Son dakika: AK Parti Grup Toplantısı | Başkan Erdoğan'dan Kılıçdaroğlu'na sert tepki: Siyasetçi sıfatlı ruh hastası
Son dakika haberi... Başkan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Grup Toplantısı'nda gündeme dair önemli açıkamalarda bulundu. Başkan Erdoğan, "Türkiye CHP zihniyetinin yalan ve iftira zulmüne maruz kalmaktadIr. Adı da yalan terörüdür. CHP Genel Başkanı artık siyasetin değil, tıp biliminin psikiyatrinin konusudur. Allah şifa versin." şeklinde konuştu. CHP'nin erken seçim çağrılarına "Haziran 2023 Türkiye'nin seçim takvimidir" sözleriyle yanıt veren Başkan Erdoğan, Kanal İstanbul üzerinden yatırımcıları tehdit eden Kılıçdaroğlu'na da sert çıktı.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, "Kıyılarımız nasıl müsilajın tehdidi altında oksijensiz kalma riski ile boğuşuyorsa siyasette de yerli ve milli her adımı yok etmeye çalışan dahası siyaseti kirleten bir müsilajla karşı karşıyayız. CHP'nin başını çektiği bu siyasi müsilaj, her türlü iftirayı, yalanı, çarpıtmayı, küresel boyutu da olan büyük bir medya ve sosyal medya ağıyla milletimizin üzerine adeta yağmur gibi yağdırmaktadır." dedi.
Erdoğan, AK Parti TBMM Grup toplantısında yaptığı konuşmada, bir süre daha devam edecek olan Meclis çalışmalarında milletvekillerine başarılar diledi.
Milletvekilleriyle gruplar halinde gerçekleştirdikleri değerlendirme toplantılarına geçen hafta kaldıkları yerden tekrar başladıklarını anımsatan Erdoğan, yarın bir grup milletvekili ile tekrar bir araya geleceklerini, böylece salgın öncesi başlatılan ve beş grup halinde planlanan toplantıların tamamlanmış olacağını ifade etti.
Erdoğan, Meclisin açılmasıyla gruplar halindeki sohbet toplantılarına yeniden başlayacaklarını bildirerek, "AK Parti'nin en önemli vasıflarından biri olan istişare kültürünün örneği olarak gördüğüm bu toplantılarda söz alan her milletvekilimiz özgürce düşüncesini ifade ediyor. Arkadaşlarımızla, illerimizin sorunlarından ülke ve dünya politikalarına kadar her hususu samimiyetle görüşme, konuşma fırsatı buluyoruz." dedi.
Kendisi dahil toplantılara katılan hemen herkesin üzerinde ittifak ettiği hususun "2023 seçimlerinin ülkenin kazanımlarının korunması ve geleceği bakımından giderek daha önemli hale gelmesi" olduğunu belirten Erdoğan, "Dünkü Merkez Yürütme Kurulu toplantımızda da ifade ettim; Türkiye, 2023 yılına yaklaştıkça partimize ve ülkemize yönelik saldırıların giderek artacağı anlaşılıyor. Maalesef güya muhalefet sıfatıyla ortada dolaşan bir parti ve onunla aynı yolda yürüyenler, Türkiye'nin önünü kesmeye yönelik bu kampanyaya büyük bir hevesle ortak olmaktadır." değerlendirmesinde bulundu.

"YALAN TERÖRÜ"
"Elbette bu ülkede her dönemde iktidarla muhalefet partileri arasında çekişmeler, gerilimler, görüş farklılıkları yaşanmıştır." diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ama bu defa karşımızda bambaşka bir fotoğraf vardır. Dışardan ve içeriden birtakım sözler aldığı anlaşılan CHP, giderek daha pervasız, yıkıcı ve ahlaksız bir şekilde bizi hedef alıyor; buna benzer bir görüntü vererek ülkenin demokrasisine, ekonomisine, geleceğine kast ediyor.
Bu arada, CHP'nin dışardan aldığı sözleri biz söylemiyoruz, bizzat kendileri zaten ikrar ediyorlar. Eskiden beri içeride bunların değirmenine su taşımayı kendilerine vazife addeden bir kesim hep olagelmiştir. Kıyılarımız nasıl müsilajın tehdidi altında oksijensiz kalma riski ile boğuşuyorsa siyasette de yerli ve milli her adımı yok etmeye çalışan, dahası siyaseti kirleten bir müsilajla karşı karşıyayız. CHP'nin başını çektiği bu siyasi müsilaj, her türlü iftirayı, yalanı, çarpıtmayı, küresel boyutu da olan büyük bir medya ve sosyal medya ağıyla milletimizin üzerine adeta yağmur gibi yağdırmaktadır. Dikkatinizi çekiyorum, burada sehven, yanlış bilgi verme değil, bilinçli ve kasıtlı bir iftira, yalan, çarpıtma hali hatta stratejisi yürütülmektedir. Şayet, böyle değilse durum daha vahim demektir. Çünkü ortada klinik bir vaka söz konusudur. Bernard Shaw 'Yalancının cezası, kendisine inanılmaması değil onun kimseye inanmamasıdır' diyor. Başındaki zat başta olmak üzere CHP şürekasına zaten kimsenin inandığı yok ama onlar da kimseye inanmadıkları bir ruh haline sürüklenmişlerdir. Her ne sebeple olursa olsun, Türkiye, CHP zihniyetinin yalan ve iftira zulmüne maruz kalmaktadır. Bunun adı da bir yalan terörüdür. Bunlara göre, bu ülkedeki cumhurbaşkanından başlayarak bakanlarından, milletvekillerinden, bürokratlarından işadamlarına kadar herkes; esnafından, çiftçisinden, gençlerine kadar her kesim taammüden vatanına ihanet etmektedir. Herkes yolsuzluk yapmaktadır. Herkes hırsızdır, herkes uyuşturucu kaçakçısıdır, herkes banka soyguncusudur, herkes satılmıştır, herkes yanlıştır, herkes kötüdür. Ülkesini aklına gelen her türlü aşağılık sıfatla itham edecek her tarafı suç kaynayan bir yer olarak gösterecek kadar kendini kaybetmiş bir ruh hali ile karşı karşıyayız. Bizim bunca yalanı, bunca iftirayı, bunca ithamı büyük bir keyifle ve kendinden emin edayla ardı ardına sıralayan siyasetçi sıfatlı bu ruh hastasına ayıracak tek saniyemiz yoktur. Hukuk önünde hesap sorulacak hususların avukatlarımız vasıtasıyla elbette takipçisiyiz, takipçisi de olacağız. Diğer hususlarda ise diyoruz ki CHP Genel Başkanı artık siyasetin değil, tıp ilminin, psikiyatrinin konusudur. Hakikatle bağını bu derece koparmış bir insana doktorlar herhalde bir teşhis koyacaklardır, inşallah tedavisi de mevcuttur. Bize düşen 'Allah şifa versin' demekten ibarettir."

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, "Haziran 2023, Türkiye'nin seçim takvimidir. Cumhur İttifakı olarak kararımız, ilan ettiğimiz tarih budur." dedi.
Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, "Yalan ve iftira meselesinde tek sorun CHP'nin başındaki zat olsa 'mazurdur' der geçeriz ama bu mesele medyada ve sosyal medyada giderek büyüyen bir sorun halini almıştır." ifadesini kullandı.
Sosyal medyanın en önemli yayılma mecrası olduğunu, bu sorunun sadece Türkiye'yle de sınırlı olmadığını vurgulayan Erdoğan, "Avrupa'dan ABD'ye kadar demokrasiyle yönetilen her yerde bu sorun tartışılmakta ve çözüm yolları aranmaktadır. Hatta birçok ülke bu tehditle mücadele için çeşitli kanuni düzenlemelere gitmektedir." diye konuştu.
Gelişmiş ülkelerin hayata geçirmeye başladıkları bu hukuki adımların benzerlerini artık kendilerinin de acilen gündemlerine almaları gerektiğini ifade eden Erdoğan, şunları söyledi:







