Şehit savcıyı anma töreninden dünyaya mesajlar
Son dakika haberine göre: İstanbul Adliyesi'ndeki odasında 7 yıl önce DHKP/C terör örgütünce şehit edilen Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz, 7’nci yıldönümünde anılıyor. İstanbul Adalet Sarayındaki anma töreninde konuşma yapan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti uzun zamandır nice terör örgütleriyle mücadele etmektedir. Bizi terör eylemleriyle bitiremezler. Biz PKK, FETÖ, DHKP-C ve diğer terör örgütleriyle mücadele ederken sadece bunlarla mücadele ettiğimizi düşünmüyoruz. Bunlara silah veren, bunlara para veren bunlara eylem koordinatı veren ve bunları koyun gibi güden çobanlarıyla da, bağlarıyla da mücadele ediyoruz. Allah'ın izniyle dünden bugüne biz bu mücadelede milletimizin devletimizin aleyhine bir sonucunda olmasına izin vermedik, bundan sonra da izin vermeyeceğiz” dedi.
31 Mart 2015 tarihinde adliyede iki terörist tarafından rehin alınarak şehit edilen savcı Kiraz, hain terör saldırısının 7'nci yılında anıldı. İstanbul Adalet Sarayındaki anma törenine protokolün yanı sıra şehit savcının babası Hakkı Kiraz da katıldı.
Tören nedeniyle adliyenin Atrium alanına dev Türk Bayrakları ile üzerinde "Saygıyla anıyoruz unutmadık unutmayacağız" yazılı Mehmet Selim Kiraz'ın fotoğraflar asıldı.
Milli şair Mehmet Akif Ersoy'un, "Ey şehit oğlu şehit, isteme benden makber, sana aguşun açmış duruyor peygamber" sözlerinin yazılı olduğu dev bir pankart da alana asıldı. Sabah saat 09.30'da başlayan törende saygı duruşu ve İstiklal Marşı okunmasından sonra İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Şaban Yılmaz bir konuşma yaptı.

BAŞSAVCI: MEHMET SELİM KİRAZLARI BİTİREBİLDİLER Mİ?
Başsavcı Şaban Yılmaz, "Bugün bizim için hüzünlü bir gün, üzüntülü bir gün ancak bir taraftan hüznümüzü yaşarken, diğer taraftan dirliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi pekiştirmek, devletimize, milletimize sahip çıkmak ve sahiplenmek için buradayız. Mehmet Selim kardeşimiz kişisel bir husumet nedeniyle şehit edilmedi. Devletin bir memuru olduğu için, yargının bir neferi olduğu için şehit edildi. Yargı çalışanları olarak bizler her zaman adaletin tecellisi için hukuk devletinin ikamesi için çalışıyoruz, çalışmaktayız. Hakim ve savcılık en kutsal görevlerden biridir. Yargı mensubu sadece ve sadece adaletin tecellisi için vazifesini yapar. Bizler hak ve hukukla uğraşıyoruz. Mağdurun ve mazlumun dertlerine çare arıyoruz. Suç işleyenlere kanunlar çerçevesinde hesap soruyoruz ve bunları da bu millet adına yapıyoruz. Polisimiz ve askerimiz dağda, bayırda, karda, kışta görev yaparken, nöbet tutarken nasıl vatani bir görevi ifa ediyorsa, bizler de bu devletin temel direği olan adaletin sağlanması için kılı kırk yararak görev yapıyoruz, yapmaya çalışıyoruz. Polisimiz gibi, askerimiz gibi bizler de şehit olabiliriz veya yaralanıp gazi olabiliriz. Aynı Mehmet Selim Kiraz kardeşimizin olduğu gibi. Peki Mehmet Selim Kiraz kardeşimizi şehit ettiler de ne oldu? Mehmet Selim Kirazları bitirebildiler mi? Bizleri korkutup sindirebildiler mi? Bakın bizler yine buradayız. Yüzlerce, binlerce Mehmet Selim Kirazlar olarak buradayız ve burada olmaya da devam edeceğiz. Hakkı, hukuku, adaleti savunmaya devam edeceğiz. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Hakim ve savcı sadece anayasanın ve kanunun gereğini yapmadığı konusunda, yapıp yapmadığı konusunda endişe etmesi gerekir" dedi.

ŞEHİT BABASI: CANINI SAKINAN NAMERTTİR
Şehit babası Hakkı Kiraz ise özetle şöyle konuştu: "Biz bu devlet için bir can değil, bin can feda etmeye hazırız. Bizim için düğün bayram olur. Hiç kimse endişe etmesin; bir Mehmet Selim gider, bin Mehmet Selim daha doğar. Hiç kimsenin bundan kuşkusu olmasın. Evet, o gün çok acı bir gündü. Eşimle beraber evimize oturuyorduk, torunlarımızla beraberdik. Saat 12.00-12.30 civarında bir baktım.
Küçük sorun 7 yaşında. Arka odada televizyona bakmış ki, babası o halde. İki terörist giriyor, odasında rehin alıyor. Elini, kolunu, ağzını bağlıyor, silahı şakağına dayıyorlar ve kendi çalıştığı bilgisayarı ile bütün dünyaya canlı yayın yapıyorlar. Kızı bunu görünce… Hepimiz küçükken zannederiz ya, babamızın her şeye gücü yeter. Kızı da sanıyor ki, babamızın gücü herkese yeter. Torun yanıma geldi, şöyle kartal pençesi gibi elini dizimin üzerine koydu… Sonra eşim geldi. Elinizden bir şey gelmiyor. Baktık ki bizimle ilgili değil, devlete yapılan bir saldırı. 'Mademki bu devlete bu saldırıyı yapılıyorsa biz zaten bu saldırının tarafıyız. Eğer bizim canımıza gerek duyuluyorsa canını sakınan namerttir' dedim."


