Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan bedelli askerlik açıklaması
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan katıldığı bir televizyon programında gündeme dair açıklamalarda bulundu. Erdoğan, bedelli askerlik ile ilgili net konuştu. Rusya ile ilgili gelen ikili ilişkilerin ne yönde ilerlediği sorusunu yanıtladı. Öte yandan Erdoğan programda Gazeteci Nazlı Çelik'in yerli otomobilin CEO'su belli oldu mu? 3. Havalimanı'nın yeni ismi ne olacak? MHP ile ortak miting yapılacak mı? 24 Haziran seçimlerinde son anket sonuçlarını değerlendirebilir misiniz? sorularına yanıt verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Star TV ve NTV ortak yayınında "Seçim Özel" programında Nazlı Çelik'in sorularını yanıtladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Kamuoyu araştırmalarında herhangi bir sıkıntı söz konusu değil. Birinci turda biteceği burada çok açık, net görünüyor. Şahsım üzerinde halkımın ciddi bir ittifakı var ve parlamentonun oluşumunda da hamdolsun diğer partilere mukayese edilemeyecek derecede orada da önemli bir fark söz konusu." dedi.
Erdoğan, "Erken seçime karşı olduğunuzu da biliyoruz. Biz bu seçime neden gidiyoruz?" sorusu üzerine, ana muhalefetin sürekli erken seçim talebinin bulunduğunu, daha sonra MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin de böyle bir talebinin olduğunu dile getirdi.
Bahçeli'nin grup toplantısındaki teklifinden haberinin olmadığını ifade eden Erdoğan, "Grup toplantısı yaptığı günün ertesinde benim Sayın Bahçeli ile bir randevum vardı, bize gelecekti, ziyaret edecekti. Bu açıklama da yapılınca, hemen gerek Sayın Başbakan gerek icradan arkadaşlarımla kısa bir görüşme yaptık. Bu görüşmeyle birlikte grup konuşmamda buna değinmememe rağmen, 'Bu adımı artık atalım.' dedik. Hemen arkadaşlarla görüşmeyi yapıp, daha sonra da bu adımı atma kararı verdik." diye konuştu.
"OY ORANINDAN ÖTE SANDALYE SAYISI ÖNEMLİ"
Son anketleri değerlendiren Erdoğan, hayatının meydanlarda geçtiğini ve meydanların dilini iyi bildiğini, Türkiye'nin 81 ilini sürekli tarayan biri olduğunu ifade ederek, "Kamuoyu araştırmalarında herhangi bir sıkıntı söz konusu değil. Birinci turda biteceği burada çok açık, net görünüyor. Şahsım üzerinde halkımın ciddi bir ittifakı var ve parlamentonun oluşumunda da hamdolsun diğer partilere mukayese edilemeyecek derecede orada da önemli bir fark söz konusu." dedi.
Erdoğan, bugün Adıyaman'da devasa bir miting yaptıklarını kaydederek, yarın Konya ve Aksaray'da olacağını bildirdi.
Gösterilen ilginin milletvekili sayılarına da olumlu yansıması halinde güçlü bir parlamentonun oluşabileceğine işaret eden Erdoğan, "Eğer cumhurbaşkanının arkasında güçlü bir meclis olursa, cumhurbaşkanının şu andaki hükümet sisteminde çok daha süratle, çok daha hızlı karar alma süreci doğacaktır. Oy oranından öte sandalye sayısı önemli. Bu, birçok yerde olayı farklı etkileyecektir. Bazı yerde oy oranı yüksek olmayabilir ama aldığınız sandalye yüksek olur. Şunu hedefliyoruz demem doğru olmaz, ama kesinlikle 300'ün üzerinde ciddi bir rakam olması lazım ki... Burada öncelikle ittifak olarak konuşmak durumundayım, çünkü bir ittifakla biz birbirimize saygı duymuşuz, bir sadakatimiz var. Bu sadakatimizi bundan sonraki süreçte de devam ettirmemiz çok çok önemli. Bu sadakate değer veriyorum. Bu sadakati de koruyacağımıza inanıyorum." diye konuştu.
Erdoğan, "Ben inanıyorum ki bu 50+1 konusu bundan sonraki süreçlerde Türkiye'de birçok siyasi partiyi de bu seçimlerden sonra bir kenara koyacaktır." ifadesini kullandı.
Siyaset anlayışlarında güven ve istikrarın olduğunu dile getiren Erdoğan, "Biz, bu iki sihirli kavramı çok kullandık ve hala kullanıyoruz. Bizim siyaset anlayışımız, güven ve istikrarın üzerine dayalıdır. Güven ve istikrarın olmadığı ülkede siz başarı bekleyemezsiniz." dedi.

"BİZİ ÖZELLİKLE CUMHURBAŞKANLIĞINDA ZAYIF BIRAKMAMANIZ GEREKİR"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Sizin cumhurbaşkanı seçileceğiniz, ancak partinizin mecliste yeterli çoğunluğu alamayacağı senaryosu dillendiriliyor. Buna ne diyorsunuz?" sorusuna, şu yanıtı verdi:
"Ben milletime ciddi manada inanıyorum. Milletime inandığım için de ihtimaller üzerinde siyaset yapmam. Milletime olan inancımı meydanlarda da görüyorum. Milletim 'Yürü' dediği için de zaten yürüdük, yürüyoruz. Kongreler yaptık. Hemen hemen Türkiye'nin genelinde bütün illere kongre için gittim ve kongrelerde hem salonda konuşma hem salon dışında miting yaptık. Arkasından da bu geldi. Oralarda yaptığım toplantılarda da nabzı yokladım. Zaten halkımın, milletimin bize ilgisi ve alakası bambaşkaydı. Bu kongrelerde salonların dışı, salon içi gayet iyiydi. Şimdi kampanyaya başladık. Bugün 6. ilimizi yaptık. Bakıyorum, maşallah gene iyi. Meydanların dili yalan söylemez. Bu, parlamentoya yansıyacağı gibi... Milletimden bir şeyi özellikle rica ediyorum, eğer ülkemin geleceği için hakikaten bir güçlü meclis, güçlü bir hükümet istiyorsak bizi özellikle Cumhurbaşkanlığında zayıf bırakmamanız gerekir. Çünkü cumhurbaşkanının kanun yapma yetkisi yok, sadece kararname çıkarma yetkisi var. Kanun yapma yetkisi Parlamento'da. Biz o zaman güçlü bir meclis, güçlü bir başkan, bu işi süratle yürütelim ve muasır medeniyetler seviyesinin üstüne de ülkemizi çıkaralım."
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'IN AÇIKLAMALARINI İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN
"KURULLAR ÇOK DAHA ÜRETKEN OLACAK"
Çelik'in "Başbakan Binali Yıldırım seçimden sonra ne yapacak" sorusu üzerine Erdoğan, "Bunların hepsini 24 Haziran sonrası belirleyecek. 24 Haziran'dan sonra nasıl bir meclis oluşacak? Onu görmemiz lazım. Onu gördükten sonra değerlendirmemizi de ona göre yapacağız. Bakanlık sayısı kesinlikle azalacak. Şu anda biz dersimizi çok iyi çalıştık, çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.
Her akşam ekibiyle birlikte sahura kadar çalıştığını dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:
"Burada ben sadece basit bir ipucu vereyim. Bakanlar konusu. Kaç bakan olacak? Biz de bir de ofisler olacak. Kaç ofis olacak? Bu ofislerin işlevi ne olacak? Bir de kurullar olacak. Ve kurullar kaç tane olacak? Bu kurullar nereyle bağlantılı çalışacak. Bunların icra görevi olacak mı? Olmayacak mı? Bu ofisler direk cumhurbaşkanlığı makamına bağlı çalışacaklar. Ve ofisler cumhurbaşkanlığı makamının yükünü ciddi manada azaltacaklar. Ama ben bunları inşallah son hafta bütünüyle şematik olarak bütün bunları kamuoyuna açıklayacağım. (Başkan yardımcıları) Bunlar tamamen sivil dışardan olacak. Deneyiminin olması bizim için önemli, deneyimli olacak. Teori-pratik noktasında teoriyi ve pratiği iyi buluşturan, neticeye koşan ve kalkıp da bizi bürokraside engellemeyen. Yani bürokratik bir oligarşiyi biz ortada görmeyeceğiz. Böyle bir yapı olacak. Kurullar çok daha üretken olacak. Çok daha hızlı neticeye ulaşabilelim."
Dünyadaki bütün sistemleri bu konuda gözden geçirdiklerini aktaran Erdoğan, "Amerika'sını, Rusya'sını, Avrupa'daki ülkeleri gözden geçirdik. Arkadaşlarımız çalıştılar. Ve bunlardan bu çalışmaları yaparak adımlarımızı attık. Bu çalışmalarla birlikte 'mevcut yapıyı tamamıyla adeta bir kenara koyan' bir çalışma yaptılar. Burada 7-8 tane bakanlık durumunu koruyacak. Ama bunun dışındakiler ya birleştirilecek, ya onlarda bir değişime gidilecek. Bakanlar durumunu, gücünü koruyacak. Ama ofisler cumhurbaşkanının yükünü alacak. Kurullar bakanlıklara feedback sağlayacak. Ve onlar bakanlıklara bu konuda destek olacak, çalışmasını rahatlatacak. Ama bakanlar da o kurulda böyle rastgele değil, oradan gelenleri saygın olarak karşılayacak. Başkan yardımcısı 2, 3, 4, 5 olabilir. Mevcuda ve ihtiyaca göre o sayıları değerlendireceğiz." dedi.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'IN AÇIKLAMALARINI İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN
TÜRK TİPİ CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Seçime bir hafta kala kabineyi açıklamayı düşünür müsünüz?" sorusunu, "Yok olmaz. Bizim bir hafta kala yapacağımız iş bizim şu anda yapacağımız çalışmayla birlikte bizim hükümet yapısını, yeni yapıyı açıklayacağım. Ama burada kimler rol alacak? Onların üzerinde duracak halimiz yok." diye yanıtladı.
Şu anda üzerinde çalıştıkları en önemli konuyu seçime bir hafta kala kamuoyuna açıklayacaklarını anlatan Erdoğan, "Bunu açıklayacağı ve milletimiz 'Türkiye Cumhuriyeti bundan sonra nasıl yönetilecek? AK Parti nasıl yönetecek? Bunu görecek ve oyunu da verirken, buna göre verecek. 'Ben artık böyle bir hükümet sistemine oy veriyorum?' diyecek. Rastgele bir sistem değil bu. Ve bu sistem ne Amerika birebir taklididir, ne Avrupa ülkelerinin taklididir. Türkiye'ye has. Daha önce diyordum ya 'Türk tipi.' Şimdi bu bize has olacak. Ona göre de uygulamasını yapacağız. Bu da sistemin elastikiyetini getiriyor. Ve sistemin elastikiyetini getirmesi sebebiyle tıkanma olmayacak." diye konuştu.
Çelik'in, "Milletvekillerinden istifa ettirilip bakan olacak isimler olabilir mi?" sorusunu Erdoğan, "Olmaması için bir sebep yok. Tüm mesele aritmetik. Meclisteki sayı nedir? Eğer meclisteki sayı gerçekten sıkıntılıysa o zaman zaten oradan alamazsınız. Ama meclisteki sayı sıkıntı vermeyecek durumdaysa o zaman oradan da istifade edilebilir. Mümkün olduğunca daha çok dışarıdan. Ama parlamentoda sıkıntı verecek bir durum yoksa deneyimi olan bazı arkadaşlarımızı değerlendirebiliriz." diye yanıtladı.
Çelik'in, Muharrem İnce'nin, "AK Parti kurulmadan önce Pensilvanya'ya gittiğine" yönelik iddiasına değinmesi üzerine Erdoğan, belediye başkanlığı döneminde Gülen ile görüştüğünü belirterek, "Onların kendilerine has ihtiyaç talepleri falan bunlara yönelik şeyler. Benim Gülen ile başbakanlığım döneminde, zaten cumhurbaşkanlığı döneminde hiç söz konusu değil veya partimizi kurarken, böyle bir adım atmam söz konusu değil. Tamamen yalan. Bir insan dürüst olacak. Kılıçdaroğlu dürüst değil. (İnce) Ama bu da dürüst değil. Dava üzerine dava açıyorum bunlara. Ve o davaları da kazanıyorum. Bu gidişle buna da çok dava açacağım." ifadelerini kullandı.
Kılıçdaroğlu'na açtığı davaların sürdüğünü hatırlatan Erdoğan, "Çok açtığımız davalar var, devam ediyor. Çünkü Yargıtay kararları verilmedikten sonra bunları açıklamıyoruz. Ben diyorum ki; 'Dürüstsen, o zaman ben kiminle gittim? Ne zaman gittim? Bunu açıkla.' Açıklayamıyor." dedi.
Çelik'in, "İnce bunları seçimden sonra açıklayacağını söylüyor" cümlesi üzerine Erdoğan, "Ben böyle birşey istemiyorum. O şimdi buradan rant elde etmek istiyor. Siyasi rant elde etmek istiyor. Yalan söylüyorsun, dürüst ol, namuslu ol. 'Eğer bunu ispat etmezsen namertsin' dedim. Yani bu kadar büyük bir darbe, vurgun yiyeceksin. Hala 'özür dilerim' demeyeceksin. Özür dileyeceksin arkadaş. Yalan üzerine yalan. Tuttu en sonunda 'İşte falanca yazdığı kitabında' dedi. Nasuhi ile alakalı. E ne dedi Nasuhi? 'Benimki somut bir ifade değil, soyut bir ifadedir. Bunun tutarlılığı yoktur' dedi. 'Dolayısıyla bunun tutarlılığı yoktur' dedi. Ne yapacaksın şimdi?" ifadelerini kullandı.
Çelik'in, "Siz belediye başkanlığı döneminde 2-3 kez görüştünüz. Ondan sonrasında görüşmediniz mi?" sorusunu da Erdoğan şöyle yanıtladı:
"Zannediyorum onların yemek davetleri. Sayın Demirel'in de Ecevit'in de katıldığı bir Ramazan iftarıydı. Böyle bir şeylerine de katılmıştım. Bunun dışında benim hiçbir görüşmem, partimi kurarken, oradan böyle bir icazet almam, böyle bir şey asla. Biz siyaset ile ilgili icazeti kimden alacağımızı çok iyi biliriz. Bu icazeti verecek tek yetkili millettir. Onun için cezaevinden çıktıktan sonra ben 40 bin denekle kamuoyu araştırması yaptık. Tam bilimsel bir kamuoyu araştırması. Ve bu kamuoyu araştırması. Türkiye'nin yeni bir siyasi partiye ihtiyacı var mı? Varsa nasıl bir siyasi parti? Amblemi ne olmalı? Hangi ilkeler üzerine kurulmalı? Kimleri bu partinin kurucuları arasında görmek istiyorsunuz? Bunları kapsayan bir kamuoyu araştırması yaptık. Ve sonunda AK Parti'yi kurduk. Ve bunun kararını kim verdi? Millet verdi. Milletim verdi. Milletimin verdiği kararladır ki 16 ayda biz ne olduk Türkiye'de? Yüzde 34,3 oy oranıyla parlamentonun yüzde 63'ünü alarak, o zaman 2 parti parlamentoya girdik, CHP ile beraber. Parlamentoda bulunduk. Yani biz böyle bir partiyiz."
FETÖ ELEBAŞI GÜLEN'İN USULÜNE UYGUN İSTENMEDİĞİ İDDİASI
İnce'nin, "FETÖ elebaşı Gülen'in usulüne uygun istenmediği" yönündeki iddialarına ilişkin Çelik'in "İnce'yi arayan ABD'linin kim olduğunu öğrenebildiniz mi?" sorusu üzerine Erdoğan, "İddia sahibi ben değilim ki. İddia sahibi İnce. İnce dürüstse bunu nereye vermesi lazım? Bunu MİT'e versin, Adalet Bakanlığı'na versin. En sonunda söyledi bir şeyler. Ben Adalet Bakanımıza dedim ki; 'Sana kimi gönderiyor?' İki tane milletvekili ve avukatını göndereceğini söylemiş. 'Göndersin, kabul et' dedim. Ve 'Sen de görevlendir bir kaç arkadaşımızı. Beraberce bunlara bu dosyaları, iddianameleri incelesinler' dedim. Geldiler veya gelecekler. Ben böyle yaparım siyaseti. Kalkıp da ön kesmem. Biz 85 koliyi ABD'nin Adalet Bakanlığı'na teslim ettik. Bunların içinde iddianameler var, verilmiş kararlar var, tabii ki gazete kupürleri de var. Hepsi orada. Ama sen CHP'nin bir milletvekili olarak işin gücün zaman zaman parlamentodaki kürsüden gazete kupürlerini veya gazeteleri sallamaktı." dedi.
Çelik'in ,İnce'nin ziyareti hakkındaki sorusuna da Erdoğan, "Partide ziyaretimize geldiği zaman yani böyle bir meydan süreci işleyeceğine ihtimal vermiyordum. Ama şimdi baktım, şirazesinden çıktı. Bay Kemal, onunla ilgili biliyorsunuz 'bizim cumhurbaşkanı adayımız şöyle yumuşak olacak, böyle kibar olacak' diyordu. Ama daha baştan ne kibarlık kaldı, ne bir şey kaldı. Biz siyasetin bu ülkede nasıl yapıldığını bilenlerdeniz. Biz de karşımızdakilerin anladığı dilden konuşuruz." diye yanıt verdi.
FETÖ OPERASYONLARI
Çelik'in, "Ellerinde olsa bizi de Menderes gibi bizi de darağacına çıkaracaklar dediniz. Bu ifade çok tartışıldı. Kime istinaden kurdunuz bu cümleyi?" sorusu üzerine Erdoğan, 15 Temmuz ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın ifadeye çağrılması olaylarını hatırlattı.
Erdoğan, MİT Müsteşarı Fidan ile ilgili attıkları adımın arkasında da hedefin bu olduğunu dile getirerek, "Yani eğer MİT Müsteşarımızı bunlar alabilseydiler arkasından beni alacaklardı. Biz bunların hepsini dinlemelerden şuradan buradan hep gördük. Eğer o zaman şimdi şu anda içeride olan bazıları bunları açık ettiler. 17/25 Aralık süreci bunun en önemli adımı. Şu anda bunlar hep kaçak. FETÖ'cü yargı mensupları kaçak." diye konuştu.
FETÖ'cülere yönelik yurt dışı operasyonların hatırlatılması üzerine Erdoğan, yeni isimlerin yakalanabileceğini ifade etti.
"FETÖ temizliği ne ölçüde tamamlandı?" şeklindeki soru üzerine Erdoğan, "Ciddi oranda bir temizlik oldu. Bitti mi derseniz, hayır." dedi. "Tehlike hala devam ediyor mu?" şeklindeki soru üzerine, Erdoğan, "Devam ediyor. Biz de bütün hassasiyetimizle bunların üzerine üzerine gidiyoruz. Herhalde her gün duyuyorsunuz, işte şu ilde şu kadar imam, şu ilde şu kadar bilmem ne filan. Operasyonlar devam ediyor. Çünkü bunlar, adeta metastaz yapmış. Her yere sızmışlar. Tabii içeriye girenlerin de süre içerisinde hep itirafları var. Bakıyorsunuz diyorlar ki 'Şurada şu var, bizi şu yönlendirdi, şu istikamet verdi.' Bazılarının kendi akrabaları içerisinde, kardeşleri içerisinde bu tür şeyler ortaya çıkıyor." diye konuştu.