Cumhurbaşkanı Erdoğan: Elalem uzaya çıkarken siz darbeyle uğraşıyordunuz
Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nu söylemleri nedeniyle sert bir dille eleştirerek, "Elalem uzaya çıkıyor, bizimkiler ülkeyi tek adama bırakıyor diyor. Elalem uzaya çıkarken siz Türkiye'de darbe peşindeydiniz. Ülkenin gelişmesinin önünü siz kapattınız." dedi.
Kastamonu'da toplu açılış törenine katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, daha önce 11 defa Başbakan olarak geldiği Kastamonu'ya ilk kez Cumhurbaşkanı olarak geldi.
"KASTAMONU HERHANGİ BİR ŞEHİR DEĞİLDİR"
Kuzeykent Pazaryeri alanında düzenlenen mitingde vatandaşlara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizleri en kalbi duygularımla hasret ve muhabbetle selamlıyorum. 3 yıllık bir aranın ardından yeniden Kastamonu'da olmaktan, sizlerle bir araya gelmekten, hasret gidermekten büyük memnuniyet duyuyorum. Buradan sizlerin vasıtasıyla Kastamonu'nun tüm ilçelerine mahallelerine, köylerine selamlarımı iletiyorum. Şabanı Veli'nin manevi huzurunda bir kez daha sizlerle kucaklaşmayı nasip ettiği için rabbime hamd ediyorum. Kastamonu herhangi bir şehir değildir. Kadim bir şehirdir. Bir Osmanlı şehridir. En önemlisi Türk milletinin başı ne zaman dara düşse, yüreğiyle, bileğiyle, kanıyla mücadeleye koşan Anadolu'nun vefalı şehridir. Çanakkale'ye bakın, Kastamonuluların en önde savaştıklarını, bu şehrin en çok şehit, yaralı veren şehirlerin başında geldiğini görürsünüz. Kurtuluş Savaşı'na bakın Kastamonu'nun ilk olduğunu görürsünüz. Düşman işgaline hiç uğramamış olan Kastamonu istiklal ve istikbal mücadelelerinde en büyük bedelleri ödemiş bir şehirdir. Mehmet Akif Ersoy, Nasrullah Camii'nde kürsüye çıkıp yeisi, meskeneti, tefrikayı büsbütün atalım, azme, mücadeleye, vahdete sarılalım dediğinde Kastamonu bu çağrıya koşa koşa icabet etmiştir. Akif, milletin topla tüfekle zırhla orduyla yıkılamayacağını söylüyordu. Tıpkı 15 Temmuz'da olduğu gibi. Ona göre asıl tehlike milletin arasındaki rabıtanın çözülmesi. Herkesin kendi derdi ve menfaatine düşmesiydi" dedi.
"DÜN YENİLMEZ SANDIKLARI DONANMALARIYLA TOPRAKLARIMIZI İŞGALE GELMİŞLERDİ"
Bugün Müslümanların olduğu her yerde felaketler yaşanırken, tüm gözlerin Türkiye'de olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Umutlar milletimize bağlanmıştır. İşte bunun için ülkemizi hedef alıyorlar. Onun için Türkiye'yi kıskanıyorlar. Dün yenilmez sandıkları donanmalarıyla topraklarımızı işgale gelmişlerdi. Bugün de terör örgütleriyle işbirliği yaparak ekonomiyi, diplomayı silah gibi kullanarak, aynı heveslerini ortaya döküyorlar. Mabetlerimize namahrem eli değmesin, topraklarımıza namahrem ayağı basmasın diye canından vazgeçen Kastamonu bugün de aynı tavrı ve dirayeti ortaya koymaya hazır mı? İşte bunun için diyoruz ki 16 Nisan yeni bir diriliştir. Buna hazır mıyız? İşte bunun için 16 Nisan 15 Temmuz'daki direnişin neticeye ulaştırılmasıdır. Onun adeta intikamıdır. Kastamonu 16 Nisan'da büyük Türkiye için evet mi? Güçlü Türkiye için evet mi? Müreffeh Türkiye için evet mi? İstikrarlı Türkiye için evet mi? Kastamonu bu ülkenin hangi mücadelesine omuz verdiyse, destek verdiyse oradan zaferle ayrıldık. İnşallah 16 Nisan'da ülkemizi yeni ve aydınlık bir geleceğe hep birlikte taşıyacağız. 16 Nisan'da niçin sandık başına gittiğimiz biliyorsunuz. Sizler öyle hayır diyenler gibi körü körüne sandığa gitmiyoruz değil mi? Ne yaptığımızı, niçin yaptığımızı, bundan sonra ne olacağını bilerek tercihimizi yapıyoruz değil mi?" şeklinde konuştu.
"SIKMADIK EL, TEBESSÜM ETMEDİĞİMİZ YÜZ BIRAKMAYACAĞIZ"
Iğdır Havalimanı her gün büyüyor. Her gün sefer sayısı artıyor. İnşallah her şey daha güzel olacak. Iğdır geleceğin refahından, ekonomisinden çok daha fazla yararlanacak. Yeni anayasayla birlikte Iğdır kalkınacak, Türkiye kalkınacak. Iğdır bu kalkınmadan, büyümeden daha çok pay alacak. Şimdi ilk durağımız 16 Nisan. Hanımefendiler gece gündüz demeyeceğiz, kapı kapı dolaşacağız, sıkmadık el, tebessüm etmediğimiz yüz bırakmayacağız. Bu iş parti meselesi değil millet meselesidir. Bunu ülkücü-miliyetçi kardeşlerimiz, CHP'ye, HDP'ye gönül vermiş kardeşlerimiz lütfen bunun bir seçim olmadığını aklınızdan çıkarmayın.
"SAVAŞLA YAPAMADIKLARINI DİPLOMASİ VE TERÖRLE YAPIYORLAR"
Akif'e göre asıl tehlike milletin arasındaki rabıtanın çözülmesi, herkesin kendi derdine düşmesiydi. Bugün tüm gözler, umutlar Türkiye'ye milletize bağlanmıştır. İşte bunun için Türkiye'yi hedef alıyorlar, kıskanıyorlar. Yenilmez sandıkları donanmalarıyla, ordularıyla topraklarımızı işgale gelmişlerdi. Bugün de terör örgütleriyle işbirliği yaparak ekonomiyi, diplomasiyi silah gibi kullanarak aynı isteklerini ortaya koyuyorlar. 16 Nisan, 15 Temmuz'daki direnişin neticeye ulaştırılmasının adıdır. Onun adeta intikamıdır, buna hazır mıyız? Kastamonu 16 Nisan'da büyük Türkiye için evet mi? Güçlü Türkiye için evet mi? Müreffeh Türkiye için evet mi? İstikrarlı Türkiye için evet mi?
BUNLAR KANDİL'İ SEVDİKLERİNE GÖRE KANDİL'LE BERABERDİRLER
İnşallah 16 Nisan'da ülkemizi yeni ve aydınlık bir geleceğe hep birlikte taşıyacağız. 16 Nisan'da niçin sandık başına gittiğimizi biliyorsunuz değil mi? Sizler öyle hayır diyenler gibi körü körüne sandığa gitmiyoruz değil mi? Ne yaptığımızı, niçin yaptığımızı, bundan sonra ne olacağını bilerek tercihimizi yapıyoruz değil mi? Gerçekten Türkiye için tarihi bir yol ayrımındayız. Kimler hayır diyor? Söyleyeyim; Kandil'deki teröristlerin başları hayır diyor. PKK terör örgütü hayır diyor öyle mi? FETÖ'cüler hayır diyor tamam mı? Sevgili peygamberimiz kişi sevdikleri ile beraberdir diyor. Bunlar Kandil'i sevdiklerine göre Kandil'le beraberdirler. PKK terör örgütünün dediklerini diyorlarsa onlarla beraberdir, FETÖ'cülerle beraberdir.
"EL ALEM UZAYA ÇIKARKEN, SİZ TÜRKİYE'DE DARBE PEŞİNDEYDİNİZ"
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yüklenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ana muhalefetin başı ne diyor bak; 'El alem uzaya çıkıyor, bizimkiler ülkeyi tek adama bırakıyor' diyor. Yahu el alem uzaya çıkarken siz Türkiye'de darbe peşindeydiniz. Ülkenin sanayileşmesinin, gelişmesinin, büyümesinin önünü siz kapattınız. El alem demokrasisini, ekonomisini büyütürken siz destekçisi olduğunuz muhtıralarınızla, krizlerinizle ülkeye ve millete bedel ödettiniz bedel. El alem uzaya çıkarken sizler benim kızlarımın kılık kıyafetiyle uğraşıyordunuz. Bunların derdi bu değil miydi? El alem uzaya gidiyor, onlar üniversitelerimizin kapısında kızlarımızı içeri sokmuyordu. İkna odalarına sokuyorlardı. Benim kendi kızlarım da gidemedi okula. Mecburen yurt dışına gönderdim. Düşünün kızlarımız bizim başörtüleriyle beraber Amerika ve İngiltere'de okuyabildi. Ama ne yazık ki kendi ülkemde okuyamadı. O ülkelerin liderleri şaşırıyordu. Yahu siz Müslüman değil misiniz? Nasıl oluyor. Bizim ülkemizde birileri var da onlar bu işi hazmedemiyor. Şimdi ne oldu devran değişti. Meydan burada başı açık başı örtülü kardeşlerim el ele 'Evet'e yürüyorlar. El ele omuz omuza. İşte buyur. AK Parti'ye gönül veren gençlerim, MHP'ye gönül veren gençlerim el ele omuz omuza Evet'e yürüyorlar" ifadelerini kullandı.
"DERİ KALIN OLUNCA YALANININ BÜYÜKLÜĞÜ SORUN OLMUYOR"
Benim kendi kızlarım okula gidemediler başörtüsü nedeniyle. Mecburen yurtdışına gönderdim. O ülkelerin liderleri şaşırıyordu, yahu siz müslüman değil misiniz? Peki nasıl oluyor. Bizim ülkemizde birileri bu işi hazmedemiyorlar. Şimdi meydan burada. Başı açık, başı örtülü kardeşlerim elele. Nereye yürüyorlar, evete yürüyorlar. Elele omuz omuza, işte buyur. AK Parti'ye gönül veren, MHP'ye gönül veren gençlerim elele, omuz omuza evete yürüyorlar. Mesele bunların gözleri, kulakları, kalpleri hakikate kapalıdır. Bunlar bir yalan makinasına binmişler gidiyorlar. Akşam yalanla yatıyorlar, sabah yalanla kalkıyorlar. Tabi deri kalın olunca yalanın büyüklüğü de sorun olmuyor.
"ZİHİN FUKARA OLUNCA AKIL UKALA OLURMUŞ"
Aslında ana muhalefetin başındaki zat bir radyo programında "Cumhurbaşkanı aynı partiden Başbakan başka partiden olursa kavga çıkar" diyor. Biz bu kavganın çıkmaması için değiştiriyoruz. Artık Başbakan olmayacak sadece Cumhurbaşkanı olacak. Peki bu anayasa değişikliği ile ne yapıyor. Cumhurbaşkanlığı ile Başbakanlık birleştiriliyor. Meselenin özü bu kadar basit. Adam kendi söylediğini dahi dinlemiyor. Ya anlamıyor ya da anladığı halde taammüden yalan söylemeye devam ediyor. Zihin fukara olunca akıl ukala olurmuş diye bir söz vardır... İnsan muvazeneyi kaybedince dilinin freni boşalırmış.
"17 NİSAN'DA BU ZİHNİYETİN BU BEDAVACILIĞIN DEVRİ KAPANIYOR"
Böyle bir partinin sırtı yerden kalkar mı? Adam 7 seçim kaybetmiş yerinden kıpırdamıyor. 17 seçim de kaybetse mevcut sistem imkan sağlıyor. 16 Nisan'dan sonra işte bu mümkün olmayacak. Cumhurbaşkanlığı seçiminde bir kez kaybettin, en fazla ikinci kez şansın olur. Yine kaybettin hadi geçmiş olsun. İşte onun için bu kadar bağrıyor. 17 Nisan'dan sonra bu zihniyetin, bu bedavacılığın devri kapanıyor. MHP, CHP, HDP'ye gönül veren kardeşlerim gelin 16 Nisan'da elele verin, bu tepedekilerin yanlışını bozun ve ülkemizi yeni bir aydınlık yarına hep beraber sevkedin. İşte bu çukurcularla beraber mi yürüyeceğiz? Bu çukurcular benim Güneydoğu'daki kardeşlerime az mı cefa, eza çektirdiler. Artık o devir kapandı.
ŞANTAJLA MİLLETVEKİLİ İSTİFA ETTİREN SİYASET BARONLARI VARDI
Geçmişte hükümet kurmak için otellerde milletvekili pazarı kuran parti liderleri vardı. Vaatle, şantajla, milletvekili istifa ettiren siyaset baronları vardı. Meclis'te beşinci parti olduğu halde Başbakanlık koltuğuna oturan genel başkanlar vardı. Türkiye artık bu rezillikleri geride bırakıyor. Çünkü hükümet Meclis'te değil doğrudan sandıkta kurulacak, otellerde değil. Milletin yarısından bir fazlasının oyuyla Cumhurbaşkanı seçilen kişi kendi kabinesini oluşturacağı için 1950'den bu yana 48 hükümetin kurulmasına şahitlik eden Meclis'te bu rezaletler yaşanmayacak.
"CUMHURBAŞKANI ESKİSİ GİBİ SORUMSUZ OLMAYACAK"
Cumhurbaşkanının bütçe dışında kanun teklifi yok. Dönemin Cumhurbaşkanı ile Başbakanı arasında bir anayasa kitapçığı fırlatma hadisesi yaşanmıştı. Türkiye ekonomik ve siyasi krizle karşı karşıya kaldı. Devrin Başbakanı bu krizin bedelini siyaseten silinerek ödedi. Cumhurbaşkanına ne oldu, aynen devam etti. Şimdi ana muhalefetin başı o yok olanın devamıdır. Eğer 2001 krizinin ardından Cumhurbaşkanlığı seçimi yenilenmiş olsaydı aynı kişinin Cumhurbaşkanı olma şansı var mıydı? Meclis Cumhurbaşkanının görevini sonlandırıp, kendisi devam edemiyor. Veya Cumhurbaşkanı Meclis'i feshedip seçime gitme hakkına sahip değil. İkisi beraber millete gidecekler. Yeni anayasayla birlikte Cumhurbaşkanı her yaptığından sorumlu olacak.
"SİZİN İÇİN TATLI BİR RÜYA OLAN GÜNLER GERİDE KALDI"
CHP'de demokratlık falan arama, bunlar devletin, milletin değil kendilerinin emrinde olduğu dönemler var ya, işte o dönemin hayaliyle yanıp tutuşuyorlar. Uyanın beyler, uyanın. Sizin için tatlı bir rüya olan o günler, milletin kabusuydu, hepsi de geride kaldı. Artık söz de karar da milletindir, yetki de millete aittir. 16 Nisan işte bu karanlık dönemin son kırıntılarının ortadan kalkacağı gündür.
"BİR ÜLKEDE MECLİS, DEMOKRASİ, HUKUK VARSA TEK ADAM OLMAZ"
Cumhurbaşkanı isterse bir gecede lokantaları kapatacak diyerek kendini gülünç duruma düşüren bu zata ne desek boş. Zaten bu sözler ona değil milletime. Bu zatın yalanlarıyla kafası bulanan vatandaşlarımız varsa bunların hepsini onun için anlatıyorum. Bir tek adam lafı tutturmuşlar gidiyor. Bir ülkede demokrasi, hukuk, anayasa varsa orada tek adam olmaz. Bir ülkede Meclis varsa orada tek adam olmaz. Bir ülkede milli iradeye saygı, milletin kararlarının üstünlüğü varsa yani sandık varsa orada tek adam olmaz.
"PEYGAMBERİMİZE LAF UZATTILAR YAZIKLAR OLSUN"
Bu meseleyi peygamberlere kadar götürdüler. Alın bunlardan birini vurun ötekine. iri kalktı peygamberimize laf uzattı. Ertesi gün evirdi çevirdi yine bir yere oturamadı. Yazıklar olsun. Biz milletimize hizmet için varız. 15 yıldır biz ne dedik meydanlarda biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik. Biz rabbim ömür verdiği müddetçe bu milletin hizmetkarı olmaya talibiz.
"SORSANIZ KADIN HAKLARINI SAVUNURLAR AMA..."
Bir de zannediyolar ki erkek gençler girecek. Kızları niye hesaba katmıyorsunuz. Bu oyunu 16 Nisan'da bozmaya var mıyız? Bütün gençlik bir olacak, iri olacak, diri olacak, kardeş olacak, hep birlikte Türkiye olacak. İnşallah 16 Nisan'da sandıkları patlatacağız. Sorsanız bunlar kadın haklarının savunucusudurlar. Ama bunlar meseleyi askerliğe bağladılar.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarını izlemek için tıklayın
"BİZİM İNANCIMIZDA TEKLİK ALLAH'A AİTTİR. BUNUN DIŞINDAKİ ŞİRKTİR"
Din, diyanet, edep nedir bilmeyenlerin meseleyi peygamberlere kadar götürdüklerini ifade eden Erdoğan, "Bu muhalefet partisinin bir mensubu, eskiden oranın başındaydı. Alın bunları vurun birine. Kalktı peygamberimize laf uzattı. Ertesi gün evirdi çevirdi yine bir yere oturtamadı. Yazıklar olsun. Fakat biz onların seviyesine inmeyeceğiz. Bizim muhatabımız millettir. Biz milletimize güveniyoruz. Milletimize hizmet için varız. 15 yıl bu millet için efendi olmaya değil hizmetkar olmaya geldik dedik. Yine aynı şekilde hizmet etmeye devam edeceğiz. Millete tahammülü olmayanlar, gençlere tahammülü, meclise tahammülü olmayanlar bunu anlayamazlar" şeklinde konuştu.
"18 YAŞ UYGUN DEĞİL DİYORLAR"
Ya bu ne terbiyesizliktir. 18 yaşa evlenme ve özgürlük verirken seçilmeye gelince niye vermiyorsun? Öyle anlatıyorlar ki sanki parlamento 18 yaşındaki gençlerle dolacak. Elinize dilinize dursun. İşte son yapılan seçimde 25-30 yaş arası parlamentoya 5 vekil girdi. Şimdi de 18-25 arası bakalım kaç kişi girecek. Kendine güveniyorsan ey CHP sen de parlamentoya sok bu gençleri. Girsinler ya, öyle bir ecdadın torunuyuz ki Sultan Fatih 21 yaşında bir çağı kapatıp bir çağı açtı mı? Ecdadımıza layık olmanın gayreti içinde olacağız. Eğer sen 18 yaşındaki gence bu kapıları açmazsan bu evladına güvenmemenin adıdır. 19-21-22-23-24 yaşındaki gencine inanmıyorsan güvenmemenin adıdır. Ben gencime güveniyorum. İnanıyorum. Bizim bu gençlerimiz Çanakkale'de o harçlı ittifakının karşısına dikilmiş gençlerdir. Bir defa bunu hazmedemeyenler anlamayanlar kendilerine güvenmeyenlerdir. Sonra bir de zannediyorlar ki sadece erkek gençler girecek. Kızları niye unutuyorsunuz. Kızlar da girer mi? Şimdi ben gençler size diyorum ki üniversitedeki arkadaşlarınızla bunları konuşsun. Kimseyi kandırmasınlar, aldatmasınlar ve biz kız-erkek gençlerimizin parlamentoya girmesinin önünü açtık. CHP önü tıkadı. Şimdi bu oyunu 16 Nisan'da bozmaya var mıyız? Bütün gençlik burada bir olacak. Hep beraber bir olacak. İri olacağız, beraber olacağız, kardeş olacağız. Hep birlikte Türkiye olacağız. 16 Nisan'da da sandıkları patlatacağız.
"TEK TİPÇİ VE DAYATMACI GÜNLERE GİTMEK İSTİYORLAR"
Bunlar meseleye bakmadan konuyu askerliğe bağladılar. Meclis sayısının 600'a çıkararak parlamentonun temsil tabanının genişlemesine tahammül edemezler. Geçmişte senato varken, kontenjan senatörleriyle beraber sayı 619'du. Niye bunları konuşmuyorsun. Konuşamaz. Bir taraftan İnönü'yü savunup, halbuki İnönü kontenjandan geldi. Kendi geçmişinin ne olduğunu bilmeyenler gelecek hakkında bir şeyi savunamaz. Biz onların ne istediğini biliyoruz. 1940'lı yıllardaki tek parti CHP'sini istiyorlar. Açık oy gizli tasnifle laf olsun diye seçimlerin yapıldığı günleri istiyorlar. Milletin kılık ve kıyafetinden dolayı Ankara caddelerine sokulmadığı, Aşık Veysel bile kendine has kıyafetiyle o caddelere sokulmamıştır. Tek tipçi ve dayatmacı günlere gitmek istiyorlar. CHP il başkanları, vali koltuğunda oturuyordu. CHP bu ya. Bunlarda demokratlık arama. Devletin kendilerinin emrinde olduğu o günlerin hayaliyle yanıp tutuşuyor. Uyanın beyler uyanın sizin için tatlı millet için kabus olan o günler geride kaldı. 16 Nisan bu karanlık dönemin son kırıntılarının ortadan kalkacağı gündür. Bunların yalanlarının dozunu hergün artırdığını görüyoruz. Güneş balçıkla sıvanmaz. Sizin o komik yalanlarınız ortadaki hakikatleri engelleyemez.
"16 NİSAN'DA TARİHİ BİR OYLA, ÜLKEYİ YENİ BİR SİSTEME KAVUŞTURACAĞIZ"
Eğer bu korkuya kapılsaydık 14 yılda kazandırdıklarımızı milletimizle buluşturamazdık. Daha delinecek çok dağ var. Ilgaz'ı deldik. Biz Ferhat'ız, Şirin burada. Ferhat dağları deler, Ilgaz'ı geçtik, Ankara-Kastamonu-Çankırı'yı birleştirdik. Biz yol açarız, onlar yol tıkar. İşte bunlar Ilgaz Dağı'nı deldiğimizde de hayır diyordu. Bunlar Bolu Dağı delinirken ona da hayır dediler. Oraya patates depoları yapalım, oraya doğalgaz depolama yapalım dediler. Biz ise deldik geçtik. Aynı şey Ilgaz, bunlar 15 Temmuz Şehitler Köprüsüne, Fatih Sultan Köprüsüne, Yavuz Sultan Köprüsüne, Osmangazi Köprüsüne hayır dediler. Marmaray Tüneline, Avrasya Tüneline hayır dediler. Ama biz evet dedik ve bunların hepsini yaptık. Şimdi benim milletim bunlardan istifade ediyor mu? Daha kurulacak çok köprülerimiz var. İşte Çanakkale, temelini attık. 18 Mart 1915'in yıldönümünde attık. 2023'te orayı da bitireceğiz. Asya'dan Avrupa'ya o köprünün üzerinden geçeceğiz. Dünyanın bir numaralı köprüsüdür.
DEVREKANİ VE TAŞKÖPRÜ'YE DOĞALGAZ MÜJDESİ
Devrekani ve Taşköprü'nün de doğalgaz olayını çözeceklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün Enerji Bakanımdan da onun yolda bilgisini aldım. İnşallah orayı da hallediyoruz. Daha kepengi açılacak çok dükkanımız var. Gerekirse vatan için istikrar için istikbal için dökülecek çok kanımız var. Milletimize edilecek çok hizmetimiz var. 16 Nisan'da sandıkta vurulacak her evet mührü, 2023 için yola döşenmiş taş olacaktır. 2053 ve 2071 vizyonlarının şekillenmesi için atılmış birer çizgi olacaktır. Dünyanın en büyük on ekonomisinden olan Türkiye için 'evet' mi? Kişi başına milli geliri 25 bin dolar için evet mi? Bunlar borçlandı ve biz ödedik. 8 ay memuruna maaş ödeyemeyen bir Türkiye'yi devraldık. Ama şimdi böyle bir şey yok. Merkez Bankasının döviz rezervi 27.5 milyar dolardı, şimdi 127 milyar dolar. Her alanda lider Türkiye için evet mi? Bugün Kastamonu'da toplam yatırım bedeli 672 milyon lira olan eser ve hizmetlerin açılışını yapıyoruz. Geçtiğimiz 14 yılda Kastamonu 9.5 milyar liralık kamu yatırımıyla buluşmuştu. 400 yataklı Kastamonu Devlet Hastanesinin, 100 yataklı Devrekani Hastanesini özellikle ifade etmek istiyorum. 138 milyon liraya mal olan doğu çevre yolu, İnebolu-Kastamonu yolu, Sunta Köprülü Kavşağı önemli eserler arasında yerini alıyor. TOKİ 182 konutuyla bütün bunlarla beraber üniversitemizin 59 milyon liralık yatırımlarının da açılışını yapıyoruz. Belediyelerimiz 143 milyon liralık yatırımlar yaptılar. Tekstil alanında faaliyet gösteren özel sektör fabrikasının açılışını yapıyoruz. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımızın hizmetleri var. Kastamonu bütün bunlarla değişim ve dönüşüm yaşıyor" dedi.