Türkiye Sağlık Enstitüleri (TÜSEB) Başkanı Prof. Dr. Erhan Akdoğan, Kovid-19'a yönelik 6 ayrı aşı projesini desteklediklerini ve 2 aşı projesi için de destek hazırlığı aşamasında olduklarını belirterek, "Bugünün bilimi yarının teknolojisi dediğimizde 'yarın' yakın." dedi.
TÜSEB tarafından Türkiye'de Kovid-19 vakalarının görülmesinin hemen ardından aşı geliştirilmesi için bilimsel proje destekleri vermeye başladıklarını anlatan Akdoğan, "Halihazırda TÜSEB altında 6 aşı projesi destekleniyor ve 2 aşı projesi de destek sürecinde, şu anda işlemleri devam ediyor." ifadesini kullandı.

Akdoğan, projeler hakkında, "Şu anda TÜSEB destekli 6 ayrı aşı geliştirme projesi Erciyes, Hacettepe, Yıldız Teknik, Marmara, Atatürk ve Akdeniz üniversitelerinde yürütülüyor." bilgisini de paylaştı.

Bu çalışmalar içinde Erciyes Üniversitesindeki aşı adayının Faz-2 aşamasında olduğunu aktaran Akdoğan sözlerine şöyle devam etti:
"Üniversitede hala çalışmalar devam ediyor. Bugünün bilimi yarının teknolojisidir. Dolayısıyla, aşı geliştirilmesi için bilimsel süreçler sürüyor. Aşı en kısa zamanda gelecek diye umut ediyoruz. Bu konuda gerek bilim insanları gerek TÜSEB gerekse de TÜBİTAK araştırma geliştirme için gerekli destekleri çok hızlı bir şekilde verdi ve vermeye de devam ediyor. Erciyes Üniversitesinde geliştirilen aşı için çalışmalar devam ediyor, ön sonuçların açıklanması için biraz daha vaktimiz var."
BAKAN KOCA'NIN MESAJLARI ŞÖYLE;
Değerli vatandaşlarım, Her birinize en içten saygı ve selamlarımı sunuyorum.
Bugünlerde, toplumun biri sınırlı, diğeri ise asıl büyük kesimine baktığımızda birbiriyle çelişen düşünceler görüyoruz. Toplumun bir kesimiyle bilim insanlarını kastediyorum. Büyük kesimi ile de, artık bıkkınlık duyguları yaşayan insanlarımızı kastediyorum.
Çelişik olan bence şudur: Bilim insanları aşıyla artık yoluna girecek bir hayattan bahsediyor ve Covid-19'a karşı zafer duygusu dünyanın her yerinden alttan alta artık yükseliyor. İtimat edeceğimiz; ayların biriktirdiği bir yorgunluk değil, budur. Önümüzde hayatın ışığı var.
Hepiniz biliyorsunuz ki, maske ve sosyal mesafe tedbirleri Covid-19 virüsünü yeryüzünden silip atamaz. Bu iki tedbir bizi hastalıktan ve virüsün yol açacağı ölümden korur. Tedbirlere bu yüzden uymak zorundayız.

Yine hepiniz biliyorsunuz ki, insanlık virüs karşısındaki zaferini, adı aşı olan silahla elde edecek.
Bugün birçok insanın karamsarlık ve belirsizlik, yılgınlık duyguları içinde olmasının sebebi, aşı hakkında yeterli bilgiye sahip olmamasıdır. Ve dahası ülkemizdeki aşılama programı, aşı tedariki ve aşı çalışmaları hakkındaki bilgi eksikliğidir. Bugün bu konulara değinecek, sayılar ve bilgiler vereceğim.
Aziz vatandaşlarım, Öncelikle, Türkiye Covid-19 Aşı Tablosu hakkında bazı verileri paylaşmak istiyorum. Sayılara bilhassa dikkat edin.
Şu sayılar büyük önem arz ediyor: Türkiye'de şu ana kadar 14 milyon dozdan fazla aşı uygulandı.
Yurtdışından getirerek kullanıma aldığımız aşı, toplamda 18 milyon dozun üzerinde. Ayrıca bugün itibariyle, 10 milyon doza tekabül eden, dolumu Türkiye'de yapılacak aşı elimize ulaşmış durumda. Mayıs sonuna kadarsa toplam 100 milyon dozun Türkiye'ye ulaşmasını bekliyoruz. Anlaşma bu şekilde yapılmıştır.

Bunlar, her birinize güven telkin edecek sayılardır. Bunlar, neyi geride bıraktığınızı ve sizi nasıl bir hayatın beklediğini gösteren sayılardır. Size bu güveni perçinleyecek başka bilgiler de vermek istiyorum:
Bildiğiniz gibi, yakın zamana kadar süreci Sinovac aşısıyla yürüttük. Şimdi, Alman menşeli Biontech aşısı da sürece dâhil oldu. 1,4 Milyon doz Biontech aşısı bugün itibariyle elimize ulaşmış durumdadır. Nisan ayı başında, bu, 4,5 milyon doza ulaşacak. Buna ek olaraksa 30 Milyon dozluk opsiyonlu anlaşma yapılmıştır. Başında Türk bilim insanlarının bulunduğu Biontech'in üretim kapasitesi arttıkça, Türkiye aşıdan daha fazla yararlanacak.
Kamuoyunda adı sık geçen Rus menşeli aşı Sputnik V'in gelişim süreçlerini yakından izledik. Sputnik'in tedariki için ilk görüşmelere başlanmıştır. Bu aşı, uygunluğunun kesinlik kazanmasına dönük test sürecinden sonra yaygın kullanıma alınabilecek.
Dünyada kullanımda olan diğer aşılarla ilgili olarak da girişimlerimiz devam etmektedir. Firmalarla görüşmelerimizde Haziran ayından önce aşı gelmesi için gayretimiz sürüyor.
Aziz milletim,
Aşının uzun vadeli bir ihtiyaç olacağı açıktır. Böyle bir salgında, bir başka ülkenin ürettiği aşıya bel bağlamaksa yanlıştır. Tedarikte zorlanmanın ötesinde, bunun ekonomik bedelleri de ağır olur. Kendi aşımız, kendi silahımızdır.
Yerli aşı çalışmalarımız, bu anlayışla, sonuca doğru önemli gelişmeler kat ediyor. Erciyes Üniversitesi tarafından geliştirilen İnaktif aşı Faz 2 safhasındadır. Son gönüllünün ikinci doz aşısı 9 Nisanda yapılacak, sonuçların elde edilmesini takiben Nisan ayı sonunda, son aşama olan Faz 3 aşamasına geçilecek.
Bir diğer önemli gelişme şudur: Ülkemiz, bugün, VLP (Yani: Virus Like Particle) virüs benzeri parçacık aşısının Faz 1 çalışmalarına başlamıştır. Bu aşı türü, tüm dünyadaki en İnovatif aşı adaylarından biridir.
Yerli aşı konusunda sıralanacak başka gelişmeler de var: Kısaca değinecek olursam, Faz I insan çalışmalarına başlayan bir İnaktif aşıyı, Faz 1 çalışmalarına geçmek için birkaç güne ihtiyacı olan bir başka İnaktif aşıyı iki örnek olarak anabilirim.