
"MAKSADINA UYGUN OLARAK UZUN YILLAR FAALİYET GÖSTERDİ"
Bu yapıların Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devredildikten sonra da amacı doğrultusunda kullanıldığını söyleyen Özsayıner, "Sultan 2. Abdülhamid döneminde saray çalışanlarının konutları olarak kullanıldı. Daha sonra ise, 'Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün mülkiyetinde olduğu için uzun yıllar vakıf memurlarının ve çalışanlarının oturduğu toplu konutlar olarak kullanıldı. Yani maksadına uygun olarak uzun yıllar faaliyet gösterdi. Daha sonra ise yap, işlet, devret modeline uygun bir şekilde yapılandırılarak turizme kazandırıldı" dedi.

"ATATÜRK VE AİLESİ UZUN YILLAR BURADA KALDI"
Akaretler Sıra Evleri'nde Atatürk ve ailesinin de kaldığını belirten sanat tarihi uzmanı Zübeyde Özsayıner, "Mustafa Kemal Atatürk, annesi Zübeyde Hanım, kardeşi Makbule Ata ve evlatlığıyla birlikte şu anda 76 numaralı olan dairede uzun yıllar kaldılar. Mustafa Kemal Atatürk, 1919 yılında, buradan tophaneye gidip, oradan da Samsun'a doğru hareket ediyor. Burası Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün mülkiyetinde fakat tahsisli olarak bir turizm şirketine bağlı şekilde hizmet veriyor. Günümüz toplu konutlarıyla benzerliği ise, daha çok insanın konut ihtiyacını karşılamak maksadıyla, tamamen sosyal konut mantığıyla hareket edilmiştir. Birde sanatsal olarak bir konu var. Ondan bahsetmek istiyorum. Orta bölümde, 2. Abdülhamid'in tablosunu yapan 'Zonaro' isimli İtalyan ressamın atölyesi bulunuyor. Hemen ortada, konutların ikiye ayrıldığı bölümde yer alıyor" ifadelerinde bulundu.

Evlerin insanları rahat ettirmek amacıyla yapıldığına dikkat çeken Özsayıner, "Fark yok. Mantık aynı. Amaç insanları rahat ettirmek. Dünyada mekan, ahirette iman derler. İnsanların başını sokabileceği, kendini güvende hissedebileceği bir eve ihtiyacı var. Osmanlı da bu ihtiyaçları, sıra evler yaparak çözmeye çalışmış. Devletimiz de inşallah bu sorunları, yeni projeleri ile çözüm bulacaktır, inanıyoruz" dedi.