleştikten sonra da müttefikliğin gereklerini yerine getirmeye devam edeceklerini ve bu konuları görüşmek üzere Ankara'ya gelmek istediğini" yazması ise önemli bir niyet bildirimi olarak değerlendirilmelidir.
İsveçli yetkililer ayrıca PKK terör örgütünün ulusal güvenliğe tehdit teşkil etme ve organize suçlardaki rolüne ilişkin yeni analizler hazırladıklarını, İsveç polisinin terör unsurlarına yönelik harekete geçirildiğini beyan ettiler. Macaristan'ın, iki devletin NATO'ya dahil olmasını aralık ortasında onaylayacağını açıklamasının ardından İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliğinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği, iş birliği adımlarının nereye kadar devam ettirileceğine ve Türkiye'nin şartlarının ne derecede karşılanacağına bağlı görünüyor. Bu kapsamda başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere diğer NATO üyelerinin iki ülkenin üyeliklerinin yıl sonunda tamamlanacağına dair tahminler yürütmek yerine, Türkiye'nin hassasiyetlerini anlaması ve yapıcı tutum sergilemesi de önem taşıyor.

BAKAN BOZDAĞ' NATO ÜYELİĞİ SÜRECİNE İLİŞKİN SORULARI YANITLADI
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Finlandiya ve İsveç'in NATO üyeliği sürecine ilişkin soruyu da cevapladı.
Bu konuda üçlü takip mekanizmasının kurulduğunu anımsatan Bozdağ, yakında Finlandiya'dan bir heyetin Türkiye'ye geleceğini, teknik düzeyde görüşmeler yapılacağını bildirdi.
Türkiye'nin, varılan mutabakat çerçevesinde başlangıç kısmına "evet" dediğini aktaran Bozdağ, bunun terör örgütlerine verdikleri desteği kesmek ve Türkiye'nin taleplerine olumlu cevap vermek kaydıyla olduğunu söyledi.
"SÖZÜMÜZÜ TUTAR BU SÜRECİ TIKARIZ"
Bozdağ, şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye bu adımı olumlu sonuçlandırabilir. Başlangıçta evet demek bu işin bittiği anlamına gelmez. Bu sürecin Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu tarafından da onaylanması gerekir. Genel Kurul'dan çıkmadan bu işe sona erdi kimse diyemez. O yüzden süreci takip edeceğiz. İsveç Başbakanı da Sayın Cumhurbaşkanımızdan randevu talep etti bildiğiniz gibi. Yakında muhtemelen o da Türkiye gelecek. Bu konuları konuşacağız, konuşulacaktır. Türkiye'nin talepleri yerine geldiği takdirde Türkiye elbette İsveç'in de Finlandiya'nın da NATO üyeliğine herhangi bir rezerv koymaz. Ama talepleri yerine gelmezse Türkiye sözünde duran bir ülkedir. Sözümüzü tutar, bu süreci tıkarız."