
Dönmez, TBMM Genel Kurulunda, Amasra'daki maden kazası konusunda yaptığı bilgilendirmede, "Yılda ortalama 8 bin denetim gerçekleştiren Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yer altı kömür ocakları yılda en az 4 kez denetlenmektedir. Bu kapsamda TTK Amasra Müessesesinin de bu yıl yapılan dördüncü yani son denetimi, 21-27 Ağustos tarihleri arasında yer altı uzmanları tarafından yerinde gerçekleştirildi. Bu denetimlerde teknik ve idari düzenlemelere aykırı bir husus tespit edilmemiştir." diye konuştu.
İşletmenin eylül ayı içerisinde TTK İş Sağlığı Güvenliği ve Eğitim Daire Başkanlığı teknik elemanları ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının iş müfettişlerince de denetlendiğini anlatan Dönmez, olayın meydana geldiği ilk andan itibaren Bartın Cumhuriyet Başsavcılığınca adli soruşturma başlatıldığını hatırlattı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından ayrıca idari teknik soruşturma ve denetimler başlatıldığını kaydeden Dönmez, olayın tüm boyutlarıyla açıklığa kavuşması için gerekli her türlü desteği ilgili denetim birimlerine vereceklerini bildirdi.

SAYIŞTAY RAPORLARI
Kamuoyunda gündeme getirilen Sayıştay raporlarına dikkati çeken Dönmez, şöyle devam etti:
"2017 ve 2019 yılları Sayıştay raporlarında yer alan 'solunabilir ve patlayabilir tozla mücadele' başlığı altındaki hususların dikkate alınmadığı iddiası ortaya atılmıştır. Bu iddiaya ilişkin ölçümler ve kontroller tam yapılmakta ve mevzuatta belirtildiği seviyede tutulmaktadır. İkinci olarak; Soma ve Ermenek kazalarından sonra mevzuattaki düzenlemelere istinaden TTK'da iyileşmeler yapılmadığına dair iddialar atıldı. Tüm müesseselerde bulunan toplam 200 kilometrelik bu yeraltı açıklıklarında hayat hattı tesis edildi. Yeraltı ferdi kurtarıcı maske değişim istasyonları kuruldu. Tüm iş süreçleri için risk değerlendirme yükümlülüğü getirilmiş, bu husus kurum tarafından titizlikle takip edilmiştir. Yer altında metan, oksijen, karbonmonoksit, hidrojensülfür, sıcaklık ve hava hızını ölçen sensörlerin bulunması zorunluluğu yerine getirilmiştir. Bağımsız çalışan her ekipte en az 1 adet seyyar gaz ölçüm cihazı bulunmaktadır. Ayrıca konveyör haberleşme ve acil ikaz sistemi, tahlisiye cihazı, el tipi sıcaklık ve basınç ölçer, çoklu gaz analiz seti, merkezi gaz izleme sistemi, exproof kamera, ana nefeslik aspiratör modernizasyonu, kişisel oksijen maskeleri, antistatik iş elbiseleri, basınç teneffüs istasyonları, otomatik yangın söndürme sistemleri, tali havalandırma pervaneleri gibi burada daha sayamayacağım 50 kalemde gerek bireysel gerekse de sahaya yönelik iyileştirmeler yapıldı. Yer altındaki bütün çalışma alanlarının hava giriş ve çıkışını kontrol etmek ve ölçmek amacıyla 6'lı sensörler tesis edilmiştir. Bu sensörler her müessesemizde bulunan merkezi gaz izleme birimlerinden takip edilmektedir."
Çalışan ekiplerin her birisinin elinde gaz dedektörleri olduğunu, ayrıca çalıştığı ortamlarda sabit tesis edilmiş dedektörlerin de olduğunu açıklayan Dönmez, bunların ışıklı ve sesli uyarı yaptığını dile getirdi.
Fatih Dönmez, bir sinyal hattıyla, işletmenin üstünde, merkezi gaz izleme sistemi kurulduğunu, sürekli operatörler ve süpervizörlerin bu durumu izlediğini vurgulayarak, verilerden herhangi birisinde uyuşmazlık olması halinde de birbirinden teyit ettiklerini aktardı.
Amasra'daki maden kazası konusunda TBMM Genel Kurulu'nu bilgilendiren Dönmez, Sayıştay'ın bulguları arasında da yer alan "Kurum Degaj Yönergesi"ne riayet edildiğini söyledi.
2022 yılında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş denetçilerince, kurum iş yerlerinde 26 denetim yapıldığını belirten Dönmez, bu denetimlerin 4'ünün Amasra Taşkömürü İşletme Müessesinde yapıldığının bilgisini verdi.
Bakan Dönmez, "Bakanlığımıza bağlı, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü görevlilerince, kurum iş yerlerinde 45 denetim yapılmış, bunun 7'si Taşkömürü İşletme Müessesinin yer altı iş yerlerinde gerçekleşmiştir. Sayıştay Raporlarında yer alan hususlarla ilgili olarak, aslında denetime yetkili olan MAPEG denetçileri ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş sağlığı ve güvenliği denetçileri tarafından, herhangi bir tespitte de bulunulmamıştır." ifadelerini kullandı.

SÖZ KONUSU İFADE YANLIŞ
Kazanın olduğu gün, Sayıştay Raporlarındaki ifadelerin çarpıtıldığını belirten Dönmez, şu ifadeleri kullandı:
"Kömürün içerisindeki metan gazı miktarı, 'çalışılan ortamdaki havada metan gazı tespit edildi' şeklinde de lanse edildi. Söz konusu ifade yanlıştır. Kömürün içerisindeki metan miktarı ile ocaktaki havalandırma içerisindeki metan oranı birbirinden farklıdır. Grizu patlamaları, kömürdeki metan miktarı değil, ortamdaki metan yüzdesiyle ilgilidir. Adı geçen raporlar, TBMM KİT Komisyonunda da görüşülmüş, ibra da edilmiştir."
EN UFAK BİR İHMAL VARSA GEREĞİ YAPILACAK
Dünya genelinde yürütülen madencilik faaliyetlerinin bir çoğunda, delme ve patlatma yönteminin kullanıldığını söyleyen Dönmez, Türkiye'de minimal seviyede, işin gereği olarak, teknik düzenlemelere riayet edilerek, delme ve patlatma işleminin yapıldığını kaydetti.
"Maden ocağının patlayacağına" yönelik iddialara ilişkin de Dönmez, şu ifadeleri kullandı:
"Yer altı tüm çalışma alanları ve giriş çıkış havalarında, metan, oksijen, karbondioksit, sıcaklık ve hava hızı ölçümleri ile 24 saat boyunca sürekli izlenmekte, bilgiler de kayıt altına alınmaktadır. O işletmemizde, aynı uçaklarda olduğu gibi kara kutumuz var. O ana kadar gerçekleşen tüm ölçümler, aşağıdaki ve yukarıdaki görevlilerin arasındaki her tür telsiz ve telefon konuşması kayıt altında. Bunların hepsi de incelemeye ve denetime tabi olacak. Hiçbir endişeniz olmasın. En ufak bir ihmal varsa gereği yapılacak."
Havadaki metan gazı oranının yüzde 5 ila yüzde 15 olması halinde, en ufak bir kıvılcım ve benzeri ısı kaynağına temas etmesiyle grizu patlamasının meydana geldiğini kaydeden Dönmez, maden iş yerlerinde iş sağlığı ve güvenliği yönetmeliğine göre ortamda yüzde 1 oranında metan bulunması durumunda, patlatma yapılmadığını söyledi.
Ortamda yüzde 1,5 metan varsa emniyet amaçlı elektriklerin kesildiğini kaydeden Dönmez, yüzde 2 metan bulunması durumunda ise madencilerin çalışma ortamından tahliye edildiği bilgisini verdi.

BİLİRKİŞİ VE DENETÇİLER OLAYI AYDINLIĞA KAVUŞTURACAK"
Gaz izleme sensörlerinin, ortamdaki gaz belirli değerlerin üzerine çıktığında sesli ve ışıklı uyarı verdiğini kaydeden Dönmez, şu ifadeleri kullandı:
"TTK Amasra Müessesine kurulan sensörlerle metan oranı yüzde 1,5 değerine ulaştığında hem Merkezi Gaz izleme sisteminde hem de yer altındaki sistemde sarı ışık yanmakta ve sesli uyarı vermektedir. Akabinde Merkezi Gaz İzleme Birimi tarafından ilgili birimler hemen telefonla bilgilendirilip sistem takibe alınmaktadır. Kazadan önceki son kayıtlar incelendiğinde ortamdaki metan gazı oranı önce 1,5 seviyesine ulaşmış, saat 18.05 sularında ve emniyet amaçlı elektrik kesilmiştir. Son kayıt havadaki metan oranı yüzde 1,69 olarak ölçüldüğünü göstermektedir. 18.09'dan sonra kayıt alınmadı. Merkezi gaz izleme istasyonunda ölçüm bu. Bütün birimler, bilirkişiler bu değerleri tek tek değerlendirecek. Bilirkişi ve denetçiler olayı aydınlığa kavuşturacak."
MADENCİ KARDEŞLERİMİZİN EVLATLARI BİZİM EMANETİMİZDİR
Kaza sonrası yapılacak ödemelerden bahseden Dönmez, AFAD, TTK, Türk-iş Sendikası, Ferdi Kaza Sigortası, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız tarafından kişi başı toplamda 1,5 milyon liranın üzerinde ödeme yapılacağını kaydetti. Dönmez, söz konusu ödemelere de başlandığını söyledi.
Kazanın meydana geldiği ilk andan itibaren devletin bütün imkanlarıyla Bartın'da olduğunu vurgulayan Dönmez, "Sağlık Bakanlığımız 15 UMKE timi, 262 personel, 51 ambulans, 2 uçak ambulans ile kazazedelerin ilk sağlık müdahalesini ve hastanelere sevkini gerçekleştirmiştir. Öte yandan, şehitlerimizin ailelerine ödemeler başladı. Süreç en kısa sürede tamamlanacaktır. Şehitlerimizin emaneti bizimdir. Madenci kardeşlerimizin evlatları bizim emanetimizdir. Eğitim, sağlık, iş bulma gibi gereken her türlü desteği kendilerine vereceğiz." ifadelerini kullandı.
Türkiye'deki madencilik sektörüne ilişkin kaza istatistiklerini de paylaşan Dönmez, şöyle konuştu:
"Türkiye geneli ölümlü iş kazaları ve meslek hastalıklarında madencilik sektörünün payı 1990 yılında yüzde 35,4 iken bu oran, yapılan iyileştirmelerle 2010'da yüzde 10'un altına gerilemiş ancak Soma ve Ermenek kazaları sonrası bu oran 2014'te yüzde 23'e yükselmiştir. İyileştirmelere yönelik yapılan mevzuat düzenlemeleri, maden işletmelerinde yapılan ISG yatırımları ve yapılan denetimlerle 2021 yılında yüzde 5,2'ye gerilemiştir."
Öte yandan bazı CHP milletvekilleri, kürsüde bilgilendirme yaptığı sırada Dönmez'e, "istifa et" şeklinde tepki gösterdi.